2017 yılında yaklaşık 500 yeni vaka meydana geldiği belirtilirken, oluşturulacak bir özel tim ile söz konusu hastalığın önüne geçilmeye çalışıldığı açıklandı.
Lejyoner hastalığı, Legionella pneumophila adlı bakterinin etken olduğu hastalık olarak bilinirken; akciğerlere yerleşen bakterilerin zatürreye yol açtığı bildirildi.
Özellikle duş, yüzme havuzları, hava nemlendirici gibi ortamlarda yaşayan bakterilerin son bir kaç yıldır İsviçre genelinde aşırı artış gösterdiği bildirildi.
Sağlık Bakanlığı Bulaşıcı Hastalıklar Bölümü Sözcüsü Daniel Koch yaptığı açıklamada, durumun kontrolden çıktığını itiraf etti ve 2017 yılında İsviçre genelinde bir önceki yıla oranla 500 vaka artış görüldüğü teyit edildi.
Vakaların yüzde %5 ile yüzde %10 arasında ölümle sonuçlandığı belirtilirken, hastalığın öksürük, ishal ve ateşle ilk belirtilerini gösterdiği akabinde akciğer zarı iltihabı ve zatürre ile sonuçlandığı açıklandı.
Hastalığın ağırlıklı olarak sigara tiryakileri, yaşlılar ve zayıf bağışıklık sistemi olanlar için tehlikeli olduğu bildirildi.
Antibiyotik tedavisine rağmen hastaların yüzde %5 ile %10’unun hayatlarını kaybettikleri açıklandı.
Sağlık Bakanlığı Bulaşıcı Hastalıklar Bölümü Sözcüsü Daniel Koch yaptığı açıklamada; ''Ne yazıkki tehlikeli ve ölümcül bir hastalık ile karşı karşıyayız. Olayın bu denli artışı bizi tedirgin ediyor'' itirafını yaptı.
VORARLBERG'E DE ULAŞIR MI?
Uzmanlar hastalığın büyük bir artış hızı ile yayıldığını açıklarken, özellikle Vorarlberg'e sınır olan İsviçre Vorarlberg halkında da tedirginlik oluşturdu.
Vorarlberg yerel medyası ''Yakında Vorarlberg'e de ulaşır mı'' başlıkları atarken, bu konuda herhangi bir açıklama yapılmadı.
Lejyoner Hastalığı
Lejyoner hastalığı Legionella pneumophila olarak adlandırılan bakterinin neden olduğu bir akciğer infeksiyonudur. Halk arasında ''zatürre'' olarak bilinen bu hastalığa neden olan bakteri ilk olarak 1976 yılında Philadelphia'da bir otelde Amerikan Lejyonerlerinin toplantısına katılanlarda ortaya çıkan bir salgın sonucu keşfedilmiştir. Bu nedenle enfeksiyon, salgından etkilenenlerin anısına Lejyoner hastalığı olarak ve keşfedilen yeni bakteri de Legionella pneumophila olarak adlandırılmıştır.
Lejyoner hastalığının belirtileri bakterinin alınmasından sonraki 2-10 gün arasında ortaya çıkar. Hastada birkaç gün süre ile halsizlik ve yorgunluk yakınması olur. Hastaların çoğunda ateş yükselir (>38.50C). Giderek alt solunum yolu enfeksiyonu belirtileri gelişir. Öksürük, göğüs ağrısı ve nefes darlığı ortaya çıkar. Hastalar çoğu kez balgam çıkaramaz. Bulantı, kusma, karında rahatsızlık hissi ve ishal görülebilir. Diğer yaygın belirtiler başağrısı ve kaslarda ağrı olup; bazı olgularda huzursuzluk, dalgınlık, sıkıntı, bilinç bulanıklığı ve komaya kadar ilerleyebilen sinir sistemi bulguları gözlenebilir. Hastanın şikayetleri, hekimin muayene bulguları veya akciğer filmi hastalığın diğer akciğer enfeksiyonlarından ayrılması için yeterli değildir. Bu nedenle teşhiste birinci koşul hastalığın akla getirilmesidir.
Hastalık için ciddi klinik şüphe varsa balgam, serum ve idrar örnekleri alınarak incelemeye gönderilmeli ve hemen empirik (körlemesine) antibiyotik tedavisinin başlanarak sonuca göre tavır alınması gerekmektedir. Tedavi süresi 14-21 gündür. Penisilin ve penisilin türevi antibiyotikler tedavide etkisizdir. Bu nedenle kuşkulu durumlarda hastanın mutlaka hekim tarafından izlenmesi ve uygun antibiyotik tedavisinin başlanması gerekir. Hasta akciğer infeksiyonunun başlangıcında uygun antibiyotikle tedavi edilirse ve özellikle hastada bağışıklık sistemini baskılayan bir hastalık yoksa sonuç yüz güldürücüdür. Bağışıklık sistemi baskılanmış olan hastalarda, organ nakli alıcılarında, uygun antibiyotik tedavisinin yapılmadığı durumlarda; hastanede kalma süresi uzayabilir, komplikasyonlar görülebilir ve hastalık ölümle sonuçlanabilir.
Lejyoner hastalığına neden olan bakteri doğal çevrede yaygın olarak mevcuttur; göller, nehirler, dere, çay v.b. akarsular gibi yüzey sularının, termal su banyoları ve çamurların normal florasında bulunur. Şebeke suyunun işlenmesi esnasında kullanılan tekniklere rağmen çok küçük konsantrasyonlarda da olsa doğadaki sulardan şehir şebeke suyuna geçebilir. Ardından bina su sistemleri içinde yerleşir ve koşullar uygun ise çoğalır, yani, teorik olarak, suda her zaman bulunabilir.
Sonuç olarak koruyucu önlemlerinin uygulanması koşulu, suda bakterinin araştırılması esasına dayandırılamaz. Maliyetin çok yüksek olması ve elde edilecek sonuçların bilimsel ve epidemiyolojik değer taşımaması nedenleriyle su sistemlerinin Rutin olarak Legionella varlığı yönünden araştırılması önerilmemektedir. Lejyoner hastalığının seyahat veya otelde kalma ile ilişkisi sudan bakterinin bireye ulaşması için gerekli koşulların oluşup oluşmadığına bağlıdır. Suyu aerosol haline getiren araçlar (havalandırma sistemlerinin soğutma kuleleri, duş başlıkları, jakuziler, dekoratif fıskiyeler…) turistik tesislerde yaygın kullanılmaktadır ve bakterinin bireye ulaşmasına aracılık edebilmektedir.
Lejyoner hastalığına yol açan bakterinin tesisata yerleşmesinin önlenmesi amacıyla otellerin su sistemlerinde düzenli aralıklarla bakım yapmaları gerekmektedir. Su sistemlerinde Legionella bakterisinin araştırılması seyahat-ilişkili Lejyoner hastalığı tespit edilen bir vaka bildirildiğinde vaka-kaynak ilişkisinin ortaya konulabilmesi için yapılması gereken bir çalışmadır. Amaç; aynı otelde ortaya çıkabilecek yeni vakaları ve/veya salgınları önlemektir. Bu tür tesislerin iki yıl süre ile; bir yandan kontrol önlemlerini uygularken bir yandan da önlemlerin yeterli olup olmadığını araştırmak üzere su örneklerini düzenli olarak laboratuvara göndermesi gereklidir.
Copyright © www.havadis.at. Tüm Hakları Saklıdır. Havadis.at yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi, havadis.at yönetiminin izini olmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.
