Avusturya Eğitim Bakanı Christoph Wiederkehr, müfredat değişikliklerine yönelik yoğun eleştirilere rağmen geri adım atmayacağını açıkladı. Bakan, AHS üst kademede Latince ve ikinci yabancı dil ders saatlerinin azaltılmasının hâlâ masada olduğunu belirterek, buna karşılık bilişim, yapay zekâ ve medya eğitiminin güçlendirilmesini savundu.
Wiederkehr, Ö1 radyosuna verdiği röportajda tartışmaları “medya tarafından abartılmış bir gerilim” olarak nitelendirdi. Planlanan değişikliğe göre Latince ve ikinci yaşayan yabancı dil için haftalık ders saatleri üçten ikiye düşürülebilecek. Bu azaltımın, dijital becerilere alan açmak için gerekli olduğu ifade ediliyor.
Okullardan ve Siyasetten Tepki
Reform önerisine yalnızca muhalefet değil, koalisyon ortakları ÖVP ve SPÖ de temkinli yaklaşıyor. Ayrıca AHS okul yöneticileri ve öğretmen sendikaları da plana karşı çıkıyor. Yaklaşık 360 okul yöneticisinin katıldığı ve katılım oranının yüzde 75 olduğu bir ankette, yöneticilerin yüzde 90’ından fazlası ders saati kesintilerine karşı olduklarını belirtti.
Bakan Wiederkehr ise eleştirilere rağmen dil derslerinin tamamen geri plana itilmediğini savundu. “Toplamda hâlâ Latince için ayrılan ders saatleri, bilişim, yapay zekâ ve medya eğitiminin toplamından fazla” diyen Wiederkehr, henüz yazılı ve nihai bir taslak bulunmadığını, ancak siyasi uzlaşının mümkün olduğunu söyledi.
Yeni Dersler, Daha Fazla Özerklik
Wiederkehr, eğitim sistemine yeni içerikler eklenmesinin toplumun beklentisi olduğunu vurguladı. “Bir şey ekleniyorsa, başka bir şeyin de yer açması gerekir” diyen Bakan, reformun okul özerkliğini güçlendireceğini savundu. Ayrıca “Medya ve Demokrasi” adlı yeni bir dersin müfredata eklenmesini de planlıyor.
Altı Yıllık İlkokul Tartışması
Eğitim Bakanı’nın gündemindeki bir diğer tartışmalı konu ise altı yıllık ilkokul modeli. İlk etapta Viyana’da pilot projeler planlanırken, özellikle ÖVP bu fikre mesafeli yaklaşıyor. Wiederkehr ise 30’dan fazla ülkeden elde edilen verilerin daha uzun ortak eğitim süresini desteklediğini belirtti.
Bakan, ortaokul ve lise sisteminin tamamen kaldırılmayacağını, ancak daha kısa süreli ve yeniden yapılandırılmış biçimde devam edeceğini söyledi. Zorunlu eğitimin sonunda “orta düzey yeterlilik” benzeri bir modelin de tartışılabileceğini ifade eden Wiederkehr, bunun “lisenin sonu” anlamına gelmediğini vurguladı.
