Birinci Dünya Savaşı'nda Enver Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunun, Rus işgali altındaki toprakları kurtarmak için başlattığı ve binlerce askerin şehit olduğu Sarıkamış Harekatı'nın 106. yılı anma etkinliği, Sarıkamış ilçesindeki Ay-Yıldızlı Tören Alanı'nda, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle sınırlı sayıda kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

"Türkiye Şehitlerine Yürüyor" sloganıyla düzenlenen ve Kasapoğlu ile Dönmez'in de katıldığı anma etkinliği, tören alanındaki anıta çelenklerin sunulmasıyla başladı.

Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından bir subay tarafından harekatın tarihinin anlatıldığı programda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mesajı okundu.

Bakan Kasapoğlu, törende yaptığı konuşmada, Sarıkamış'ta can vererek şehadete yürüyen yiğitlerin birer şuur abidesi olarak hüzünlü ama bir o kadar da şanlı bir direnişin kahramanı olduğunu söyledi.

Çanakkale'yi geçilmez kılan kahramanların, Kut'ül Amare'de işgalcilere karşı muzaffer olan, tarihte benzeri olmayan büyük bir istiklal mücadelesi vererek, Türkiye Cumhuriyeti'ni inşa edenler olduğunu belirten Kasapoğlu, şunları kaydetti:

"Malazgirt Ovası'ndan çıkarak Anadolu'yu kucaklayan, İstanbul'u fetheden, Sarıkamış'ta karlı dağlara mührünü vuran ruh, işte Sarıkamış'ı bizlerin gönlünde, ruhunda ölümsüz kılan da budur. Sarıkamış'ı, bu aziz milletin vatan sevgisi için bu aziz milletin millet olma yolundaki en dokunaklı biçimde anlatan destanını en büyük varlığımız olan gençlerimize çok ama çok iyi anlatmamız gerektiğinin farkındayız. Bakanlık olarak bu ruhu en güçlü şekilde gençlerimize anlatmanın sorumluluğunun bilinci içerisindeyiz."

Kasapoğlu, bu tarihi birikimi gençlere en büyük katkılardan biri olarak sağlamanın, en büyük vazifelerinden biri olduğunu vurgulayarak, Sarıkamış'ı bilen, okuyan gencin, ülkenin dört bir tarafından gelip de Sarıkamış için mücadele etmenin ne demek olduğunu çok iyi bildiğini dile getirdi.

"Emaneti, Çanakkale'de on beşliler, 15 Temmuz’da Ömer Halisdemir'ler omuzladı"

Sarıkamış'ı okuyan, bilen gençlerin, Filistin'den, Balkanlar'dan, Kafkaslar'dan çıkarak Çanakkale sırtlarında vatan uğruna şehit olanların verdiği büyük mücadeleyi yüreğinde hissedeceğini aktaran Kasapoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir toplum, millet için en büyük güç, geçmişin tecrübeleriyle, geleceğin heyecanının birleşmesi ve ortak bir şuura, bilince dönüşmesidir. Bunun için her yıl ağustos ayında Dumlupınar'dayız, Malazgirt'teyiz, Çanakkale'de 57. Alay'ın izindeyiz ve kutlu bir emanetin taşıyıcısı olduğumuzun da bilincindeyiz. İşte bu emanet, Türkiye'dir, bu emanet aziz vatandır, bu emanet, bu vatanın bu milletin bağımsızlığıdır. Bu Türkiye ve vatan emanetini, dün Allahuekber Dağları'nda zorluklara göğüs gererek, canını feda ederek bizlere taşıyan Mehmetçikler omuzlamışlardır. Çanakkale'de on beşliler, 15 Temmuz'da Ömer Halisdemirler omuzlamışlardır. Bu emanet, işte bugün, sadece bu milletin, bu coğrafyanın değil, insanlığın umudu olan Türkiye'nin çok kıymetli gençlerinin, bizlerin omuzundadır."

Türkiye'yi aydınlık yarınlara daha güçlü taşımanın gerekliliği ve Cumhurbaşkanının güçlü liderliğiyle var güçleriyle çalıştıklarını, çalışmaya devam edeceklerini dile getiren Kasapoğlu, "Bizim için hiçbir şey Türkiye'den, bu ülkenin kıymetli gençlerinden, milletimizin istikbalinden, vatanımızın bekasından daha önemli değildir. Türkiye'nin istikbali demek, bütün gönül coğrafyamızın istikbali demektir. Çünkü Türkiye demek, bütün insanlık için adalet, umut, vefa, merhamet ve bağımsızlık demektir." dedi.

Bakan Kasapoğlu, salgın döneminde Türkiye'nin sağlık alanında diğer ülkelere göre gösterdiği başarıdan bahsederek, Bakanlık olarak bu dönemde spor alanında yaptıkları çalışmaları da anlattı.

