Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz ve Başbakan Yardımcısı Heinz Christian Strache, İçişleri Bakanı Herbert Kickl ile AB Bakanı ve Kültür Dairesi Bakanı Gernot Blümel'in kameralar karşısına geçerek Müslümanları yakından ilgilendiren açıklamaları ardından Avusturya'da sular durulmuyor.
Avusturya hükümetinin birisi Türklere, diğer altısı ise Araplara ait 7 caminin kapatılacağını ve ATİB'e ait din görevlilerinin ''yurtdışından finanse edildikleri'' gerekçesi ile sınır dışı edileceğini açıklaması büyük yankı uyandırırken, konunun muhattabı kurum ve kişiler ardı ardına açıklamalar yapmaya devam ediyor.
IGGÇ Başkanı İbrahim Olgun ve IGGÖ Şura Konseyi Başkanı Ümit Vural'dan sonra IGGÖ Başkan Yardımcısı Abdi Taşdöğen'de konu ile ilgili resmi bir açıklama yaptı.
IGGÖ Başkan Yardımcısı Abdi Taşdöğen'in açıklamasının tam metni:
''Sayın bayanlar ve baylar,
Sayın Başkan İbrahim Olgun'un açıklaması bazı soru işaretleri doğurmaktadır.
Şöyle ki; Kültür Dairesi'nin, İGGÖ Şurası'nın bilgisine sunulmuş olan 11 Mayıs 2018 tarihli yazısından İGGÖ'nün 10 Ağustos 2017 tarihinde Diyanet Dairesi'ne, ''birden çok dini cemaatin'' bir dini cemaat olmak için gerekli yasal şartları yerine getiremediği ve muhtemelen hiç bir zaman yerine getirmediği şüphesinin iletilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bunun üzerine Diyanet Dairesi 16 Ağustos 2017 tarihli yazıyla İGGÖ'den iddialarını belgelendirmesini talep etmiştir. Nihayetinde 30 Ağustos 2017 tarihinde İGGÖ Diyanet Dairesi'ne bir rapor sunmuştur. Bu raporda bazı tesislerin Anayasa uyarınca cami olarak nitelenemeyeceği hususu da yer almaktadır.
Bu bakımdan başkanın yukarıda anılan başvurusu ve başkanlık makamının Diyanet Dairesi'ne ilettiği bilgiler Arap dini cemaatlerin camilerinin kapatılmasına yol açmış görünmektedir. Hükümet üyeleri bu uygulamayı Cuma günü övmüş ve İGGÖ ile yakın işbirliği sergilendiğine işaret etmişlerdi.
Başkanın basın açıklaması ve Türk medyasına verdiği demeçler, İGGÖ ile herhangi bir iletişimin gerçekleşmediği görüntüsünü yaratmaktaydı. Bu, hükümetin nihayi tedbirler kataloğu için geçerli olabilir. Ancak oraya giden sürecin Başkan Olgun ile konuşulmuş ve hatta Arap dini cemaatinin tasfiye edilmesinin amaçlandığı ortaya çıkmaktadır. Bilhassa başkanın başvurularının harekete geçilmesine yol açtığından yola çıkılmalıdır.
Her halükarda İGGÖ Yüksek Şurası'nın bu konuda Başkan Olgun tarafından aylarca bilgilendirilmediği tespit edilmelidir. 9.6.2018 tarihindeki Yüksek Şura toplantısında pek çok üye tarafından gerek sözlü gerekse de yazılı olarak Başkan Olgun'dan Diyanet Dairesi ile gerçekleşen yazışmanın ortaya konması talep edilmiştir. Ancak Başkan Olgun dosyaları incelemeye açmayı reddetmiştir. Bu durum başkanın diğer kararlarında da geçerlidir.
10 Ağustos 2017 tarihli yazıdan anlaşıldığı kadarıyla Başkan Olgun'un başvurusu başka dini cemaatleri de kapsamaktadır. Bu, federal hükümetin, başka camilerin kapatılacağına dair açıklamasıyla örtüşmektedir. Başkan bu konuda bize bir cevap borçludur. Ayrıca 2017 yazında başkanın talimatıyla yeni bir cemaatin kurulduğu ortaya çıkmıştır. Başkan, kendisini eleştiren Arap cemaatlerin ve icabında başkaca cemaatlerin kapatılması ve kendisine yakın cemaatler kurulması ile ne amaçlandığı sorusunu cevapsız bırakmıştır.
Başkan bunun üzerine toplantıyı yarıda kestiğinden 10.6.2018 tarihli basın açıklaması ve şimdi açıklanan üç aşamalı plan Yüksek Şura'da karara bağlanamamıştır. Üç aşamalı plan kanımızca yeterli değildir. Cami kapatmalar açısından Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunmak ve İslam Yasası'nın anayasaya uygunluğunu mahkemenin denetimine sunma zarureti doğmaktadır.
Yukarıda anılan tüzüğe aykırı davranışlarından dolayı Yüksek Şura üyeleri başkanı istifaya davet etmiş ve konuyu İGGÖ Şurası'nın taktirine bırakması talep etmiştir''
Abdi TAŞDÖĞEN
IGGÖ Başkan Yardımcısı
Copyright © www.havadis.at. Tüm Hakları Saklıdır. Havadis.at yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi, havadis.at yönetiminin izini olmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.
