Avusturya Cumhurbaşkanı Alexander Van der Bellen, Başbakan Christian Stocker ve Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, Birleşmiş Milletler’in 81. Genel Kurulu kapsamında New York’ta temaslarda bulundu. Avusturya heyetinin gündeminde uluslararası iş birliği, savaşlar ve küresel güvenlik bulunurken, Van der Bellen’in İsrail’e yönelik açıklamaları ziyaretin en fazla tartışılan konularından biri haline geldi.
Van der Bellen’den İsrail’e ağır eleştiri
Van der Bellen, Stocker ve Meinl-Reisinger ile düzenlenen ortak basın toplantısında İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki uygulamalarını sert şekilde eleştirdi. Özellikle Batı Şeria’daki Filistinlilerin zorla yerlerinden edilmesine değinen Van der Bellen, “uluslararası hukuk ihlalleri” ve “savaş suçları” ifadelerini kullandı. Bununla birlikte İsrail’in var olma hakkının hiçbir şekilde tartışmaya açık olmadığını da özellikle vurguladı.
Açıklamalar İsrail tarafından sert biçimde eleştirildi. Avusturya Dışişleri Bakanı Meinl-Reisinger ise daha sonra Van der Bellen’e destek vererek Avusturya’nın İsrail’in yanında durduğunu, ancak “kırmızı çizgilerin aşıldığı” durumların da dile getirilmesi gerektiğini söyledi.
Stocker’dan çok taraflılık mesajı
Başbakan Christian Stocker ise New York ziyaretinin başlangıcında 11 Eylül saldırılarının 25. yılı dolayısıyla 9/11 Anıtı’nı ziyaret ederek kurbanlar için çelenk bıraktı.
Stocker, BM temaslarında uluslararası sorunların hiçbir ülke tarafından tek başına çözülemeyeceğini belirterek Avrupa Birliği, AGİT ve Birleşmiş Milletler çerçevesindeki iş birliğinin önemini vurguladı. Avusturya’nın 2027 ve 2028 yıllarında BM Güvenlik Konseyi’nin geçici üyesi olacak olması da görüşmelerin önemli başlıklarından biriydi.
Meinl-Reisinger yapay zekâ tehlikesine dikkat çekti
Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger ise New York’taki temaslarında yapay zekânın güvenlik alanında yaratabileceği risklere dikkat çekti.
Meinl-Reisinger, yapay zekâ ile nükleer teknolojinin taşıdığı riskler arasında bir benzetme yaparak güçlü teknolojilerin insanlığın güvenliğini tehdit edecek biçimde kullanılmasının önlenmesi için uluslararası iş birliğinin önemini vurguladı.
New York’ta dış politika, Viyana’da iç politika
Kaynak haberde ziyaretin bir başka boyutu olarak Avusturya’daki iç siyasi gelişmeler öne çıkarılıyor. Özellikle ÖVP içinde hükümete yönelik tartışmalar ve SPÖ’nün gelecekteki yönetimine ilişkin iddiaların New York’taki siyasi heyet tarafından da yakından takip edildiği ileri sürülüyor.
Ancak kaynakta yer alan, Gerhard Zeiler’in Andreas Babler’in yerine hükümette SPÖ’nün başına geçebileceği yönündeki bölüm gerçekleşmiş bir gelişme değil, siyasi kulis ve olasılık olarak aktarılıyor. Bu nedenle bunu kesinleşmiş bir değişiklik olarak değerlendirmek mümkün değil.
