VORARLBERG – “İnklüzyon Günü” kapsamında seslerini duyuran birçok aile, engelli çocukları için sürekli istenen IQ testleri ve yeniden yapılan sağlık raporlarının kendilerini hem duygusal hem de fiziksel olarak yıprattığını belirtti. 20 yaşındaki Down sendromlu oğlu için yıllardır sistemle mücadele ettiğini anlatan Martina Natter, durumu şöyle özetliyor:
“Çocuğumun genetik hastalığı ömür boyu sürecek. Her yıl yeniden IQ testi yapılması ve bu durumun tekrar tekrar kanıtlanması istenmesi bizleri yoruyor. Bu hastalıklar kaybolmaz.”
Her Aile “Tekil Vaka” Gibi Ele Alınıyor
Martina Natter’in dikkat çektiği bir diğer konu da her ailenin sistemde izole bir “istisna” olarak değerlendirilmesi.
“Bizi bir bütün olarak ele almak yerine, herkes ayrı ayrı mücadele vermek zorunda kalıyor. Enerjisi, zamanı ve bilgisi olan aileler haklarına ulaşabiliyor. Diğerleri ise sistemde kayboluyor.”
Yaşlı ve Yorgun Aileler Daha da Zorlanıyor
Bazı ailelerin çocuklarının bakımını üstlenmeye devam ederken artık kendilerinin de yaşlandığına dikkat çekiliyor.
“Bazı anne babalar 80 yaşını geçmiş durumda. Birçoğu bu yükün altından kalkamıyor. Engelli çocuk sahibi olmak başlı başına zor bir süreçken, sistem de yardımcı olmak yerine engel çıkarıyor.”
Talepler: Daha Az Bürokrasi, Daha Fazla Anlayış
Aileler; daha sadeleştirilmiş, şeffaf ve kapsayıcı bir sistem talep ediyor. Bürokratik engellerin kaldırılması, tekrarlayan testlerin azaltılması ve tüm ailelerin eşit şartlarda destek alabilmesi en büyük beklentiler arasında yer alıyor.
“Biz yardım değil, sadece adalet istiyoruz. Çocuğumuzun durumu yıllar içinde değişmeyecekse, her seferinde bunu yeniden kanıtlamak zorunda kalmak neden?” diyen aileler, sistemin yalnızca şikâyet eden değil, herkes için adil bir şekilde işlemesini talep ediyor.
Copyright © www.havadis.at. Tüm Hakları Saklıdır. Havadis.at yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi, havadis.at yönetiminin izini olmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.
