Son günlerde Vorarlberg’de yağışlı hava nedeniyle gençler yüzme havuzlarından çok bilgisayar başında vakit geçiriyor. Özellikle saatlerce süren oyun oturumları, birçok yetişkin için endişe kaynağı olsa da, çocuklar ve genç yetişkinler için bu bir eğlence ve sosyalleşme biçimi. Ancak bu ilginin nerede sağlıklı bir hobi olmaktan çıkıp bağımlılığa dönüştüğü hâlâ tartışmalı bir konu.
"Bir dünyadan diğerine geçmek mümkün"
West Austria Gaming Derneği’nden Felix Salcher, bilgisayar oyunlarının cazibesini şöyle açıklıyor: “Kısa sürede bir dünyadan başka bir dünyaya geçebiliyorsunuz.” Kendisi ve arkadaşı Hanno Loacker, günde dört saate kadar oyun oynadıklarını, gençken ise bu sürenin haftalık 40 saate kadar çıktığını belirtiyor.
Sınır nerede başlıyor?
Oyunların çoğunda bağımlılık potansiyeli olduğunu söyleyen Loacker, “Bence her şeyde bir bağımlılık riski var. Ne kadar zaman harcadığınız önemli. Ama ‘fazla’ dediğimiz şey, göreceli bir kavram,” diyor.
SUPRO Vakfı’ndan bağımlılık danışmanı Christian Rettenberger da oyun süresiyle ilgili net bir sınır koymanın zor olduğunu belirtiyor: “Hangi hobiye ne kadar zaman ayrılırsa fazla olur? Bahçe işleri, koleksiyonculuk, dernek faaliyetleri… Asıl önemli olan, başka şeylerin –özellikle sosyal ilişkilerin– oyun nedeniyle ikinci plana itilip itilmediğidir.”
Oyunlar tehlikeli mi?
Rettenberger, bilgisayar oyunlarını genel olarak tehlikeli bulmuyor: “Bu, çağımızın en başarılı eğlence aracı. Avusturya nüfusunun yarısından fazlası oyun oynuyor. Gerçekten bu kadar tehlikeli olsalar, çok daha büyük bir toplumsal sorunla karşı karşıya olurduk.”
Özellikle savaş temalı ‘ego-shooter’ oyunlarına yönelik eleştirileri değerlendiren Felix Salcher ise oyunların savaşla ilgisi olmadığını savunuyor: “Benim için oyun, strateji ve refleksle ilgili. İster tabanca olsun, ister su tabancası, benim ilgilendiğim şey mekanik.”
Yalnızlaştırmıyor, birleştiriyor mu?
Oyun bağımlılığı eleştirilerine karşılık, Salcher ve Loacker bu süreci sosyalleşmenin bir biçimi olarak görüyor. İnternet üzerinden arkadaşlarla sohbet etmek ve birlikte oyun oynamak, onlara göre bir tür sanal buluşma. Loacker bu durumu şöyle özetliyor: “Bazıları futbol maçlarını konuşur, biz de e-spor ve oyunlar hakkında konuşuruz.”
Ebeveynlere öneriler: Alternatifler sunun
Rettenberger, çocukların oyun süresini sınırlamak için zamanlayıcı kurmalarını ve belirli bir saatte bırakmaları gerektiğini öneriyor. Ebeveynlere ise çocuklarına oyun dışında etkinlikler sunmaları tavsiyesinde bulunuyor: “Çocuk ne kadar küçükse, o kadar çok yönlendirmeye ihtiyaç duyar. Oyunlar artık hayatımızın bir parçası ve bizler onlarla sağlıklı bir ilişki kurmayı öğrenmeliyiz.”
Copyright © www.havadis.at. Tüm Hakları Saklıdır. Havadis.at yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi, havadis.at yönetiminin izini olmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.
