İngiltere İçişleri Bakanlığı önünde bir araya gelen göstericiler, önce Eğitim Bakanlığına daha sonra Başbakanlık Ofisi 10 Numara'nın bulunduğu Downing Street'e doğru yürüdü.

Yürüyüş sonunda Başbakanlık'ın bulunduğu caddede toplanan öğretmenler, binanın önüne kan renginde boya dökülen bebek kıyafetleri ve oyuncakların yanı sıra İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları sonucu hayatlarını kaybeden çocuklardan bazılarının fotoğraflarını bıraktı.

Gösteride, Filistin bayraklarının yanı sıra "Soykırımı durdurun", "Şimdi ateşkes" yazılı pankartlar taşıyan öğretmenler, İsrail'e tepki göstererek, çocukların öldürülmesine son verilmesi çağrısı yaptı.

Hastanelerin ve okulların bombalanmasına da tepki gösteren öğretmenler, "Özgür Filistin", "Gazze'ye karşı savaşı durdurun", "Nehirden denize özgür Filistin" sloganları attı.

"Filistin'de ölen her çocuğun cenazesine gitseniz, 25 yılınızı alır"

Protestoya katılan öğretmenlerden Freddy Vanson, yaptığı açıklamada, 20 yılı aşkın bir süredir Filistin halkını desteklediğini belirterek, Batı Şeria'yı ziyaret ettiğini ancak kuşatma nedeniyle Gazze'ye hiç gidemediğini anlattı.

Vanson, şöyle konuştu:

"Uzun zamandır Gazze'nin bir esir kampı olduğunu biliyordum ama aslında esir kampı değil. Çünkü bu söylem onların suçlu olduğunu gösterir. (Gazze halkı) 20 yıldır bir toplama kampında ve şimdi de işgal altındalar, toprakları işgal edilmiş ve katledilmiş durumdalar. Artık (ölen çocukların) sayısını takip edemiyoruz. 11 binden fazla çocuk öldürüldü. Ben bir öğretmenim. Sadece bir çocuğu kaybettiğinizi düşünün. Filistin'de ölen her çocuğun cenazesine gitseniz, 25 yılınızı alır. Yani yarın cenazeye gidiyorsunuz, ertesi gün cenazeye gidiyorsunuz ve 25 yıl boyunca her gün cenazeye gidiyorsunuz. Dolayısıyla kim ne derse desin umurumda değil, bu açıkça bir soykırımdır. Filistinliler özgür olana kadar her hafta konuşmaya devam edeceğim. Kalbim ve ruhum her gün onlarla birlikte."

İsrail'in Gazze'yi işgalinde 7 Ekim sonrası

Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, "Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme" gerekçesiyle İsrail'e 7 Ekim 2023'te kapsamlı saldırı düzenledi.

İsrail, 7 Ekim'deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda en az 12 bini çocuk, 8 bin 190'ı kadın olmak üzere 27 bin 947 Filistinli öldürüldü, 67 bin 459 kişi yaralandı. Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'ne saldırılarının başladığı 7 Ekim'den bu yana 227'si karadan işgal sürecinde olmak üzere 564 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Çatışmalara 24 Kasım 2023'te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan "insani ara"da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de 7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail güçleriyle yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 387 Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail ordusu ve Hizbullah Hareketi arasında 8 Ekim 2023'ten bu yana yaşanan çatışmalarda 186 Hizbullah mensubu, 6 Emel Hareketi mensubu, 31 Lübnanlı sivil, 6 İsrailli sivil ve 10 İsrail askeri öldürüldü.