Avusturya'da "AB hayranlığı" diye bir şey söz konusu değil. İnsanların AB'ye Avusturya'daki kadar mesafeli olduğu sadece birkaç üye ülke var. Bu durum, Haziran 2024'teki AB seçimlerinden bir yıl önce yapılan Eurobarometer anketinde de açıkça görülmüştü. Ülkede sadece yüzde %57'lik bir kesim AB'ye üye olmanın önemli olduğunu söylerken, yüzde 21'lik bir kesim bunun önemli olmadığını belirtmişti. Bu da sadece Slovakya, Bulgaristan ve Çek Cumhuriyeti'nde daha düşük olan 36'lık bir denge değeri ile sonuçlanmakta. Bu oranlar yeni değil: bu tür duygulara düzenli olarak rastlanıyor.

Avrupa Politikaları Derneği'nden Paul Schmidt, Avusturya'nın AB'de kalıp kalmaması gerektiği sorusuna gelince, yaklaşık yüzde 70'inin bunu desteklediğini belirtiyor. Ancak Schmidt bu oranın hızla şu ya da bu yöne kayabileceği uyarısında bulunuyor. Bu bağlamda Federal Cumhurbaşkanı Alexander Van der Bellen'in "Öxit" yani AB'den ayrılmaya karşı uyarıda bulunması önemli. FPÖ Avusturya'nın AB'den çıkması fikrinden artık açıkça bahsetmiyor, ancak içerik olarak buna yaklaşıyor. Van der Bellen ise burada önlem olarak kırmızı bir çizgi çizdi.

Vorarlberg milletvekili Claudia Gamon (Neos) anket sonuçlarına şaşırmadığını belirtti. 34 yaşındaki Gamon, "Avusturya'nın siyasi kültüründe temel bir sorunumuz var" diyor. "AB'nin ülkemiz için ne anlama geldiğine dair ciddi bir tartışma kronik olarak reddediliyor." Bunun dışında, ÖVP'nin "başarı formülüne" göre hareket etmesinin yararlı olmadığını söylüyor. Neos politikacısı: "Bir şey iyi giderse federal hükümet, kötü giderse AB sorumlu gösteriliyor". Bunun kamuoyundaki algısı üzerinde etkisi oluyor' dedi.

Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Othmar Karas'a göre sorun şu: "Avusturya'da insanlar giderek AB'nin lehine değil aleyhine konuşuyor. Bu da AB'ye ait olunmadığı izlenimi veriyor." Örnekler? "Bunun bir örneği, kendimizi sürekli olarak net katkıda bulunanlar olarak adlandırmamız ve böylece sanki sadece biz veriyormuşuz ve diğerleri sadece alıyormuş gibi davranmamızdır. İltica ve göç konularının ele alınış biçimi de yabancılaşma yaratıyor. Ya da iklim politikasında: 2050 yılına kadar iklim nötrlüğü Avrupa düzeyinde ilan edildikten sonra, Avusturya'nın bunu çok daha hızlı bir şekilde, 2040 yılına kadar başaracağını ilan ettik. Ancak şimdi AB'de hedefe ulaşmak için önerilen her önlem için olumsuz duygular yaratılıyor" dedi.

65 yaşındaki siyasetçi aynı zamanda kendi partisi ÖVP ile de sürekli mücadele ediyor. Yaklaşan AB seçimlerine kendi listesiyle girmeyi düşünmesinin bir nedeni de bu mu sorusuna, Karas, "AB'nin işleyişi konusunda giderek daha sık konuşmamın bir nedeni de bu," diye yanıtlıyor. Kendi listesi fikrinin ise gazetelerde yazılanlar olduğunu, kendisinin böyle bir düşünce içersinde olmadığını belirtiyor. 

Tehlike: milliyetçilik ve popülizm

Başkan Yardımcısı "Öxit" eğilimleri konusunda ise çok dikkatli olunması gerektiğine inanıyor: "Liberal demokrasi ve Avrupa projesi dışarıdan olduğu kadar içeriden de tehdit altında. Yani sol ve sağ popülizm ile karmaşık meselelere basit çözümler getiriyormuş gibi yapan ve sonunda daha da büyük sorunlara yol açacak olan milliyetçilik tarafından. Bu nedenle ortak noktalarımızı yeniden güçlendirmemiz ve gerekli olanı yapmamız, yani tüm zorluklar karşısında doğruyu söylememiz çok daha önemlidir. Ancak bu şekilde vatandaşların güvenini yeniden kazanabiliriz" diye açıkladı.

Copyright © 2022 www.havadis.at. Tüm Hakları Saklıdır. Havadis.at yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi,havadis.at yönetiminin izini olmadan hiçbir şekilde kullanılamaz. 

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.