Geçtiğimiz hafta Havadis Haber'in yayınladığı ve Avusturya ile Türkiye'de büyük yankı uyandıran ''Başörtülü iş başvurusuna skandal cevap'' haberimiz ile alakalı olarak Dr. Glöcklhofer, gazetemize açıklamada bulundu.
Avusturya ve Türkiye'de büyük yankı uyandıran haber ile ilgili gazetemize bir açıklama gönderen Dr. Glöcklhofer'in açıklamasının tam metnini ve Türkçe tercümesini de okuyucularımızla paylaşıyoruz.
Dr. Glöcklhofer:
Başörtülü bir Türk bayanın iş başvurusuna vermiş olduğum olumsuz yanıttan dolayı oluşan fırtına ile alakalı bazı açıklamalar yapmak istiyorum.
1. Açık ve net bir şekilde belirtmek isterim ki, ne sosyal ortamda ne de yazılı basında yapılan yabancı düşmanlığı ve insanı rencide edici açıklamalar ile gündeme gelmek ve bağdaştırılmak istemiyorum.
Daha önce de belirttiğim gibi, üzerinde dini sembol taşıyan birini, hangi dine mensup olursa olsun asistanım olarak istemediğimden dolayı böyle bir karar aldım.
Bu benim sadece din ve devlet işlerinin birbirine karışmaması gerektiğini düşündüğüm için almış olduğum bir karardır. Böyle bir karar almamın hakkım olduğunu düşünüyorum.
Ancak benim aldığım bu kararın yabancı düşmanlığını kızıştırmasını ve bu doğrultuda kullanılmasını kesinlikle tolere edemem.
2. Ayrıca belirtmek isterim ki Avusturya'da bir çok işyerinde üzerinde taşımasına müsamaha gösterilen dini semboller hakkında kesin talimatlar vardır.
Tolere etmek, bu talimatlara uymaktır. Bu benim muayenehanem içinde geçerlidir.
3. İş başvurusuna vermiş olduğum tepkinin biraz abartılı ve enerjik olduğunu kabul ediyorum, bu sebepten dolayı da açık bir şekilde özür diledim.
Bunun nedeni belki benim dini sembollere karşı olan anlayışsızlığım ama belki de yapım gereği herşeyi açıkça ifade edişimdir.
Din ve devlet işlerinin ayrılması düşüncem nedeni ile başörtüsünün Avrupa kültürüne uymadığı ifademin söz konusu iş için söylenmiş olduğunu belirtmek isterim.
Tabiki her başörtüsü takan kişi aşırı ve radikal dinci değildir, kanaatimce örf ve ananelerine bağlı Müslümanlardır.
Dr. Anton Glöcklhofer
Bregenz
(DEUTSCH)
Dr. Glöcklhofer:
Nach dem Wirbel, der wegen meiner Stellenabsage an eine türkische
Bewerberin mit Kopftuch entstanden ist, möchte ich einige Klarstellungen
machen.
1. Ich möchte mit aller Deutlichkeit feststellen, dass ich absolut nichts mit gewissen fremdenfeindlichen, menschenverachtenden Statements in sozialen Foren oder anderen Medien zu tun haben möchte.
Ich habe die Bewerbung abgelehnt, weil ich nicht möchte, dass meine zukünftige Assistentin ein plakatives religiöses Symbol trägt, egal von welcher Glaubensgemeinschaft, weil ich für eine Trennung von Religion und Staat bin; das sollte erlaubt sein. Allerdings halte ich es für nicht tolerabel, wenn hier unbegründeter Hass gegen ausländische Mitbürger geschürt wird.
2. Es gibt übrigens Firmen in Österreich, die genaue Regeln haben, was an religiösen Symbolen für MitarbeiterInnen erlaubt ist, und was nicht. Toleranz bedeutet, das zu akzeptieren, auch in meiner Praxis.
3. Meine Stellenabsage ist zu forsch ausgefallen; dafür habe ich mich öffentlich entschuldigt.
Das war einerseits durch mein Unverständnis für das auffallende religiöse Symbol bedingt, anderseits ist es mein Naturell, deutlich zu formulieren. Die Feststellung, dass Kopftücher nicht zur europäischen Kultur passen, ist im Zusammenhang mit der Stellenbewerbung zu sehen; hier gilt die Trennung von Staat und Religion. Kopftücher bedeuten natürlich auch nicht automatisch fundamentalistisches Denken der Trägerin,
wiewohl sie meines Erachtens eine konservative Interpretation des Islam
nahelegen.
Dr. Anton Glöcklhofer
Bregenz
Copyright © www.havadis.at. Tüm Hakları Saklıdır. Havadis.at yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi, havadis.at yönetiminin izini olmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.
