Avrupa’nın bir çok ülkesinde olduğu gibi, Avusturya'da da Türk aileler gençlik daireleri tarafından mağdur ediliyor. Belki kimi zaman haklı nedenler olsada, bir çok kez Türk çocukları sebepsiz yere, ya da saçma gerekçeler nedeniyle alıkoyuluyor.
Ailelerinden koparılan çocuklar kimi zaman yıllar süren mahkemeler nedeniyle gençlik dairelerinde anne ve babalarından ayrı bırakılarak psikolojik sıkıntılar yaşıyor.
Peki ya aileler? Öpüp koklamaya doyamadıkları evlatlarından ayrı düşen Anne, baba'lar bu korkunç süreçten dolayı zor günler geçiriyor.
Böyle sıkıntılı bir süreçten geçen ve canlarından çok sevdikleri evlatlarından ayrı düşen ailelerden birisi de Aksu ailesi.
Seda ve Orhan Aksu çifti Tirol, Kitzbühel’de ikamet ediyor. İki yıl evvel yaşamış oldukları bir trajedi nedeniyle hayatları adeta kabusa döndü.
Havadis gazetesi ile irtibata geçen Aksu ailesi, iki evlatlarının gençlik dairesi tarafından ellerinden alındığını ve iki yılı aşkın bir süredir kendilerine iade edilmediklerini ve tüm uğraşlarına rağmen seslerini duyuramadıklarını belirttiler. Konunun ehemmiyeti ve mağdur edilen ailenin yaşamış oldukları zor süreci okuyucularımıza birebir aktarmak adına, ailenin havadis gazetesine yapmış oldukları açıklamayı, noktasına, virgülüne dokunmadan okuyucularımız ile birebir paylaşıyoruz.

Merhaba;
Biz, Tirol/Kitzbühelde yaşayan, 2 çocuklu, gençlik dairesi tarafından mağdur edilmiş, Türk vatandaşı olan bir aileyiz. Yaklaşık 2 yıl önce küçük oğlumuz Berdan’ın geçirmiş olduğu bir kaza nedeniyle hayatımız adeta alt üst oldu. Oğlumuz evde düştü, bunun üzerine apar topar hastaneye kaldırdık. Müdahale eden Doktorlar yavrumuzun beyin kanaması geçirdiğini ve kafa tasında çatlak oluştuğu teşhisi koydular. Doktorlar, düşme sebebiyle böyle bir hasarın olmasının mümkün olmadığını, ancak şiddet sonucu böyle bir hasar olabilecegini öne sürdüler.
Olayın ertesi günü Eşim Orhan ve diğer oğlum hastaneye ziyaretimize geldiler. Aradan 10-15 dakika geçmiştiki, gençlik dairesinden yetkili kişiler oracıkta büyük oğlumuz Azad Ali'yi arabaya bindirip götürdüler.
Ilk 4-5 gün hastanede oğlumun yanında kalmama müsade edildi. Bu süreçte hastanede bana çok kötü davranıldı. Sonrasında zaten gençlik dairesi küçük oğlumuzuda görmemizi yasakladı. Bir süre, onlardan biri yanımda olma şartıyla haftada üç defa oğlumu görmeme müsade edildi. Çok zor bir süreç geçirdik ve hala geçirmeye devam ediyoruz. Şu an her iki evladımızda bizden 120 km uzaklıktaki bir yurtta kalıyorlar.
Haftada bir kere yanımızda gençlik dairesinden birinin olması şartıyla küçük oğlumuzu 2 saat, büyük oğlumuzu 4 saat görebiliyoruz. Bu talihsiz kaza sonucu şu an küçük oğlum zihinsel engelli. Büyük oğlumda psikolojik destek alıyor. Elimizden alındıklarında küçük oğlumuz 2 aylık, (28 haftalık dünyaya geldiği için prematüre bebekti) büyük oğlumuz 2 yaşındaydı.
Savcılık sürekli adli tıp raporu çıkartıyor. Şu an 4. Rapor çıkartılıyor, tabi bu raporların çıkma süreci oldukça fazla. Burdan sesimizi duyurmak istiyoruz, evlatlarımızdan daha fazla ayrı kalmak istemiyoruz. Lütfen bizlere yardım eli uzatın. Bizler kesinlikle şiddete meyilli aileler değiliz. Şimdiye kadar hakkımızda ne bir şikayet nede polislik bir mevzumuz olmamıştır. Bu olay olana kadar gençlik dairesi ne demek onu bile bilmiyorduk. Şahitlerimiz de var, komşularımız Avusturya'lı, bizim nasıl bir aile olduğumuza en yakın şahit onlardır. Bu evde şiddet uygulanmış olsaydı komşularınız çoktan şikayet etmiş olurlardı. Boş yere 2 yıl evlatlarımızdan ayrı kaldık. Evlatlarımızı bizden yabancılaştırıyorlar. Uzayan süreçten en çok çocuklarımız etkileniyor. Bizlere destek olun lütfen, artık ne yapacağımızı bilmiyoruz.
Bild:havadis.at
Copyright © www.havadis.at. Tüm Hakları Saklıdır. Havadis.at yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi, havadis.at yönetiminin izini olmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.
