Emeklilik birçok kişi için uzun yıllar süren çalışma hayatının ardından beklenen bir dönem olarak görülüyor. Ancak uzmanlara göre bu yeni hayat aşaması herkes için aynı şekilde başlamıyor. Yapılan değerlendirmelere göre her on yeni emekliden yedisi, emekliliğin ilk döneminde “emeklilik şoku” olarak tanımlanan ruhsal bir sarsıntı yaşayabiliyor.
Uzmanlar, emekliliğin yalnızca çalışma hayatının bitmesi anlamına gelmediğini, aynı zamanda yaşam düzeninde büyük bir değişim anlamına geldiğini vurguluyor.
“En büyük yaşam geçişlerinden biri”
“Ziemlich beste Jahre” adlı derneğin başkanı Peter Weiskopf, emekliliğin insan hayatındaki en önemli geçişlerden biri olduğunu belirterek bu dönemde bazı kişilerde ruhsal çöküntü görülebileceğini söyledi.
Weiskopf, “Bu durum bazı kişilerde ortaya çıkabiliyor. Ancak önceden hazırlanılırsa emeklilik şokunun önüne geçmek mümkündür” değerlendirmesinde bulundu.
Erkeklerde daha sık görülüyor
Uzmanlara göre emeklilik şoku özellikle erkeklerde daha sık görülüyor. Bunun en önemli nedeni ise birçok kişinin kimliğini ve hayat düzenini yıllarca yaptığı iş üzerinden tanımlaması.
Vorarlberg Katolik Eğitim Kurumu’nun eski yöneticisi Markus Hofer, özellikle “bebek patlaması kuşağı” olarak adlandırılan nesilde bu durumun daha belirgin olduğunu söyledi.
Hofer’e göre birçok erkek için meslek, kişisel kimliğin önemli bir parçasını oluşturuyor. Emeklilikle birlikte bu rolün aniden ortadan kalkması bazı kişilerde boşluk duygusuna yol açabiliyor.
İş yerlerine de önemli görev düşüyor
Uzmanlar, emekliliğe geçiş sürecinin yalnızca bireylerin değil iş yerlerinin de hazırlık yapması gereken bir dönem olduğunu vurguluyor.
Uluslararası taşımacılık şirketi Gebrüder Weiss’in insan kaynakları yöneticisi Sonja Thaler, çalışanların emekliliğe saygılı ve planlı bir şekilde uğurlanmasının hem kurum kültürü hem de çalışanlar açısından önemli olduğunu söyledi.
Thaler, çalışanların son iş gününe kadar değer görmesinin genç çalışanlara da olumlu bir mesaj verdiğini belirtti. Ayrıca deneyimli çalışanların bilgi ve tecrübelerini genç kuşaklara aktarmasının kurumlar için büyük bir kazanım olduğunu ifade etti.
Emeklilik sadece maddi değil, sosyal bir değişim
Emekliliğe hazırlık yalnızca maddi konularla sınırlı değil. Uzmanlar, bu dönemde günlük hayat düzeni, beslenme, hareket, ilişkiler ve boş zaman planlaması gibi konuların da önem kazandığını belirtiyor.
“Ziemlich beste Jahre” derneği, emekliliğe hazırlanan kişiler için düzenlediği eğitimlerde bu konulara odaklanıyor. Programlarda sağlık, hareket, beslenme, eş ilişkileri ve mali planlama gibi pek çok başlık ele alınıyor.
Evliliklerde yeni sorunlar ortaya çıkabiliyor
Emeklilik, çiftler arasındaki ilişki düzenini de değiştirebiliyor. Uzmanlara göre emeklilik döneminde yaşanan boşanmaların büyük bölümü kadınların başvurusu ile gerçekleşiyor.
Markus Hofer, emeklilikten sonra çiftler arasında “alan mücadelesi” olarak tanımlanan yeni sorunların ortaya çıkabildiğini belirtti.
Hofer’e göre birçok evde günlük düzen uzun yıllar boyunca kadınlar tarafından belirlenirken, emeklilik sonrası erkeğin sürekli evde olması yeni gerilimlere yol açabiliyor.
Uzmanlar bu nedenle emeklilik sürecinin önceden konuşulmasının ve planlanmasının çiftler arasındaki sorunları azaltabileceğini vurguluyor.
