Vorarlberg’de 25 yılı aşkın süredir tıbbi tedaviler sonrasında mağdur olduğunu düşünen kişilere destek veren Hasta Hakları Ombudsmanlığının (Patientenanwaltschaft) yeniden yapılandırılması planlanıyor. Ancak eyalet hükümetinin hazırladığı düzenleme, sağlık çevreleri ve uzmanların eleştirilerine neden oldu.

Mevcut sistemde bağımsız bir dernek olarak faaliyet gösteren kurumun, gelecekte Çocuk ve Gençlik Ombudsmanlığında olduğu gibi talimat almadan çalışan bir eyalet kurumu haline getirilmesi öngörülüyor.

Eyalet hükümetine göre kurumun görevlerinde herhangi bir değişiklik olmayacak. Tartışmanın merkezinde ise kurumun gelecekte gerçekten ne ölçüde bağımsız algılanacağı bulunuyor.

Eyalet hükümeti: Bağımsızlık güvence altında

Vorarlberg Sağlıktan Sorumlu Eyalet Bakanı Martina Rüscher, reformun hasta haklarını zayıflatacağı yönündeki eleştirileri reddediyor.

Eyalet yönetimine göre kurumun bağımsızlığı ve talimat almadan hareket etme yetkisi yasayla açık biçimde güvence altına alınacak. Eyalet, belediyeler veya diğer çıkar gruplarının kuruma müdahale etmesi mümkün olmayacak.

Reformla birlikte çift yapıların ortadan kaldırılması, bürokrasinin azaltılması ve farklı kurumlar arasındaki olanaklardan daha verimli yararlanılması hedefleniyor.

Eyalet ayrıca Avusturya'nın diğer eyaletlerinde de hasta hakları ombudsmanlıklarının eyalet yönetimleri bünyesinde örgütlendiğine dikkat çekiyor.

İşçi Odası: “Çıkar çatışması”

Vorarlberg İşçi Odası (AK) ise mevcut sistemin neden değiştirilmek istendiğini anlamadığını belirtiyor.

AK Başkanı Bernhard Heinzle’ye göre bağımsız dernek modeli, kurumun bağımsızlığının yalnızca hukuken değil, kamuoyu nezdinde de açıkça görülmesi amacıyla bilinçli olarak tercih edilmişti.

Eleştirilerin en önemli noktalarından biri ise eyaletin iki farklı konumda bulunacak olması.

Yeni sistemde Vorarlberg eyaleti bir taraftan eyalet hastanelerinin işletmecisi olurken, diğer taraftan bu hastaneler hakkında yapılan hasta şikâyetlerini inceleyen ombudsmanın atanmasında da belirleyici olacak.

Heinzle bu durumu doğrudan bir “çıkar çatışması” olarak değerlendiriyor.

Tabipler Odası da değişiklik istiyor

Vorarlberg Tabipler Odası da mevcut yasa taslağına eleştirel yaklaşıyor.

Oda özellikle hasta hakları ombudsmanının beş yıllık görev süresinin ardından yeniden kamuya açık bir ilana çıkılmadan tekrar atanabilmesini sorunlu buluyor. Bunun kurumun bağımsızlığı konusunda soru işaretlerine yol açabileceği belirtiliyor.

Tabipler Odası ayrıca gelecekte göreve getirilecek kişilere yönelik mesleki yeterlilik kriterlerinin güçlendirilmesini ve adayları değerlendiren komisyonda kendilerinin de temsil edilmesini talep ediyor.

Uzman: Hastanın güveni belirleyici

Feldkirchli sağlık hukuku uzmanı Patrick Beichl’e göre tartışmanın temelinde yalnızca hukuki bağımsızlık bulunmuyor.

Bir hasta, olası bir yanlış tedavi sonrasında Hasta Hakları Ombudsmanlığına başvurduğunda, karşısındaki kurumun yalnızca kendi haklarını savunduğundan emin olmak istiyor.

Bu nedenle ombudsmanlık hukuken tamamen bağımsız olsa bile, özellikle eyalet hastanelerine yönelik şikâyetlerde kurumun aynı eyalet yönetiminin parçası olduğu yönündeki algının bile hastaların güvenini zedeleyebileceği belirtiliyor.

Faaliyet raporu da tartışılıyor

Bir başka tartışma konusu ise kamuya açık faaliyet raporu.

Tasarıyla birlikte raporun hazırlanması tamamen kaldırılmayacak ancak bunu zorunlu kılan yasal hüküm ortadan kalkacak. İşçi Odası, Tabipler Odası ve hukuk uzmanları bu değişikliğe karşı çıkarak şeffaflığın korunmasını istiyor.

Eyalet hükümeti ise faaliyet raporunun yayımlanmaya devam edebileceğini, yalnızca yasal zorunluluğun kaldırılacağını belirtiyor.

Tasarıyla ilgili görüş bildirme süreci 10 Eylül’e kadar devam edecek. Ardından gelen görüşlerin değerlendirilmesi ve tasarıda olası değişikliklere gidilip gidilmeyeceğine karar verilmesi bekleniyor.

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.