Avusturyalı bilim insanlarının da katıldığı uluslararası bir araştırma, çocuklarda gıda alerjilerine karşı duyarlılığın ilk beş yaş içerisinde önemli ölçüde değişebildiğini ortaya koydu. Bazı alerjik duyarlılıklar zamanla kaybolurken bazıları ise ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabiliyor. Uzmanlar, küçük yaşlarda yapılan pozitif alerji testlerinin her zaman kalıcı bir alerji anlamına gelmediğini vurguluyor.

Avusturya'daki Krems Karl Landsteiner Özel Üniversitesi ve St. Pölten Üniversite Hastanesi araştırmacılarının da katıldığı Kanada merkezli uzun süreli bir çalışma, çocuklarda alerjik duyarlılığın gelişimine ilişkin önemli bulgular ortaya koydu.

Araştırmada, çocukların birinci ve beşinci yaşları arasında çeşitli gıda maddelerine karşı gösterdikleri bağışıklık tepkileri incelendi.

Sonuçlar, bazı alerjenlere karşı duyarlılığın erken yaşlarda ortaya çıkıp devam ettiğini, bazılarının ise zaman içerisinde geliştiğini veya kaybolduğunu gösterdi.

Beş Yaşındaki Çocuklarda Alerjik Duyarlılık Daha Yüksek

Kanada'da yürütülen CHILD araştırması kapsamında 500 anne ve çocuk çiftine ait kan örnekleri incelendi.

Annelerden hamilelik döneminde, çocuklardan ise bir ve beş yaşlarında alınan kan örnekleri değerlendirildi.

Araştırmacılar yaklaşık 300 farklı alerjen özütünü ve alerjen bileşenini analiz etti.

Bir yaşındaki çocuklarda en sık yumurta ve yer fıstığına karşı duyarlılık görülürken beş yaşında yer fıstığı ve ağaç yemişleri ön plana çıktı.

Ayrıca kedi, köpek, ev tozu akarları ve çimen polenlerine karşı duyarlılığın da yaş ilerledikçe arttığı belirlendi.

Bazı Alerjik Duyarlılıklar Kendiliğinden Kaybolabiliyor

Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri, yer fıstığı ile fındık, ceviz, kaju ve Antep fıstığı gibi diğer yemişlere karşı gelişen duyarlılıkların farklı seyretmesi oldu.

Yer fıstığının önemli alerjen bileşenlerine duyarlılığı bulunan çocukların yaklaşık yarısında bu durum 12 aylıkken tespit edildi ve beş yaşına kadar devam etti.

Buna karşılık kaju, fındık, ceviz ve Antep fıstığına karşı duyarlılıkların çoğu zaman daha sonraki yaşlarda ortaya çıktığı görüldü.

Araştırmacılar, bazı alerjik duyarlılıkların zamanla ortadan kalkabildiğini de belirledi.

Özellikle yer fıstığı, çeşitli yemişler ve susamda bulunan 2S-albümin adlı proteinlere karşı duyarlılığı olan çocukların yaklaşık dörtte birinde, takip süresince bu duyarlılığın kaybolduğu gözlemlendi.

Ancak uzmanlar, bunun çocukların dörtte birinde gerçek bir gıda alerjisinin iyileştiği anlamına gelmediğini özellikle vurguladı.

Pozitif Alerji Testi Her Zaman Alerji Anlamına Gelmiyor

St. Pölten Üniversite Hastanesi Çocuk ve Ergen Sağlığı Bölümü Başkanı Thomas Eiwegger, küçük çocuklarda yapılan alerji testlerinin sonuçlarının zaman içerisinde değişebileceğini belirtti.

Uzmanlara göre kan testlerinde belirli bir gıdaya karşı IgE antikorlarının bulunması, çocuğun o gıdayı tükettiğinde mutlaka alerjik reaksiyon göstereceği anlamına gelmiyor.

Bu nedenle alerjik duyarlılık ile klinik olarak doğrulanmış gıda alerjisinin birbirinden ayrılması gerekiyor.

Çocuğun belirtileri, tıbbi geçmişi ve duyarlılığın zaman içerisindeki gelişimi birlikte değerlendirilerek tedaviye karar verilmesi öneriliyor.

Erken Tedavi Önemli Olabilir

Araştırma sonuçları, çocuklarda gıda alerjilerinin tedavisi açısından da önem taşıyor.

Uygulanabilecek yöntemlerden biri olan ağız yoluyla immünoterapide, belirli alerjenler doktor gözetiminde kontrollü miktarlarda verilerek vücudun tepki eşiğinin değiştirilmesi amaçlanıyor.

Araştırmacılar, bazı durumlarda tedaviye erken başlanmasının daha etkili olabileceğine ilişkin bulgular bulunduğunu belirtti.

Ancak bu tür tedavilerin yalnızca uzman hekimlerin gözetiminde uygulanması gerekiyor.

Araştırmanın Önemli Bir Sınırlaması Var

Bilim insanları, araştırmada çocuklara ağız yoluyla gıda yükleme testleri uygulanmadığını açıkladı.

Bu nedenle çalışmada gerçek gıda alerjilerinin ortaya çıkışı veya iyileşmesi değil, kan testlerinde tespit edilen alerjik duyarlılıkların değişimi incelendi.

Araştırma, çocukların ilk yıllarında elde edilen alerji testi sonuçlarının kalıcı kabul edilmemesi ve gerektiğinde uzman hekimler tarafından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Çalışmanın sonuçları, 2026 yılında uluslararası bilimsel dergi Allergy'de yayımlandı.

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.