Vorarlberg Eyalet Başkanı Markus Wallner, NBZ yönetim kurulu olarak Vorarlberg Türk toplumu adına kendisine gönderilen ''Gerçekten Avusturya'yı terk etmelerini istiyorsanız, haklarını verin'' başlıklı mektuba, bir mektup ile cevap verdi.
NBZ yönetimi ve NBZ Başkan Vekili Murat Durdu'ya hitaben kaleme alınan mektupta; NBZ'in talep ve iddialarına cevap veren Markus Wallner; birlik ve beraberlik vurgusu yaptı.
Mektupta ''Vorarlberg'in dünyanın en yaşanabilir bölgelerinden biri olması, etnik köken gözetmeksizin bütün toplumumuzun günlük katkılarıyla mümkün olmuştur'' ifadelerini kullanan Başkan Wallner, Vorarlberg'de Türkiye iç sorunlarının tartışılmasını eleştirdi.
'Gerçekten Avusturya'yı terk etmelerini istiyorsanız, haklarını verin'' teklifine de farklı bir şekilde yaklaşan Markus Wallner; ''Konu ile alakalı karşılıklı hesaplaşma kimsenin yararına değildir'' sözleri ile karşılık verdi.
Vorarlberg Eyalet Başkanı Markus Wallner'in mektubunun tam metni;
NBZ Yönetimine
Sayın Murat Durdu,
Yerel siyasetimizin en temel görevlerinden biri, Vorarlberg içinde var olan toplumsal huzurun teminidir. Vorarlberg'in dünyanın en yaşanabilir bölgelerinden biri olması, etnik köken gözetmeksizin bütün toplumumuzun günlük katkılarıyla mümkün olmuştur. Bunu bugüne kadar başarı ile sağlayabilmiş olmak hepimizin ortak gurur kaynağı olarak görülebilir.
Bu kültürelleşmiş birlikteliğin devamı ve dahi güçlendirilmesi esas alınmalıdır. Bundan dolayıdır ki, beraberliğin aksine ayrışmayı esas alan her olayın karşısında durmayı en temel görevim kabul ederim.
Çoğu Türkiye kökenli vatandaşların menşei ülkesi veya anavatanındaki olaylardan ve orada yaşayan akrabalarından dolayı kaygılı olmalarını anlayışla karşılamaktayım. Son haftalar ve aylarda Türkiye'de yaşanan olaylar hepimiz için kaygıya sebebiyet vermektedir.
Lakin bahsi geçen ihtilafların Vorarlberg'e taşınması ve Türkiye'de var olan toplumsal, siyasi ve dini ihtilafların eyaletimize yansıtılması, asla kabul edilemez. Geçmiş zamanlarda da pek çok sefer dile getirmiş olduğumuz gibi, başka ülkelerin iç siyaseti ile alakalı ihtilafları Vorarlberg içerisinde kabul etmiyoruz. Kesin anlaşılması için: ''Türkiye İç Siyasetinin Vorarlberg'de yeri yoktur.''
Eyalet başkanı olarak önceliğim, çoğunluğu Türkiye'deki gergin havanın Vorarlberg'e yansımasından endişe duyan Vorarlberg halkınadır. Geçmişde vuku bulan gösteriler onalara endişeleri için yeterli sebebiyet vermektedir. Açık mektubunuz içinde yer alan idaalar ve siyasi tutum bu endişeleri gidermeye katkı sağlamamaktadır.
Entegrasyon konusu ile alakalı farklı düşünceler içerisinde olduğumuzu gözlemlemiş bulunmaktayım. Senelerdir Vorarlberg'de yaşamış, çalışmış veya eğitimini almış, toplumumuzun çeşitli yerlerinde görev yapmış Türk erkekleri ve kadınları kendilerini hala Vorarlberg'e ait hissetmiyorsa, bunun sebebi eksik olan topluma entegre olma gönüllülüğüdür.
Beklentim, kendi rızası ile Vorarlberg'de yaşamaya karar vermiş insanların, kendilerini bu ülke ve değerlerine bağlı olarak kabul etmeleridir. Senelerdir burada olmalarına rağmen Türkiye ile kendini daha fazla bağdaştıran bireyler varsa, kendi isteği doğrultusunda Vorarlberg'i terk edip menşei ülkesine dönmekte serbesttir. Nasıl siz Türk halkına yönelik saygı bekliyorsanız, şahsım belki senelerdir burada yaşayan bireylerden kendilerini kesinkes Vorarlberg'e ve değerlerine bağlı olarak hissetmelerini beklemektedir.
Bir çok Türk kökenli vatandaşlarımız sağlamış oldukları destek ile ülkemizin refahına katkı sağlamıştır, bu tartışılmaz. Yanlız yazınızda belirtmiş olduğunuzun aksine sadece sosyal sistemimize ödeme yapmadılar, aynı zamanda sayısız yardımlar almış oldular; eğitim, meslek, sağlık sigortası vesaire. Konu ile alakalı karşılıklı hesaplaşma kimsenin yararına değildir.
