ÖVP ve FPÖ partilerinin ATİB ve Milli Görüş hakkında soruşturma açılması ve “Casusluk, AKP tarafından yönetildiği, radikal islami fikirleri yaygınlaştırdığı” iddiaları ile feshine yönelik araştırma çalışmaları önerisi Türkiye’li göçmenler arasında büyük huzursuzluğa yol açtı.
Seçim Arefe’sinde gündeme bomba gibi düşen bu önergeye karşılık, hukuk çerçevesinde araştırma yapılmasına yönelik bir önergeye imza atan Nurten Yılmaz Türk kökenli Avusturya vatandaşları tarafından tepki ile karşılandı. Konu ile alakalı yanlış anlaşılmaktan rahatsız olduğunu beyan eden Nurten Yılmaz, süreci ve attığı imzayı bir yerel gazeteye değerlendirdi.
Nurten Yılmaz; Yoğun seçim ortamında atılacak her türlü adımın rakipler tarafından siyasi malzeme olarak kullanılacağı bir gerçektir. ÖVP ve FPÖ partileri her zamanki gibi seçim propagandalarına ırkçılık ve ayrımcılığı tetikleyecek bir konuyu gündemlerine almışlardır. Bu partilerinin verdiği önergede ATİB ve Milli Görüş ile ilgili çok ağır itham ve iddialar bulunmaktadır. SPÖ bu öneriyi reddetmiş, karşılığında bu partilerin düşmanca yaklaşımlarını daha yumuşak ve hukuki bir boyuta taşıyacak başka bir öneri sunmuştur. Şahsımın imzalamış olduğu öneride, bahse konu iki kurumun diğer bütün dernekler gibi, ancak Avusturya dernekler yasasına aykırı ve tüzüklerine uygun olmayan faaliyetleri tespit edilirse, feshinin gündeme gelebileceği fikri savunulmuş ve imzalanmıştır.
Avusturya bir hukuk devletidir, her kim için olursa olsun bu tarz bir araştırma talebine karşı çıkmak zaten hukukun üstünlüğü ilkesine aykırı olacaktır. ÖVP ve FPÖ partilerinin bu önergeyi hangi amaçla verdikleri ve hedefleri herkes tarafından bilinen bir gerçektir. SPÖ Partisi Avusturya’da yaşayan bütün halkları bir bütün olarak görmekte, bütün kültürlerin dini inançların eşitlik ilkesi dahilinde özgürce yaşanabilmesini savunmaktadır. Şahsımda yıllarca SPÖ içinde bu ilkeye bağlı kalarak hizmet verdim ve vermeye de devam edeceğim.
Bahse konu iki kurumun ve diğer derneklerin hiç birinin hukuka aykırı bir şekilde feshini onaylamak yada desteklemek bizim açımızdan zaten mümkün değildir ve ayrımcı her türlü politikaya karşı mücadele vermek bizim temel ilkemizdir. Tamamen popülist bir amaçla Meclis’e sunulan bu önergeye yoğun seçim çalışmaları esnasında, politik atmosferin de etkisi ile imza atmış ve yanlış anlaşılmış olmaktan dolayı son derece üzgün olduğumu belirtir, bu yanlış anlaşılmanın yaratmış olduğu huzursuzluktan dolayı Avusturya’da yaşayan bütün müslüman Türklerden özür dilerim.
kaynak: Brücke Magazin
