Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, Avrupa'da mülteci göçüne karşı sert önlemler yanlısı tutumu ile tanınıyor ve Balkan güzergahını mültecilere kapatarak Avrupa'nın dış sınırlarının daha sıkı korunmasını istiyor.

Alman Focus dergisinin sorularını yanıtlayan Sebatian Kurz'un büyük annesi İkinci Dünya Savaşı mültecilerinden. Büyükannesi genç yaşta bugün Sırbistan'daki Novi Sad kentinden kaçarak, Avusturya'ya geliyor.

Mülteciliğin ne olduğunu bilen ailesi 1990'lı yıllarda Yugoslavya iç savaşından kaçan mülteci bir aileyi evlerine alıyor. O zaman mültecilerin niçin bugünki mültecilerden daha kolay uyum sağladığı sorusuna Kurz'un yanıtı ise; ''Önemli olan sayı. İkincisi ne tür göçmen geliyor? Hangi kültürden? Eğitim dereceleri ne? Dil biliyorlar mı? Hangi dine mensuplar? Macaristan ve eski Yugoslavya'dan gelen mülteciler bu nedenle Afganistan, Suriye ve Irak'tan gelenlerle kıyaslanamaz. 1990'lı yıllarda gelenler daha çok kadın ve çocuklardı. Erkekler cephede veya ölmüşlerdi. 2015 mülteci krizinde gelenlerin hemen hepsi genç erkek'' şeklinde oldu.

CAZİBELİ SOSYAL SİSTEM ARIYORLAR

Kaçak gelen mültecilerin ya Avrupa dışındaki mülteci kamplarına yerleştirilip bakılmasını ya da kendi ülkelerine geri gönderilmesini savunan Kurz, vatandaşını geri almayan ülkelere mali yardımın kısılmasından yana.

Mültecilerin gidecekleri ülkeyi hangisinin sosyal sisteminin daha cazip olduğuna bakarak seçtiğini belirten Kurz, 2015 yılında 90 bin mültecinin Avusturya'ya sığındığına, ancak komşu Slovenya'ya bin mültecinin bile gitmediğine işaret etti.

Kurz, yılın ikinci yarısında AB dönem başkanı olarak Avusturya'nın, AB'nin dış sınırlarını korumasına ve kaçak göçün önlemesine öncelik vereceğini söyledi.

İSLAM AVUSTURYA'NIN GERÇEĞİ

İslam Avusturya'ya ait mi sorusuna Kurz; ''Avusturya 1912'de İslam'ı tanıdı ve 700 bin Müslüman Avusturya'da yaşıyor; bu bir gerçek. Burada önemli olan siyasi islama karşı durmak ve yanlış hoşgörüye izin vermemek. Çünkü burada bizim toplumumuz için tehlikeli gelişmeler var. Avusturya'da her sınıfta, her mahkeme salonunda haç asılı ve ben bunu iyi ve doğru buluyorum'' cevabını verdi.

Kurz ayrıca, çalışma odasındaki haçı da kendi astığını ve bu haçın Viyana'da bir papaz dostunun hediyesi olduğunu söyledi. Mülteci olarak gelen büyükannesinin katolik ve başörtülü olduğunu kaydeden Kurz, ancak başörtüsünün dini bir anlamı taşımadığını belirtti. 

 

 

 

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.