Avusturya Merkez Bankası Başkanı Martin Kocher, eurodaki kalıcı değer artışının Avrupa Merkez Bankası’nı (ECB) ilerleyen dönemde faiz indirimi yönünde adım atmaya zorlayabileceğini söyledi. Kocher, Financial Times gazetesine verdiği ve çarşamba günü yayımlanan röportajda, “Euro sürekli değer kazanmaya devam ederse, belli bir noktadan sonra bu durum parasal bir tepkiyi gerekli kılabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Euro 1,20 dolar seviyesini aştı
Son gelişmelerle birlikte euro, 2021’den bu yana ilk kez 1,20 dolar seviyesinin üzerine çıktı. Güçlü euro, ithalatı ucuzlatırken, Avrupa ekonomisinin özellikle ABD’li rakipler karşısındaki rekabet gücünü zayıflatıyor. Kocher, buna rağmen son yükselişleri “ılımlı” olarak nitelendirdi ve şu aşamada acil bir müdahale gerektirmediğini vurguladı.
“Şimdilik acil bir karar yok”
Gelecek hafta yapılacak ECB faiz toplantısına da değinen Kocher, mevcut koşullarda faiz politikasında hemen bir değişiklik ihtiyacı görmediğini söyledi. Ancak belirsizliğin yüksek olduğu bir dönemde olunduğunu belirterek, “Tüm seçenekleri açık tutmak önemli” ifadelerini kullandı.
Ekonomiye dair temkinli iyimserlik
Döviz kuru kaynaklı risklere rağmen Kocher, 2026 yılı ekonomik görünümüne ilişkin temkinli bir iyimserlik taşıdığını dile getirdi. Euro Bölgesi ekonomisinin, küresel belirsizliklere karşın beklenenden daha dirençli bir performans sergilediğini belirtti.
Dolar neden zayıflıyor?
Uzmanlara göre doların son dönemde değer kaybetmesinde Grönland merkezli jeopolitik gerilimler ve Japonya ile ABD merkez bankalarının yen kurunu desteklemek amacıyla olası ortak müdahaleleri etkili oldu. Bu gelişmeler, piyasalarda doların güvenli liman algısına ilişkin soru işaretlerini artırdı.
“Doların küresel rolü sürüyor”
VP Bank Başekonomisti Thomas Gitzel, doların dünya rezerv para statüsünün devam ettiğini, ancak mevcut jeopolitik ortamda yaşanan değer kayıplarının piyasa güveninde zayıflama sinyalleri verdiğini ifade etti.
ABD yönetiminin ise zayıf dolardan rahatsız olmadığı görülüyor. ABD Başkanı Donald Trump, son açıklamasında doların durumunu savunarak, Amerikan ihracatçılarının rekabet gücünün bu sayede arttığını belirtti.
