Avusturya’da Covid aşılarının kanser riskini artırdığı yönündeki iddialar siyaset gündemine taşındı. FPÖ’nün bir Güney Kore çalışmasına dayandırdığı iddialara Sağlık Bakanı Korinna Schumann net bir yanıt verdi: Mevcut veriler böyle bir ilişkiyi doğrulamıyor.

FPÖ milletvekili Marie-Christine Giuliani-Sterrer, Aralık ayı başında verdiği yazılı soru önergesinde, Güney Kore’de yapılan bir kohort çalışmasına atıf yaparak Covid aşılarından sonra kanser vakalarında ciddi artış yaşandığını ileri sürdü. Söz konusu çalışmada, aşılanan kişilerde bir yıl içinde akciğer kanserinde yüzde 53, prostat kanserinde ise yüzde 69 artış görüldüğü iddia edilmişti.

Resmi veriler iddiaları desteklemiyor

Sağlık Bakanlığı, Avusturya’daki Statistik Austria verilerine dikkat çekti. Ulusal Kanser Kayıt Sistemi’ne göre ülkede yıllık yeni kanser vakalarının sayısı 2014 yılında 41 bin civarındayken, 2024’te 48 bin seviyesine yükseldi. Ancak uzmanlara göre bu artış, aşılarla değil demografik gelişmelerle açıklanıyor.

Yetkililer, yaşlanan nüfusun kanser riskini doğal olarak artırdığını, buna ek olarak nüfus artışı ve erken tanı olanaklarının gelişmesinin de vaka sayılarının yükselmesinde etkili olduğunu vurguluyor. Buna karşılık, yaşa göre düzeltilmiş bireysel hastalanma riskinin son on yılda neredeyse değişmeden kaldığı belirtiliyor.

Ölüm oranları düşüşte

Bakanlık açıklamasında, kanser kaynaklı ölüm oranlarının ise uzun yıllardır düşüş eğiliminde olduğuna dikkat çekildi. Bu durum, tedavi olanaklarının ve erken teşhisin ilerlemesiyle ilişkilendiriliyor.

Bakanlık: Nedensel bağ yok

Sağlık Bakanı Schumann, FPÖ’nün dayandığı Güney Kore çalışmasının da bakanlık tarafından incelendiğini, ancak araştırmada ciddi yöntemsel sınırlamalar bulunduğunu ifade etti. Schumann’a göre, Covid aşıları ile kanser gelişimi arasında bir yıl gibi kısa sürede nedensel bağ kurulması bilimsel olarak mümkün değil.

Bakan, “Aşıların güvenliği ya da kanser oluşumuna dair mevcut bilimsel bilgileri sorgulatacak bir kanıt bulunmuyor” değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca FPÖ’nün iddialarının kamuoyunu yanlış yönlendirme riski taşıdığı ve halk sağlığı açısından zararlı olabileceği uyarısında bulundu.

Dikkat çeken bir diğer nokta ise, FPÖ’nün referans gösterdiği çalışmanın yazarlarının da kendi verilerinin nedensel bir ilişki ortaya koymadığını, bunun için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu açıkça belirtmiş olmaları.

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.