Bugün sabah saatlerinde çağımızın illeti Korona virüsü nedeni Rahmet-i Rahman’a kavuşan merhum İbrahim Kayalıoğlu ile 2013 senesinde Havadis Haber’in baskı versiyonu olan Hakikat Haber’de Bir Göç Hikayesi yazı dizisi kapsamında bir röportaj yapmış ve gurbete ilk gelen büyüklerimizin yaşadıkları sıkıntılara ışık tutmaya çalışmıştık.

Bizlere tüm samimiyeti ile cevaplar veren, ilk geldiklerinde yaşadıkları sıkıntıları anlatan ve gençlere nasihatlar veren merhum İbrahim Kayalıoğlu amcamızın röportajını siz değerli okurlarımız için tekrar yayınlıyoruz.

İbrahim Kayalıoğlu röportajı:

Hakikat Gazetesi: Merhaba, sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

İbrahim Kayalıoğlu: Adım İbrahim Kayalıoğlu, 1937 Sakarya Akyazı doğumluyum.

 

Hakikat Gazetesi: Bize kısaca kendinizi ve geliş hikayenizi anlatır mısınız?

İbrahim Kayalıoğlu: Sirkeciden trenle direk Dornbirn’e geldim. Türkiye’den sadece bir traktör parası kazanmaya gelmiştim. 1970 yılının Mayıs ayının onbirinde inşaatta çalışmak geldim ve altı ay orada çalıştıktan sonra Franke firmasına başladım. 26 sene Franke’de çalıştım ve oradan da emekli oldum. 45 sene oldu, ancak hala traktör alamadım.

 

Hakikat Gazetesi: Yaşadığınız yerden Avusturya'ya ve Vorarlberg'e gelme sebebiniz neydi, ne gibi umutlar taşıyordunuz ?

İbrahim Kayalıoğlu: Türkiye’den buraya bir traktör parası biriktirip dönme niyeti ile geldim. 45 sene oldu hala traktör alamadım. Umudum aldığım traktörle çiftçilik yapmaktı.

 

Hakikat Gazetesi: İlk geldiğinizde yaşadığınız duyguları hatırlıyor musunuz?

İbrahim Kayalıoğlu: Çok zorluk çektim. Almanca bilmiyordum. Geldiğim günün ertesi günü hemen işe başladım. Duygularımı pek hatırlamıyorum. Aklımda sadece iş vardı.

 

Hakikat Gazetesi: İlk geldiğiniz günlerde ne gibi sorunlar ile karşılaştınız?

İbrahim Kayalıoğlu: Almanca bilmemek büyük sorundu. Çalışırken dilin olmaması beni çok zor duruma düşürdü. Ev sıkıntısı vardı. 

 

Hakikat Gazetesi: Hemen iş bulabildiniz mi, burada ilk olarak hangi fabrikada işe başladınız?

İbrahim Kayalıoğlu: İstekli olarak geldiğimden direk inşaat şirketinde işe başladım ve akabinde Franke firmasına başladım.

 

Hakikat Gazetesi: Ne gibi çalışma şartları vardı o zamanlar?

İbrahim Kayalıoğlu: Çalışma şartları çok zordu. 

 

Hakikat Gazetesi: İlk olarak geldiğiniz yıllar ile bugünkü çalışma şartlarını karşılaştırabilir misiniz?

İbrahim Kayalıoğlu: Şimdiki çalışma şartları çok basit, o zaman daha zordu.

 

Hakikat Gazetesi: Yaklaşık 46 senedir Vorarlberg'desiniz, şu an geriye bakıp bir muhasebe yaptığınız da; neler hissediyorsunuz?

İbrahim Kayalıoğlu: Avusturyalılarla ilişkimiz yoktu, sadece selamlaşıyorduk. Biz sadece çalışmaya konsantre olmuştuk.

 

Hakikat Gazetesi: İlk geldiğiniz yıllar Avusturya'lı insanların Türklere ve Müslümanlara karşı bakış açısı ve yaklaşımı nasıldı?

İbrahim Kayalıoğlu: O zamanlar işci lazımdı onlarla bu tarz muhabbetlere girmedik. 

 

Hakikat Gazetesi: Türkler arasındaki birlik ve beraberlik konusunda, ilk geldiğiniz zaman ile bugünü karşılaştırır mısınız?

İbrahim Kayalıoğlu: Arkadaşlık çok iyiydi o zamanlar, şimdi ise dostluk azaldı. Herkez başka dünyalarda yaşıyor.

 

Hakikat Gazetesi: İlk geldiğiniz de camiler ve dernekler yoktu, neler yapıyordunuz ?

İbrahim Kayalıoğlu: Evet yoktu. Bayram namazlarını gasthauslarda kılıyorduk. Bazen okullarda kılıyorduk.

 

Hakikat Gazetesi: Şimdiki gençlerimize bir büyükleri olarak tavsiyelerde bulunmak ister misiniz?

İbrahim Kayalıoğlu: Gençler birlik beraberlik içinde olsunlar kötü yollara gitmesinler.

 

Hakikat Gazetesi: Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz, son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

İbrahim Kayalıoğlu: Allah herkezi iyilerle karşılaştırsın.

Ibrahim Kayalıoğlu amcamız 83 yıllık yaşamının ardından 27.11.2020 Cuma günü ebediyete intikal ederken, ardında 6 evlat ve gözü yaşlı bir eş bıraktı. Eminiz'ki yapmış olduğu hayırlar ve toplum içersindeki görmüş olduğu sevgi ve saygı onun dünya'ya bırakmış olduğu en güzel mirastır. Bir traktör parası için gelmiş olduğu gurbetten, sılaya dönüş ne yazıkki bir tabut içersinde olsada, sıcak ve samimi kişiliği ile uzun yıllar hem akıllardan hemde gönüllerden silinmeyecek.

Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?

Mekanın Cennet, Peygamber efendimiz komşun olsun güzel insan..

 

 

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.