Avusturya’da eğitim izni (Bildungskarenz) uygulaması, 2025 yılında federal bütçeye beklenenden daha fazla yük getirdi. Ön verilere göre devlet, sosyal güvenlik hariç olmak üzere eğitim izni ve kısmi eğitim ödeneği için toplam 376,3 milyon Euro ödeme yaptı. Bu tutar, Maliye Bakanlığı’nın bütçe planında öngörülen rakamdan yaklaşık 102 milyon Euro daha fazla oldu.
Yetkililere göre bu artışın temel nedeni, uygulamanın kaldırılacağının açıklanmasının ardından başvurularda yaşanan yoğunluk. Özellikle 2025’in ilk çeyreğinde, geçiş süreci de dahil olmak üzere birçok kişi eğitim izni anlaşmalarını öne çekti.
Yararlanan Sayısı Azaldı
Buna karşın, uygulamadan yararlanan kişi sayısında düşüş görüldü.
2024 yılında en az bir gün eğitim ödeneği veya kısmi eğitim ödeneği alan kişi sayısı 65.149 iken, 2025 yılında bu sayı 45.942’ye geriledi.
Harcamalar da buna paralel olarak düştü. Devlet 2024 yılında aynı kalem için yaklaşık 440 milyon Euro ödeme yapmıştı.
Aralık 2025’te yaklaşık 12.100 kişi, Ocak 2026’da ise yaklaşık 10.600 kişi ödeme aldı. Ancak bu kişiler, sistemin kapanması öncesinde başvuru yapmış ve hak kazanmış olan “geçiş dosyaları” kapsamında değerlendiriliyor.
Yeni Sistem: “Eğitim Süresi” Modeli
Eğitim izni uygulaması, zor bütçe koşulları nedeniyle kaldırıldı. 2026 yılı itibarıyla yerine “eğitim süresi” adı verilen yeni bir model getirildi.
Yeni sistem, daha düşük örgün eğitim düzeyine sahip kişilere öncelik verecek şekilde tasarlandı. Ayrıca başvuru koşulları da sıkılaştırıldı.
2026 bütçesinde bu yeni model için 150 milyon Euro kaynak ayrıldı. Başvuruların, Arbeitsmarktservice üzerinden 8 Haziran’dan itibaren alınması planlanıyor.
İşsizler İçin Ek Gelire Sınırlama
2026 başından itibaren işsizlik ödeneği ve sosyal yardım alan kişiler için ek gelir elde etme imkânı da büyük ölçüde sınırlandırıldı. Artık yalnızca istisnai durumlarda işsizlik ödeneği ek gelirle artırılabilecek. Kurallara aykırı davranılması hâlinde ödemelerin kesilmesi söz konusu olabilecek.
Yetkililer, Ocak ayı sonuna kadar geçiş süreci uygulandığını ve bu nedenle henüz sağlıklı bir bilanço çıkarılamadığını belirtiyor.
