Avusturya’da üçlü koalisyon hükümeti görevdeki ilk yılının ardından mevcut durum ve gelecek planlarını değerlendirdi. Federal Başbakan Christian Stocker, Başbakan Yardımcısı Andreas Babler ve Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, ORF’ye verdikleri ortak röportajda enerji fiyatları, bütçe politikası ve olası mülteci hareketleri hakkında açıklamalarda bulundu.
Enerji fiyatları için hazırlık mesajı
Röportajın önemli başlıklarından biri Orta Doğu’daki savaşın Avrupa üzerindeki olası etkileri oldu. İran’daki çatışmaların Körfez bölgesine yayılması enerji piyasalarında büyük dalgalanma yaratırken hükümet enerji fiyatlarındaki olası artışlara karşı hazırlıklı olduklarını açıkladı.
Başbakan Stocker, bazı gelişmelerin hükümet tarafından doğrudan kontrol edilemeyeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Birçok gelişmeyi etkileyemeyiz, ancak önlem aldık.”
Stocker’a göre fiyat yasası ve gaz rezervleri sayesinde gerektiğinde piyasaya müdahale edilebilecek. Ancak petrol veya gaz fiyatları için belirli bir müdahale sınırı belirlemek istemediklerini de vurguladı.
İran kaynaklı mülteci hareketi şimdilik yok
Röportajda İran’daki gelişmeler nedeniyle Avusturya’ya yeni bir mülteci akını olup olmayacağı da soruldu. Hükümete göre şu anda böyle bir hareket görülmüyor.
Babler, bu konuyu konuşmak için henüz erken olduğunu belirterek ülkenin olası gelişmelere karşı hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Stocker ise güvenlik makamlarının durumu yakından takip ettiğini ifade etti.
Dışişleri Bakanı Meinl-Reisinger ise İran’daki siyasi gelişmelerin belirsizliğine dikkat çekerek bölgede daha büyük bir çatışma riskine karşı uyarıda bulundu.
“Katastrof bütçesi” ile başlayan dönem
Başbakan Yardımcısı Babler, hükümetin göreve zor ekonomik koşullar altında başladığını belirterek bütçeyi “katastrof bütçesi” olarak nitelendirdi. Buna rağmen hükümetin önemli ilerlemeler kaydettiğini savundu.
Hükümete göre enflasyonun iki seviyesine gerilemesi ve ekonomide beklenen hafif büyüme olumlu gelişmeler arasında yer alıyor.
Yeni hedef: Çifte bütçe
Koalisyon ayrıca 2027 ve 2028 yıllarını kapsayan çifte bütçe planı hazırlıyor. Bu sayede devlet harcamalarında daha uzun vadeli planlama yapılması hedefleniyor.
Babler’e göre bütçe açığının kapatılması için özellikle yüksek gelir gruplarının daha fazla katkı yapması gerekiyor.
Emeklilik sistemi tartışması
NEOS lideri ve Dışişleri Bakanı Meinl-Reisinger, uzun vadede bütçeyi en çok zorlayan alanın emeklilik sistemi olduğunu söyledi. Artan yaşam süresi nedeniyle emeklilik sisteminde yeni adımlar atılması gerektiğini savundu.
Ancak Babler, emeklilik yaşının artırılmasına karşı olduklarını belirtti ve çalışanların emeklerine saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Askerlik süresi referandumu tartışması
Koalisyon içinde görüş ayrılığı yaratan bir diğer konu ise zorunlu askerlik süresinin uzatılması için yapılması önerilen referandum oldu.
Stocker bu konuda halkın görüşünün alınmasını isterken, NEOS böyle bir referanduma karşı çıkıyor. Konunun parlamentoda tartışılmaya devam edeceği belirtiliyor.
Stocker, dünyadaki krizlere dikkat çekerek hükümetin temel yaklaşımını şu sözlerle özetledi:
“Bu dünyada duvarlar zaten yeterince sarsılmıyor mu?”
