Eyalet Meclisi, çarşamba günü yapılan oylamada 2026 yılı için hazırlanan yeni eyalet bütçesini kabul etti. Yaklaşık 2,8 milyar avro tutarındaki bütçe, ÖVP ve FPÖ’nin oylarıyla onaylanırken, özellikle sosyal alandaki tasarruflar muhalefetin sert eleştirilerine yol açtı. Feldkirch kent tüneline ayrılan yüksek pay ise bu yıl da yoğun biçimde tartışıldı.
Hükümet, tüm tasarruf zorunluluklarına karşın bütçeyi gelecek yıllara yön verecek bir yatırım belgesi olarak gördüğünü açıkladı. Eyalet başkanı ve mali işler sorumlusu Markus Wallner, bütçenin beş ana çizgi doğrultusunda hazırlandığını belirtti: Ekonomik canlanma, çok yıllı mali denge süreci, genç ailelere destek, güçlü sağlık ve sosyal hizmet yapısının korunması ile sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümü.
Wallner, “Gelecek için kimseye armağan sunulmaz, bunu her gün çalışarak sağlarız. Tasarruf da gerekir, yatırım da gerekir. Bu bütçe gelecek kuşaklar için bir yön belirlemesidir.” dedi.
Muhalefet: “Bütçe beton için, insanlar için değil”
Muhalefet, yatırımların yanlış alanlara yapıldığını ve tasarrufların yanlış yerden başlatıldığını savundu. Yeşiller Meclis Grubu Başkanı Daniel Zadra, bütçeyi “betona öncelik veren bir belge” olarak nitelendirdi.
Zadra, kara yolu yatırımlarının 2024’e göre yüzde 81 arttığını, buna karşın sosyal alanda insanların kısıtlamaları giderek daha fazla hissettiğini söyledi.
Zadra’ya göre hükümetin “zaten bütçenin yüzde 70’i sağlık, eğitim, sosyal alan ve konut desteğine gidiyor” gerekçesi siyasi bir başarı değil, yalnızca zorunlu görevlerin yerine getirilmesi. Bu alanlarda her hükümet döneminde benzer oranların geçerli olacağını vurguladı.
ÖVP Meclis Grubu Başkanı Veronika Marte ise eleştirilere karşı çıktı.
Küçük sınıf yapılarının doğal olarak yüksek maliyet getirdiğini belirterek, “İnsanı merkeze almakla dengeli bir bütçe hazırlamak bir çelişki değildir.” dedi. Kent tünelinin artık durdurulamayacağını, ayrıca Yeşillerin de hükümet dönemlerinde bu projeyi desteklediğini hatırlattı.
“Tasarruf evet, ama nasıl?”
SPÖ Meclis Grubu Başkanı Mario Leiter, sosyal alandaki kısıtlamaların “yumuşak anlatımlarla gizlendiğini” söyledi. Hükümetin “kesinti değil, yalnızca artış hızının azaltılması” açıklamalarını inandırıcı bulmadığını dile getirdi.
NEOS Meclis Grubu Başkanı Claudia Gamon ise hükümetin “toplumsal dayanışma ve eğitim yatırımı” söyleminin bütçede karşılığı olmadığını savundu. Gamon’a göre gerçek yatırım, okulları dönüştürecek büyük ölçekli yenileme adımları olurdu.
123,6 milyon avroluk yatırım payının 50 milyonunun kent tüneline ayrılmış olmasını eleştiren Gamon, “Bu ölçekte bir projeye karar verildi, ancak boyut olarak aşırıya kaçıldı. Bunun sorumluluğunu da hükümet taşımalı.” dedi.
Hükümet: “Kent tüneli insanlara rahatlık getirecek”
FPÖ Eyalet Başbakan Yardımcısı Christof Bitschi, kent tünelinin “insanları rahatlatacak bir proje” olduğunu söyledi. Muhalefeti, yalnızca eleştirmekle suçlayan Bitschi, tünelin bütçenin yalnızca yüzde 1,7’sine denk geldiğini belirtti: “Bununla tüm bütçeyi mi düzeltmek istiyorsunuz?”
Bitschi, altyapı yatırımlarının zorunlu olduğunu ve birçok işletmenin eyaletin verdiği işlerden memnun olduğunu ifade etti.
Bütçede yer alan 200 milyon avroluk açık konusunda ise, “Bu durumdan ben de memnun değilim. Ancak ekonomik koşulların etkisi azımsanamaz.” dedi. NEOS’un gündeme getirdiği “eyalet işletmelerinin özelleştirilmesi” önerisini ise net biçimde reddetti.
Bütçenin toplam büyüklüğü 2,84 milyar avro
Yeni bütçe 2026 yılı için 2,84 milyar avroluk bir büyüklüğe sahip. 2025’te olduğu gibi yine 200 milyon avroluk bir borçlanma öngörülüyor. Hükümet, süreç içinde yapılacak tasarruflarla bu miktarın aşağı çekilebileceğini belirtiyor.