Yerel siyaset ile alakalı tek taraflı ve mesnetsiz eleştirilerde bulunmaktansa, birlikte güzel ve huzurlu bir yaşamın temini için Türk toplumunun üzerinde hangi sorumluklarının bulunduğu (öncelikle üst düzey temsilcilerin) sorgulayıcı bir şekilde ele almanız daha makul olacaktır.
Selam ile...
Mag. Markus Wallner
Vorarlberg Eyalet Başkanı
Almanca metin;
An den Vorstand der NBZ
Sehr geehrter Herr Durdu,
das friedliche Zusammenleben in Vorarlberg zu bewahren, ist eine wichtige Aufgabe, der sich die Landespolitik jeden Tag widmet. Dass Vorarlberg zu den lebenswertesten Regionen der Welt gehört, ist der Verdienst einer funktionierenden Gesellschaft, in der alle tagtäglich ihren Beitrag leisten – unerheblich davon, welchen Ursprung diese Menschen haben. Wir können alle gemeinsam stolz darauf sein, dass dies bisher so gut gelungen ist.
Diese Kultur des Miteinanders gilt es zu erhalten und zu stärken. Und ich verstehe es als meine ureigenste Aufgabe, jeglicher Entwicklung, die das Trennende über das Gemeinsame stellt, entschieden entgegen zu treten.
Ich kann nachvollziehen, dass viele türkische Mitbürgerinnen und Mitbürger besorgt sind über die aktuelle Situation ihres Herkunfts- bzw. Heimatlandes und ihrer Angehörigen, die dort leben. Die Ereignisse in der Türkei der vergangenen Wochen und Monate geben uns allen Anlass zur Sorge.
Wenn diese Auseinandersetzungen ihren Weg nach Vorarlberg finden und die dort herrschenden gesellschaftlichen, politischen und religiösen Auseinandersetzungen hierzulande eine Fortsetzung nehmen, so ist das jedoch völlig inakzeptabel. Schon in der Vergangenheit haben wir mehrfach und unmissverständlich betont, dass wir das Austragen innenpolitischer Konflikte aus anderen Ländern in Vorarlberg nicht akzeptieren. In aller Deutlichkeit: die türkische Innenpolitik hat in Vorarlberg keinen Platz.
Mein Hauptaugenmerk als Landeshauptmann gilt der Vorarlberger Bevölkerung, die in weiten Teilen besorgt ist, dass die aufgeheizte Stimmung in der Türkei auch in Vorarlberg ihren Niederschlag findet. Die Demonstrationen der Vergangenheit geben ihnen auch Grund genug dazu. Der offene Brief und die darin dargebrachten Vorwürfe und politischen Haltungen tragen in keinster Weise dazu bei, diese Befürchtungen zu schmälern.
Einen eklatanten Unterschied orte ich in unserem Verständnis von Integrationspolitik. Wenn sich Türkinnen und Türken nach vielen Jahren in Vorarlberg, in denen sie hier gelebt, gearbeitet oder auch ihre Ausbildung gemacht haben, in denen sie sich in der Gesellschaft in verschiedensten Formen engagiert haben, noch immer nicht zugehörig fühlen, so ist dies oft an mangelndem Integrationswillen fest zu machen.
Ich erwarte mir, dass Menschen, die sich freiwillig dafür entscheiden, in Vorarlberg zu leben, sich auch zu diesem Land und seinen Werten bekennen. Wenn das Zugehörigkeitsgefühl bei einzelnen zur Türkei auch nach vielen Jahren überwiegt,
bleibt es jeder und jedem unbenommen, Vorarlberg zu verlassen und in sein Ursprungsland zurück zu kehren. Genauso wie Sie Respekt gegenüber dem türkischen Volk verlangen, fordere ich von all jenen, die vielleicht schon viele Jahre hier leben, ein klares Bekenntnis zu Vorarlberg und zu seinen Werten.
Viele türkische Mitbürgerinnen und Mitbürger haben durch ihren Einsatz einen Teil zum Wohlstand dieses Landes beigetragen. Das ist unbestritten. Aber sie haben nicht nur in das Sozialsystem einbezahlt, wie Sie in Ihrem Schreiben darlegen, sondern auch unzählige Leistungen in Anspruch genommen – Schulbildung, Berufsausbildung, Gesundheitsleistungen und vieles mehr. An einer gegenseitigen Aufrechnung der Leistungen kann also niemand interessiert sein.
Anstelle einer sehr einseitigen und in weiten Teilen unbegründeten Kritik an der Politik des Landes, wäre es vernünftiger, einen kritischen Blick darauf zu werfen, welche Verantwortung auch der türkischen Gemeinschaft – und hier in erster Linie ihren Spitzenrepräsentanten - zukommt, wenn es um ein gutes und friedliches Zusammenleben in Vorarlberg geht.
Mit besten Grüßen
Mag. Markus Wallner Landeshauptmann
Haber : Havadis Haber ekibi
Copyright © www.havadis.at. Tüm Hakları Saklıdır. Havadis.at yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi, havadis.at yönetiminin izini olmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.
