Avusturya Entegrasyon Bakanı Claudia Bauer’in (ÖVP) ZiB 2’de Armin Wolf’un karşısına çıktığı röportaj, hükümetin “siyasal İslam” politikalarının adeta bir sorgulamasına dönüştü.

Çarşamba akşamı yayınlanan programda Wolf, hükümetin reşit olmayan kız çocukları için planladığı başörtüsü yasağından hilafet tartışmasına, ifade özgürlüğünden aşırı sağcı Identitäre hareketine kadar birçok konuda Bauer’e peş peşe sorular yöneltti.

Bauer hükümetin planlarını savunmaya çalışırken Wolf, verilen yanıtlarla yetinmedi ve aynı soruların üzerine tekrar tekrar gitti. Özellikle yeni düzenlemelerin mevcut yasaların çözemediği hangi somut problemi çözeceği konusunda Bakan’dan net yanıt almaya çalıştı.

Başörtüsü yasağında Wolf peşini bırakmadı

Röportajın en hararetli bölümlerinden biri, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik planlanan başörtüsü yasağıydı.

Bauer, yasağın temel gerekçesinin çocuğun üstün yararını korumak olduğunu savundu. Başörtüsünün genç kızların gelişimi üzerinde özel bir etkisi bulunduğunu ileri süren Bauer, haç kolyesi, kipa ve türban gibi diğer dini sembollerin de değerlendirildiğini ancak bunların aynı etkiye sahip olmadığı görüşünü dile getirdi.

Tam da bu noktada Wolf devreye girdi.

Wolf, ebeveynlerin çocuklarının yetiştirilmesi konusunda çok geniş bir karar alanına sahip olduğunu hatırlatarak, devletin neden özellikle kıyafet konusunda ailelerin kararına müdahale etmesi gerektiğini sorguladı.

Ardından tartışmayı eğitim sistemine taşıyan Wolf, Avusturya’daki okulların karşı karşıya bulunduğu daha kapsamlı sorunlara işaret ederek, başörtüsü yasağının eğitim alanındaki hangi somut problemi çözeceğini sordu.

Bauer’in açıklamaları Wolf’u ikna etmeyince sorular devam etti.

“Hilafet” tartışmasında kritik soru: Mevcut yasalar yetmiyor mu?

Bauer’i zorlayan bir diğer başlık hükümetin “siyasal İslam” ile mücadele kapsamında planladığı yeni yasal düzenlemeler oldu.

Bakan Bauer, Avusturya’da bugün bir kişinin hilafet kurulmasını talep edebilmesinin bir “yasal boşluk” olduğunu savundu.

Wolf ise tam bu noktada mevcut ceza yasalarını ve ifade özgürlüğünü gündeme getirdi.

Sunucu, suç teşkil eden eylemler için hâlihazırda yasal düzenlemeler bulunduğunu hatırlatarak, hükümetin hazırlamak istediği yeni düzenlemenin mevcut hukuk tarafından karşılanmayan hangi somut vakayı hedeflediğini öğrenmeye çalıştı.

Wolf aynı noktayı farklı sorularla tekrar tekrar gündeme getirirken, Bauer hükümetin yaklaşımını savundu ancak röportaj boyunca tartışmanın en temel sorularından biri havada kaldı: Mevcut yasalar yetersizse, tam olarak nerede yetersiz kalıyor?

Wolf bu kez Identitäre’yi masaya koydu

Röportajın Bauer açısından en zor bölümlerinden biri ise tartışmanın aşırı sağa çevrilmesiyle başladı.

Wolf, hükümetin İslamcı aşırılıkla bağlantılı yapılara karşı yasaklardan ve yeni düzenlemelerden söz ettiğini hatırlatarak, aynı yaklaşımın neden aşırı sağcı Identitäre hareketi için gündeme getirilmediğini sordu.

Bauer’den doğrudan yanıt gelmeyince Wolf sorunun peşini bırakmadı.

Aynı konu üzerinde sekiz kez soru yöneltilmesinin ardından Bauer, Identitäre hareketinin demokrasi ve toplumsal birliktelik açısından bir tehdit oluşturması durumunda bunun da tartışılması gerektiğini söyledi.

Bu bölüm, röportajdaki en dikkat çekici anlardan biri oldu. Çünkü Wolf’un sorusu yalnızca Identitäre hareketini değil, hükümetin farklı aşırılık biçimlerine karşı aynı ölçütleri kullanıp kullanmadığını da tartışmaya açtı.

Wolf sordu, Bauer savunmada kaldı

Röportajın genelinde Bauer hükümetin başörtüsü ve “siyasal İslam” politikalarını anlatmaya çalışırken, Wolf açıklamaların gerekçelerini ve hukuki dayanaklarını sorgulamayı sürdürdü.

Özellikle üç soru röportajın merkezine oturdu: Başörtüsü yasağı hangi somut sorunu çözecek? Mevcut yasalar “siyasal İslam” olarak tanımlanan tehditle mücadelede neden yetersiz? İslamcı aşırılığa karşı düşünülen yasaklar neden aşırı sağcı yapılara karşı aynı açıklıkla gündeme getirilmiyor?

Bu sorulara verilen yanıtların Wolf’u tatmin etmemesi, röportajın yönünü belirledi. Bakan Bauer açısından hükümet politikalarını rahatça anlatabileceği bir televizyon programından çok, savunduğu politikaların gerekçelerini açıklamak zorunda kaldığı zorlu bir ZiB 2 sınavına dönüştü.

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.