Avusturya yerel gazetelerinden KRONE Gazetesi'nde yayınlanan habere göre Anayasanın Korunması için tüm Devlet kurumlarına, “Türkiye’nin Avusturya iç politikası ve durumun istikrarı üzerindeki etkisi nerede?” bulmak için, tüm bulguların Anayasa ve Terörle Mücadele Federal Ofisi (BAT) ile paylaşılması talimatı verildiği bildirildi.

„Favoriten'de haziran ayı sonlarında yaşanan gösterilerde, Türk gençleri ile PKK ve solcu Avusturyalı eylemciler arasında çıkan çatışmalarla ilgili, Türk istihbaratının gösterileri provoke ettiğine dair iddialar ortaya atılmış, soruşturma açılmıştı. Türk istihbaratının olaylara karıştığını gösteren deliller olduğunu iddia eden Nehammer, “Soruşturma devam ediyor.” dedi.

Kronen Gazetesi'nde yer alan habere göre, soruşturmanın detaylarında, aktivistlerin bazılarının "sözde sağcı aşırılık yanlısı ülkücüler" ile yakın bir ilişkiye sahip olduğunun ortaya çıktığı, şiddet ve siyasi nüfuz kullanmak isteyen gençlik gruplarının “huzursuz karışık bir hali” olduğu belirtilirken, ayrıca Favoriten'deki olaylarda yapılan provokasyonların çok organize olduğunun da görüldüğünü iddia etti. 

Avusturya Devleti güvenliği tehlikeye atılamaz

İçişleri Bakanı, Viyana polislerinin olayları çok iyi kontrol ettiğini vurgulayarak, olayların şu an daha ılımlı bir noktaya geldiğini söyledi. Şu anda, Anayasal Koruma ve Entegrasyon Bakanlığı, PKK ve Türk tarafındaki tüm dernek yetkililerini görüşmeye çağırdı. Hâlihazırda halen devam eden görüşmelerde, bir kez daha “Yurt dışından siyasi faaliyetlerin Avusturya’ya getirilmesinin tamamen kabul edilemez olduğuna” vurgu yapılarak, başka bir ülkenin iç işlerine bir dernek aracılığıyla nüfuz etmeye çalışılmasının hoş görülmediğine işaret edildi ve bunun ülke güvenliğini tehlikeye attığı belirtildi.

Nehammer'den Avusturya'daki tüm Türk Dernek ve  Kulüplerine soru

Olaylar sıcaklığını korurken, çatışmayı yumuşatmak adına, ilgili herkesle birlikte yuvarlak bir masa görüşmesi planlandı, ancak bu gerçekleştirilemedi.

Bunun üzerine Bakan, derneklere şu soruyu yönlendirdi: “Bu, Avusturya gibi özgür demokratik bir ülkede, bir masa etrafında bir araya gelmeyi kabul etmeyen ve kendi siyasi sanrıları ve çatışmaları tarafından yönlendirilenler için yoksulluğun bir kanıtı değil mi?“ 

Nehammer, konunun Viyana seçim kampanyasına çekilebileceğinden asla endişe etmediğini ifade ederek, „Seçim kampanyalarının her zaman kendi dinamikleri var, ancak bu partilerin ilgili konularla nasıl başa çıktıklarına bağlı.” dedi. Seçim kampanyacılarına itiraz etmek istemeyen Nehammer, “İçişleri Bakanı olarak bir görevim var, bu da barışı ve düzeni sağlamak. Zaten kontrol altında olduklarını varsayıyorum.“ ifadelerini kullandı.“