Vorarlberg Arbeiterkammer Başkanı Bernhard Heinzle, bu durumun arkasında sadece iş kaybetme korkusunun değil, meslektaşlarını yalnız bırakma endişesinin de önemli bir rol oynadığını belirtiyor.

Araştırma sonuçlarına göre, çalışanların yarısından fazlası, yıl içinde hastalıklarına rağmen birkaç gün dahi olsa işine gitmekten çekinmiyor. Heinzle, bu tabloyu kaygı verici buluyor. İnsanlar hastalık iznine çıktıklarında işlerini kaybedebileceklerinden korkuyorlar. Ancak çalışanlar için daha büyük bir endişe, ekip arkadaşlarına yük bindirmemek. "İşten ayrıldığımda, diğerleri daha fazla baskı altında kalacak" düşüncesi, birçok kişiyi hastayken bile çalışmaya itiyor.

Kendi Kendini Tedavi Etme Yaygınlaşıyor

2018’den bu yana yapılan bu araştırmada, hastayken işine devam eden çalışanların sayısının iki katına çıktığı görülüyor. Heinzle, bu durumu iş dünyasındaki derin bir değişimin göstergesi olarak nitelendiriyor. Artan iş temposu, büyüyen iş yükü ve azalan personel sayısı, çalışanları zorunlu olarak işte kalmaya zorluyor.

Durumu daha da kötüleştiren bir diğer faktör, çalışanların profesyonel tıbbi yardım almak yerine kendi kendilerini tedavi etmeye yönelmeleri. Birçok kişi, hastalıklarını ilaçlarla bastırmaya çalışıyor ve bu şekilde işlerine devam ediyor. Heinzle, bu eğilimin çalışanların hem fiziksel hem de psikolojik sağlığını olumsuz etkilediğini belirtiyor ve daha kapsamlı bir sağlık hizmeti sunulması gerektiğini vurguluyor.

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.