Sosyal medyada çocuklarının fotoğraflarını paylaşan ebeveynlerin sayısı artıyor. Ancak uzmanlar, bu paylaşımların çocuklar üzerinde hem psikolojik baskı oluşturabileceği hem de hukuki sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor. "Sharenting" olarak adlandırılan bu davranış, çocukların rızası olmadan yapılan paylaşımlar nedeniyle dava konusu olabilir. Avusturya’da çocuklar, yaklaşık 14 yaşından itibaren ebeveynlerine karşı yasal yollara başvurabiliyor.
Bir çocuğun dondurma yerken çekilen masum bir karesi ya da oyun parkındaki bir anı… Ebeveynlerin gururla sosyal medyada paylaştığı bu fotoğraflar, çocuklar için utanç verici ya da tehlikeli hale gelebiliyor. ifs Çocuk Koruma Kurumu’ndan Alexander Wachter, sosyal medyada paylaşılan her dört çocuk fotoğrafından birinin suç içerikli pedofili ağlarına sızdığını belirtiyor. Üstelik bunun için çıplaklık içeren fotoğraflara gerek yok; büyük gözlü portreler, sportif görüntüler ya da dondurma yerkenki bir poz dahi bu ağlar tarafından idealize edilip istismar edilebiliyor.
Bir kez internete düşen bir görsel, her zaman tekrar ortaya çıkabilir
Paylaşılan bir fotoğraf üzerinde ebeveynler çoğu zaman kontrolü kaybediyor. Çünkü sosyal medya platformları bu görselleri reklam amaçlı kullanabiliyor ya da arşivleyebiliyor. Silinmiş gibi görünse de internetten tamamen yok etmek çoğu zaman mümkün olmuyor.
“Sharenting”, İngilizce “sharing” (paylaşmak) ve “parenting” (ebeveynlik) kelimelerinden türetilmiş bir kavram. Ebeveynlerin, çocuklarının fotoğraflarını ya da özel bilgilerini sosyal medyada paylaşmasını ifade ediyor.
"Marktplatz’a asılacak kadar uygun bir fotoğraf mı?"
Alexander Wachter, çocukların bu tür paylaşımlardan utanabileceğine veya psikolojik olarak zarar görebileceğine dikkat çekiyor. Ebeveynlerin komik ya da masum bulduğu bir fotoğraf, çocuklar için utanç verici olabilir. “Çocuklar birçok durumu yetişkinlerden çok farklı algılar,” diyen Wachter, çocukların sosyal kabul görmek için istemeden rıza gösterebileceğini de vurguluyor. Bu nedenle Wachter, yalnızca “Dornbirn Marktplatz’ına bir hafta boyunca asılabilecek kadar uygun” fotoğrafların paylaşılması gerektiğini söylüyor.
Çocuklar dijital verileri konusunda daha duyarlı
Araştırmalar, çocukların internetteki verileriyle ebeveynlerinden daha bilinçli bir şekilde ilgilendiğini gösteriyor. Wachter, çocukların beş yaşından itibaren dijital dünyayla ilgili yaşlarına uygun bilgilendirmeyle sürece dahil edilmesini öneriyor.
Hukuki açıdan “en kişisel hak”
Çocuk ve Gençlik Avukatı Christian Netzer’e göre, fotoğraflar “en kişisel hak” olarak kabul ediliyor ve çocukların onayı olmadan paylaşılamıyor. 14 yaşından itibaren çocuklar bu konuda kendi kararlarını verebilecek yaş ve yargı yetisine sahip sayılıyor. Ancak bu yaş kesin bir sınır değil; bazı çocuklar daha erken, bazıları ise daha geç olgunlaşıyor.
14 yaşın altındaki çocukların fotoğrafları ise yalnızca kişisel mahremiyet, özel hayat ya da onur gibi korumaya değer haklar ihlal edilmiyorsa paylaşılabiliyor. Netzer, bu noktada yüzü görünmeyen, kişisel veri içermeyen ve tanınmayı zorlaştıran paylaşımların tercih edilmesini öneriyor.
Avusturya’da henüz örnek dava yok
Avusturya’da bugüne dek bir çocuğun ebeveynine karşı bu nedenle dava açtığı doğrulanmış bir örnek bulunmuyor. 2016 yılında medyada geniş yer bulan, bir genç kadının Facebook’ta çocukluk fotoğraflarını paylaşan ailesine dava açtığı iddiası ise hiçbir zaman resmi olarak doğrulanmadı.
Netzer’e göre, çocuklar ebeveynleri tarafından sosyal medyada paylaşılan hassas fotoğraflar nedeniyle sonradan da dava açabiliyor. Ancak bu tür davalar, özellikle velayet hâlâ ebeveynlerde olduğu için pratikte zorluklar taşıyor. Ebeveynin hem dava edilen kişi hem de çocuğun mal varlığından sorumlu olması, çıkar çatışmalarına yol açabiliyor.
Copyright © www.havadis.at. Tüm Hakları Saklıdır. Havadis.at yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi, havadis.at yönetiminin izini olmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.
