1992’deki referandumla Yugoslavya’dan ayrılan ülke, savaşın izlerini hâlâ taşıyor
Bosna Hersek, 29 Şubat–1 Mart 1992 tarihlerinde yapılan bağımsızlık referandumunun ardından Yugoslavya’dan ayrılarak ilan ettiği bağımsızlığının 34’üncü yıl dönümünü kutluyor. Ülkede bağımsızlık sevinci yaşanırken, 1992–1995 yılları arasında yaşanan savaşın bıraktığı acı izlerin hâlâ silinmediği vurgulanıyor.

Referandum kararı baskılara rağmen alındı

Hırvatistan’ın 1991’de Yugoslavya’dan ayrılmasının ardından bölgede çatışmalar yayılırken, Yugoslav ordusunun Bosna Hersek sınırları içinde yer alan Ravno’ya saldırısı gerilimi artırdı. Bu süreçte Bosnalı Hırvatlar ve Sırplar, ülke topraklarını paylaşma hesapları yaptı. Hırvatlar 18 Kasım 1991’de “Hersek Bosna Hırvat Cumhuriyeti”ni, Sırplar ise 9 Ocak 1992’de “Sırp Cumhuriyeti”ni tek taraflı ilan etti.

Nüfusun büyük bölümünü oluşturan Müslüman Boşnaklar açısından bağımsız bir devlet kurma fikri öne çıkarken, Bosnalı Sırpların boykot çağrılarına rağmen referandum yapıldı. Halk oylamasında seçmenlerin yüzde 64,31’i sandığa gitti; oyların yüzde 99,44’ü bağımsızlık yönünde çıktı. Bosna Hersek, 22 Mayıs 1992’de Birleşmiş Milletler üyeliğine kabul edildi.

Savaş, kuşatma ve büyük katliamlar

Bağımsızlık referandumunun ardından Yugoslav ordusu ile paramiliter Sırp birliklerinin Müslüman Boşnaklara karşı sistematik bir etnik temizlik süreci başlattığı belirtildi. Ülkenin ilk cumhurbaşkanı Aliya İzetbegoviç önderliğinde farklı din ve etnik kökenden Bosna Hersekliler, toprak bütünlüğünü savunmak için bir araya geldi.

Yaklaşık 3,5 yıl süren savaş döneminde sivil katliamlar, işkence, zorla yerinden edilme, toplama kampları ve soykırım yaşandı. Başkent Saraybosna’nın 44 ay boyunca kuşatma altında kaldığı hatırlatıldı. Temmuz 1995’te Srebrenitsa’da en az 8 bin 372 Boşnak erkeğin katledildiği soykırım, sürecin en ağır sembollerinden biri olarak öne çıktı. Prijedor, Foca, Zvornik ve Visegrad gibi kentlerde uygulanan etnik temizlik ise savaş sonrası yargı süreçlerinde savaş suçu kapsamında değerlendirildi.

Dayton anlaşması savaşı bitirdi, sistemi tartışmalı kaldı

Savaşı sona erdiren Dayton Barış Anlaşması, 21 Kasım 1995’te paraf edildi ve 14 Aralık 1995’te imzalandı. Anlaşma, silahlı çatışmaları bitirse de Bosna Hersek’e kazandırdığı çok katmanlı siyasi yapı nedeniyle yoğun eleştirilerin hedefi olmaya devam ediyor.

Bu çerçevede ülke, Bosna Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti adlı iki yapı ile ayrı statüde Brçko bölgesinden oluşuyor. Federasyon ayrıca 10 kantona ayrılıyor. Ülkede Boşnak, Sırp ve Hırvat üyelerden oluşan Devlet Başkanlığı Konseyi en üst makam konumunda bulunuyor; üyeler dönüşümlü olarak başkanlık görevini yürütüyor. Ayrıca geniş yetkilere sahip “Yüksek Temsilci” makamı, devlet yöneticilerini görevden alma ve düzenlemelerde değişiklik yapabilme yetkisiyle dikkat çekiyor.

Uzmanlara göre bu çok katmanlı yapı, kurumlar arasında yetki belirsizliğine yol açabiliyor ve karar alma süreçlerini zorlaştırabiliyor.

Göç ve ayrılıkçı söylemler gündemde

Bosna Hersek, rekabetçi iş gücü maliyetleri ve gelişme potansiyeline rağmen genç nüfusun Avrupa Birliği ülkelerine göçü nedeniyle nüfus kaybı yaşayan ülkeler arasında gösteriliyor. Öte yandan Sırp Cumhuriyeti yetkililerinin zaman zaman dile getirdiği ayrılıkçı açıklamalar ve taşınmaz mülkiyeti tartışmaları, ülke gündeminin sıcak başlıkları arasında yer alıyor.

Sırp Cumhuriyeti Başkanı Milorad Dodik’e “Yüksek Temsilcilik kararlarına uymamak” suçlamasıyla verilen 1 yıl hapis ve 6 yıl siyasi yasak kararı da tartışmaları derinleştiren gelişmelerden biri olarak kaydediliyor.

Dış politikada ana hedef: Avrupa Birliği

Bosna Hersek’in dış politikadaki en önemli hedefinin Avrupa Birliği üyeliği olduğu belirtiliyor. Ülke, 2016’da başvuru yaptı; 15 Aralık 2022’de aday ülke statüsü kazandı ve 12 Mart 2024’te katılım müzakerelerini resmen başlattı. NATO üyeliği konusunda ise ülkedeki siyasi aktörler arasında görüş ayrılığı sürüyor.

Son nüfus sayımına göre Bosna Hersek’in nüfusu 3 milyon 531 bin 159. Nüfusun yüzde 50,11’i Boşnak, yüzde 30,78’i Sırp, yüzde 15,43’ü Hırvat ve yüzde 3,68’i diğer gruplardan oluşuyor. Toplam nüfusun yüzde 50,7’sinin İslam inancına mensup olduğu ifade ediliyor.

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.