Vorarlberg’de gençler arasında şiddet olayları belirgin biçimde artıyor. Son 48 saat içinde Lustenau’da iki büyük kavga yaşandı. Sosyal hizmet uzmanı Wolfgang Eller, bu olayların ardında gelecek kaygısı, olumsuz deneyimler ve gençlere şiddetsiz çözüm yolları sunamayan bir çevrenin bulunduğunu söylüyor.
Geçtiğimiz günlerde Lustenau’da iki ayrı noktada yaklaşık yirmi kişilik gruplar arasında kavgalar çıktı. Cumartesi gecesi bir gece işletmesi önünde başlayan tartışmada iki kişi hafif yaralandı. Pazartesi akşamı ise bir akaryakıt istasyonunda bu kez iki rakip grup karşı karşıya geldi. Gençlerin bilinçli olarak buluşup hesaplaşmak istediği düşünülüyor. Yumrukların konuştuğu olayda yine birçok kişi yaralandı, güvenlik birimleri geldiğinde birçok genç olay yerinden kaçtı.
Yükselen şiddet eğilimi istatistiklere de yansıdı
Güvenlik birimlerinin yayımladığı son rapor, 2024 yılında Vorarlberg’de şiddet suçlarının yüzde dört arttığını gösteriyor. Ayrı bir sınıflama yapılmasa da yaklaşık 3.100 beden yaralama olayı kaydedildi. Özellikle genç yaş gruplarında şüpheli sayısının yıllardır düzenli olarak yükseldiği dikkat çekiyor.
“Gençler kendileri için bir gelecek göremiyor”
Sosyal hizmet uzmanı Wolfgang Eller, artışın tek bir nedenle açıklanamayacağını vurguluyor. Eller’e göre ilk ve en güçlü etken, gençlerin büyük bölümünde görülen gelecek kaygısı. Birçok genç hangi yönde ilerlemesi gerektiğini bilmiyor; bu belirsizlik, umutlarını ve olumlu seçenekleri görme yetilerini zayıflatıyor.
“Birçok genç kendi yaşamı için bir gelecek göremiyor.” diyor Eller.
İkinci etken ise grup üyeliği. Gençler kabul görmeye özellikle duyarlı ve kendilerine nasıl davranıldığına güçlü tepki veriyor. Sürekli olumsuz iletişim deneyimleri yaşayan gençlerin sorunlu gruplara yönelme olasılığı artıyor. Bazı gençlerin daha sert eğilimli gruplara dahil olmasının da bu yüzden olduğunu belirtiyor.
Üçüncü önemli nokta ise aile ve yakın çevre. Eller’e göre birçok genç, çatışmaları şiddet kullanmadan çözmeyi hiç öğrenmemiş. Bu temel beceri eksik olduğunda, sıkıntılı durumlarda agresif davranışlara yönelmek kolaylaşıyor.
“Gençlerin elinden tutmalıyız”
Eller, olayların yalnızca şiddetin arttığını göstermediğini, aynı zamanda toplumun bu konularda daha duyarlı hâle geldiğini söylüyor. Değerli eşyaların yaygınlaşmasıyla gençler arasında çıkan olaylar daha hızlı şikâyet konusu oluyor.
Sorunun çözümü için en güçlü aracın sağlıklı ilişki bağları olduğunu vurgulayan Eller, gençlerin kendilerini değerli ve duyulmuş hissettikleri alanlara ihtiyaç duyduğunu söylüyor. Kulüpler, gençlik çalışmaları ve sosyal hizmet kurumlarının bu alanda hayati görev üstlendiğini belirtiyor.
Eller: “Gençlerin kabul edebileceği ilişki alanları oluşturmamız gerekiyor.” diyor Bir gencin duyulduğunu ve önemsendiğini hissetmesi, şiddete başvurmadan başka yollar bulmasını kolaylaştırıyor. Eller, toplumun net bir mesaj vermesi gerektiğini vurguluyor:
“Gençlere el uzatmalıyız. Ormana nasıl seslenirsen, öyle yankı alırsın. Bu söz gençler için de geçerli.”
