Avusturya Elektrik ve Elektronik Sanayi Birliği Başkanı Wolfgang Hesoun, bu gidişatın sürdürülebilir bir geleceği tehdit ettiğini ifade ederek sanayi üzerindeki bürokrasi ve yeşil dönüşüm baskılarının çok kısa sürelerde gerçekleştirilmesinin sektörü zorladığını vurguladı.
Çözüme yönelik olarak sunulan Çin’e yönelik tarifelerin ise yanlış bir adım olduğunu belirten Hesoun, "Bu savaşı kazanamayız," diyerek mevcut stratejilerin gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Hesoun, Avrupa'da değer yaratımını güçlendirmek adına, politikaların sanayi ile daha uyumlu hale getirilmesi gerektiğini savunarak, daha mantıklı kararların alınmasının önemini vurguladı.
Elektro ve elektronik sanayinin önündeki en büyük sorunlardan biri olan enerji politikası da sektörü olumsuz etkiliyor. Artan enerji maliyetlerinin, yaşam maliyetleriyle birlikte tırmandığını belirten Hesoun, bu durumun tüketici fiyatlarını da artırarak genel enflasyona sebep olduğunu, bunun da iş gücü maliyetlerini sürdürülemez hale getirdiğini ifade etti. Hesoun, enerji fiyatlarının düşürülmesi ve sanayi için daha uygun maliyetli enerji politikalarının oluşturulması gerektiğini belirterek, bunların başarılabilmesi için Avusturya'nın sistematik bir sanayi politikası geliştirmesi gerektiğini vurguladı.
Avusturya Ekonomik Araştırma Enstitüsü’nden (Wifo) yapılan bir çalışmaya dayanan açıklamalara göre, mevcut ekonomik şartların olumsuz sonuçları daha da belirgin hale gelebilir. Çalışmanın direktörü Herwig Schneider, yüksek enerji ve iş gücü maliyetlerinin, sanayi sektöründe değer yaratımını olumsuz etkileyerek genel refahı azaltabileceğini ifade etti. Hesoun, sektörün 2023 yılında kötü bir trend gösterdiğini, 2024 yılında ise durumun daha da zorlaştığını belirterek, politikaların sanayiyi destekleyecek şekilde yeniden düzenlenmesinin gerekli olduğunu söyledi.
Yatırımı Teşvik ve Bürokrasi Yükünün Azaltılması Çağrısı
Hesoun, sanayinin uluslararası alanda rekabetçi kalabilmesi için, yatırım teşvikleri gibi stratejik adımların atılması gerektiğini ifade etti. İş gücü maliyetlerinin düşürülmesi, Avrupa ekonomisini destekleyecek araştırma-geliştirme projelerine yatırım yapılması, bürokratik yüklerin hafifletilmesi gibi önerilerle, sektördeki değer yaratımının artırılması gerektiğine işaret etti. Ayrıca, Avrupa’ya ihracat yapmak isteyen şirketlerin de değer zincirinde Avrupa merkezli üretimle katkı sağlamaları gerektiğini savunan Hesoun, bu yaklaşımın ticari engeller yaratmaktan daha etkin bir çözüm olabileceğini belirtti.
Ekonomik Kaygılar Büyüyor
Schneider, sanayi sektörünün üretim maliyetlerindeki yüksek artışın doğrudan ekonomik refahı tehdit ettiğini dile getirerek, Avusturya’nın, Avrupa Birliği genelinde 2023 yılında iş gücü maliyetlerinde en yüksek üçüncü ülke olduğunu ifade etti. Bu durumun sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Schneider, 2030 yılına kadar devam edebilecek iki farklı senaryo sundu. İlk senaryoda, sanayinin şu ana kadarki büyüme trendini sürdürmesi durumunda bile 4,58 milyar Euro'luk bir değer kaybı ve yaklaşık 36 bin kişilik iş kaybı bekleniyor. İkinci senaryoda ise, küresel rekabet baskıları ve enerji maliyetlerinin artması durumunda, değer kaybının 8,44 milyar Euro’ya kadar çıkabileceği ve yaklaşık 66 bin kişinin iş kaybı yaşayabileceği belirtiliyor.
Avusturya'nın Önündeki Zorluklar
Avusturya Elektrik ve Elektronik Sanayi Birliği (FEEI), ülke ekonomisi için sanayinin önemini vurgulayarak, mevcut ekonomik zorlukların üstesinden gelinmesi için kapsamlı bir sanayi politikası gerekliliğinin altını çizdi. Bu sektördeki yaklaşık 74 bin çalışan ve yıllık 24,61 milyar Euro değerinde üretim kapasitesi ile Avusturya ekonomisine önemli katkı sağlayan sektör temsilcileri, sanayi sektörünü güçlendirecek adımların atılması gerektiğini belirtti.
Hesoun, "Bu süreçte mantıklı ve uzun vadeli çözümler bulmamız gerekiyor," diyerek, politika yapıcıları sanayinin önemini göz ardı etmemeleri konusunda uyardı ve sektörün ihtiyaçlarına uygun politikaların geliştirilmesinin altını çizdi. Avusturya’nın sanayideki değer yaratımını sürdürebilmesi için hem iş gücü maliyetlerinde hem de enerji maliyetlerinde düşüş sağlanmasının zorunlu olduğunu ifade etti.
