Vorarlberg İnfaz Koruma Sendikası Başkanı Gerhard Stoppel, çalışanların büyük bir özveriyle görev yaptığını ancak mevcut şartların giderek zorlaştığını belirtti.
Stoppel, “Bizde kimse yalnızca görev tanımındaki kadar çalışmıyor. Herkes yüzde 120’sini veriyor, aksi halde sistem artık işlemezdi” diyerek kurumun zaman zaman adeta acil çalışma düzeninde faaliyet gösterdiğini söyledi.
121 kişilik cezaevinde 142 kişi
Adalet Bakanlığı verilerine göre Feldkirch Cezaevi 121 kişilik kapasiteye sahip. Buna karşılık kurumda şu anda 142 kişi bulunuyor.
Stoppel, fazladan 20 kişinin ilk bakışta büyük bir sayı gibi görünmeyebileceğini ancak her bir kişinin günün 24 saati yemek, bakım, gözetim ve diğer ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğine dikkat çekti.
Personel konusunda da ciddi açık bulunuyor. Feldkirch’teki 61 infaz koruma kadrosunun yaklaşık yüzde 20’si boş.
Stoppel’e göre özellikle Vorarlberg’de yüksek yaşam maliyetleri nedeniyle mevcut ücretler yeterince cazip değil. İsviçre ve Liechtenstein gibi daha yüksek ücretlerin ödendiği ülkelerin hemen sınırda bulunması da personel bulmayı zorlaştırıyor.
120 yıllık bina da sorun yaratıyor
Sorun yalnızca personel ve kapasiteyle sınırlı değil. Feldkirch Cezaevi’nin yaklaşık 120 yıllık binası da çalışma koşullarını güçleştiriyor.
Dornbirn’deki cezaevi dış biriminin 2022 yılında kapatılmasının ardından Feldkirch üzerindeki yükün daha da arttığı belirtiliyor.
Feldkirch için planlanan yeni cezaevi projesi ise halen beklemede.
Avusturya genelinde cezaevleri kapasitenin üzerinde
Benzer bir tablo Avusturya genelinde de görülüyor.
Adalet Bakanlığı verilerine göre 1 Eylül 2026 itibarıyla ceza infaz sistemi kapsamında toplam 10 bin 219 kişi bulunuyordu. Bunların 9 bin 207’si cezaevlerindeydi.
Cezaevlerinin toplam kapasitesi ise 8 bin 411 kişi. Buna göre doluluk oranı yüzde 109,46 seviyesinde.
Daha erken tahliye önerisi
Cezaevlerindeki yoğunluğun azaltılması için “Netzwerk Kriminalpolitik” adlı oluşum çeşitli öneriler gündeme getirdi.
Bunların arasında kısa süreli hapis cezaları yerine daha fazla kamu yararına çalışma uygulanması ve bir yıla kadar kesinleşmiş hapis cezası bulunan kişilerin belirli şartlarla cezalarının yarısını tamamladıktan sonra koşullu tahliye edilebilmesi bulunuyor.
Önerilen düzenlemenin yaklaşık 4 bin 800 kişiyi ilgilendirebileceği belirtiliyor.
NEUSTART Genel Müdürü Dina Nachbaur’un verdiği bilgiye göre kamu yararına çalışma uygulaması sayesinde yalnızca 2025 yılında 40 binden fazla cezaevi günü önlenebildi.
“Cezaları azaltmak tek başına çözüm değil”
Gerhard Stoppel, daha fazla koşullu tahliye fikrine tamamen karşı olmadığını ancak bunun tek başına çözüm olarak görülmemesi gerektiğini düşünüyor.
Stoppel’e göre cezaevlerindeki asıl sorunlardan biri, mahkûmların yeniden topluma kazandırılmasına ayrılan kaynakların yetersizleşmesi.
Özellikle Dornbirn’deki dış birimin kapatılmasına işaret eden Stoppel, gerekli personel ve kaynaklar azaltılırken sorunun yalnızca cezaların süresini kısaltarak çözülemeyeceğini savunuyor.
