T.C. Bregenz Başkonsolosu Cemal Erbay'ın ''Başkonsolos Türklere Empati Gösterilmesini İstiyor'' başlıklı röportajı kamuoyunda büyük yankı buldu.  

Erbay'ın açıklamalarının ardından Vorarlberg Eyalet Başkanı Markus Wallner yerel basın üzerinden cevap verdi.

Wallner: "Eylül ayında Sayın Erbay ile görüşeceğim"

"Kurallarımıza ve hassasiyetlerimize dikkat edilmeli. Bunun eyaletimizde yaşayan Türk kökenli vatandaşlar ile empati kurmak ya da kurmamakla bir ilgisi yok. Huzur içinde ve karşılıklı saygı çerçevesinde yaşayabilmemiz için Türk göçmenlerin toplumumuza intibak etmeleri şart. Kısacası; dilimizi öğrenmeli, sosyal hayatı birlikte yaşamalı, kültürümüze ve manevi değerlerimize saygı göstermeli ve yerel halk ile uyum sağlamalılar" dedi.

 

Konuyla ilgili olarak Havadis Haber'e açıklamalarda bulunan T.C. Bregenz Başkonsolosu Cemal Erbay ise şunları söyledi:

 

''Vorarlberg Eyalet Başkanı Markus Wallner ile 21 Temmuz’da kendisinin “Vorarlberger Nachrichten” gazetesine de ifade ettiği gibi yarım saat süren bir telefon görüşmemiz oldu. Bu görüşmenin içeriğini Ankara’ya ve Viyana Büyükelçiliğimize rapor ettim. Akabinde, Sn. Wallner’in, yine aynı gazetede 27 Temmuz’da yayınlanan “Türkiye’nin AB üyeliğine ehil olmadığı, Türkiye’yle üyelik müzakerelerinin derhal durdurulması gerektiği” vs. yolundaki beyanatı üzerine kendisinden acilen randevu istedim. Ancak, Wallner’in sekretaryasından adıgeçenin o haftaki programının fevkalade yoğun olduğu, Ağustos başından itibaren de izine ayrılacağı, bu itibarla randevu talebimizin yerine getirilmesine olanak bulunmadığı şeklinde yanıt verilmesi üzerine 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasındaki gelişmeler hakkında kendisine 28 Temmuz’da kapsamlı bir mektup gönderdim. Mektubumda, darbe akşamı yaşananları özetleyerek, Fethullah Gülen Terör Örgütü ve Paralel Devlet Yapılanması’nın mahiyeti, OHAL uygulamasına neden gerek duyulduğu, işkence iddialarının asılsızlığı, idam cezası konusunda ulusal mevzuatımız ve uluslararası yükümlülüklerimiz konusunda ayrıntılı bilgi verdim. Devamla, 15 Temmuz akşamı Başkonsolosluğumuzun Wolfurt’taki hizmet binası önünde vatandaşlarımız tarafından düzenlenen darbe karşıtı gösterilerin sert ve haksız bazı eleştirilere maruz kaldığını, oysa, bu gösterilerin gerek vatandaşlarımızın sağduyulu tutumu gerek Vorarlberg emniyet makamlarının aldığı güvenlik önlemleri sayesinde olaysız sonuçlandığını, bizim de Başkonsolosluk olarak daha ilk günden itibaren vatandaşlarımıza sağduyulu ve serinkanlı olmaları, tahriklere kapılmamaları yolunda çağrıda bulunduğumuzu hatırlattım. 600 civarında vatandaşımızın katıldığı bu gösterinin izin alınmaksızın spontane bir şekilde düzenlendiğini, ancak, o gece Türkiye’de olayların hızla geliştiğini, vatandaşlarımızın da darbeye karşı haklı tepki ve infiallerini göstermek için toplandıklarını, herkesin gergin ve endişeli olduğunu, böyle olağanüstü bir durumda vatandaşlarımızın Avusturya’nın asayiş ve kamu düzenini olumsuz yönde etkilemediği sürece demokratik haklarını serbestçe kullanmalarının önünde bir engel bulunmaması gerektiğine inandığımı vurguladım.  Ayrıca, vatandaşlarımızın darbe girişimine karşı gösterdikleri bu haklı tepkinin “Türkiye’deki sorunların Avusturya’ya taşınması” şeklinde takdim edilmesini de yadırgadığımı vurguladım. Bütün çabalarımıza rağmen, bazı yabancı siyaset adamlarının konuyu saptıran yorum ve değerlendirmelerini hayal kırıklığıyla karşıladığımızı belirttim. Devamla, ülkemizin PKK ve DEAŞ terörüne karşı yaşamsal bir mücadele verdiği bir dönemde Avrupalı dostlarımızdan daha fazla anlayış, empati ve dayanışma beklediğimizi, ancak, maalesef karşılık göremediğimizi hatırlattım. “Türkiye’nin AB üyeliğine ehil olmadığı” yolundaki tartışmalı görüşlere mukabil, Türk halkının da AB politikacılarının bu tür talihsiz beyanatlarından derin bir hayal kırıklığına  uğradığını, bu tür dışlayıcı açıklamaların sorunun çözümüne yardımcı olmadığını, sorumlu mevkide olan insanların yangına körükle gitmemeleri, tam tersine, uzlaşmacı mesajlar vererek ve dostluk köprüleri kurarak “hasar kontrolü” için çaba göstermeleri gerektiğini ifade ettim. Mektubuma son verirken, kendisini bu yıl 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda aramızda görebilmeyi arzu ettiğimizi belirttim. Mektubum Sn. Wallner’e hem e-mail yoluyla hem de ıslak imzalı olarak konsolosluğumuzun bir mensubu tarafından bizzat elden tevdi edilmiş, mektubun bir sureti Ankara’ya ve Viyana Büyükelçiliğimize de aynı gün iletilmiştir. Mektubuma önümüzdeki günlerde tatminkâr bir yanıt alabilmeyi ümid ediyorum. “Vorarlberger Nachrichten” gazetecisi Heidi Rinke-Jarosch’un benimle yaptığı ve anılan gazetenin sürmanşetinde yer alan “Empati, biraz empati lütfen !” başlıklı söyleşi üzerine Sn. Wallner bu konuyu Eylül ayında benimle tekrar görüşeceğini ifade etmiş ve bilinen görüşlerini yinelemiştir.''

 

 

Haber : Havadis Haber

 

Copyright ©  www.havadis.at. Tüm Hakları Saklıdır. Havadis.at yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi, havadis.at yönetiminin izini olmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.

 

 

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.