Salgını spor alanında fırsata dönüştürdüklerine işaret eden Kasapoğlu, Türk sporcuların art arda şampiyonluk ile madalyalara uzandığını ve hepsini tebrik ettiğini aktardı.

Kasapoğlu, Türkiye'nin Karabağ Harekatı'nda kardeş ülke Azerbaycan'ın yanında durduğunu hatırlatarak, "Karabağ Harekatı, Sarıkamış Harekatı'yla başlayan destanın son satırlarını bizlere adeta göstermektedir. Başta Başkomutanımız Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bu zaferle bu destanda katkısı olan herkes, Sarıkamış şehitlerinin aziz hatırlarını yad etmişlerdir." ifadesini kullandı.

Bakan Dönmez ise 106 yıl önce Sarıkamış'ta sadece yüzbinlerce askerin değil, bir milletin de yüreğinin buz tuttuğunu belirtti.

Sarıkamış türküsündeki "Sarıkamış üstünde kar, kar altında Mehmedim yatar" sözünü anımsatan Dönmez, şöyle devam etti:

"O gün burada büyük bir imparatorluğun evlatları, vatanın dört bir yanından, Rumeli'den, Anadolu'dan, Cezire'den gelen henüz bıyığı bile terlememiş genç yürekler iman aşkıyla, vatan, millet sevgisiyle gözlerini kırpmadan şehadete yürüdü. Sarıkamış'taki ruh, İstiklal Mücadelemize de ruhunu üfledi. Sarıkamış şehitlerimizin kardeşliği, fedakarlığı, vatanseverliği bizlere en büyük mirastır. Burada yan yana yatan şehitlerimiz, göklerdeki ezanlarımızın, gönderdeki bayrağımızın bir asır önceki şahididir. Anadolu'yu Türk-İslam diyarı yapan atalarımızın kutlu neslidir."

Dönmez, Sarıkamış'ın, Malazgirt'ten bugüne uzanan bu topraklardaki varlığın en acı hatırası olduğunu belirterek, bölgenin soğuğuna, değil aylarca, bir gece bile dayanmanın mümkün olmadığına dikkati çekti.

"İyi anlamamız ve çocuklarımıza iyi anlatmamız gerekiyor"

En zor zamanda, sahra kıyafetleriyle bu dağları aşmaya çalışmanın ancak Peygamber ocağının kutlu varisi Mehmetçiğin gösterebileceği bir cesaret olduğunu dile getiren Dönmez, şunları söyledi:

"Biz onlardan razıyız. Cenabıhak da onlardan razı olsun inşallah. Allahuekber Dağları, şehadete Allahu Ekber nidalarıyla giden aziz şehitlerimizin nidalarıyla çınlıyor hala. Burada bu havayı teneffüs edince o gün burada çekilen eziyetleri, çileleri daha iyi anlıyor, daha yoğun hissediyor insan. Burası tıpkı Çanakkale gibi, tıpkı Dumlupınar gibi, tıpkı Kut-ül Amare gibi her bir karışında büyük bir destanın yazıldığı topraklar. Bunu iyi anlamamız ve çocuklarımıza iyi anlatmamız gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin bugünlere gelene kadar hangi zorluklardan geçtiğini, hangi badireleri anlattığını sadece tarih kitaplarından okuyarak değil, buralara gelerek yerinde görmeleri, bu ruhu hissetmeleri gerekiyor."

Ecdadın millet olma şuuruna sahip çıkacaklarını vurgulayan Dönmez, şöyle konuştu:

"Bizlerin bugün canımız pahasına sahip çıktığı tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet şiarı bu topraklarda yatan şehitlerimizin bizlere bıraktığı kardeşlik mirasıdır. Ecdadımızın millet olma şuuruna gözümüz gibi sahip çıkacağız. Bizleri bölmek, aramıza nifak sokmak, kardeşi kardeşe düşman etmek isteyen dahili ve harici mihraklar şunu iyi bilmelidir ki biz 1000 yıldır bu toprakları omuz omuza, can cana, yan yana koruduk. Şehitlerimizin aziz kanlarıyla bu topraklardaki varlığımızı mühürledik. Şühedanın izinde bizler de bu vatan uğruna ne gerekiyorsa gözümüzü kırpmadan yapmaya hazırız."

Dönmez, bu yıl salgın tedbirleri nedeniyle kısıtlı bir katılımla anma etkinliğini gerçekleştirdiklerini anımsatarak, programa gelemeyen vatandaşların, dualar ve salavatlarla yürüyüşlerine eşlik ettiğini aktardı.

Vali Türker Öksüz de ecdadın gösterdiği kahramanlığı anlattı.

Şehitlerin torunlarının da bu destanlara sahip çıkacağını ve koruyacağını aktaran Öksüz, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı.

Konuşmaların ardından katılımcılar, ellerindeki Türk bayraklarıyla, tekbir ve salavatlar getirerek, yaklaşık 700 metre mesafedeki Sarıkamış Şehitliği'ne doğru yürüdü.