Viyana Büyükelçiliği Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşavirliği ve Bil derneğinin ortak yürüttüğü ''Çocuklarımız için el ele'' projesi kapsamında, aktif olarak eğitim hayatının içerisinde bulunan ve farklı sorunlarla karşılaşan çocuklara uzman eğitimciler ve psikologlar eşliğinde eğitim programları uygulanarak yardımcı olunuyor.
Uygulamaya ilişkin Aandolu Ajansı muhabirinin sorularını yanıtlayan projenin danışmanı Viyana Büyükelçiliği Çalışma ve Sosyal Güvenlik Ataşesi Mahmut Musa Karabulutlu, çocukların özellikle eğitim hayatının başında dil ile ilgili ciddi sıkıntılar yaşayabildiklerini, bunun da aslında gayet normal olduğunu çünkü yabancı bir dilin olgunlaşmasının elbette belirli bir zaman aldığını, ayrıca farklı nedenlerden dolayı çocukların adaptasyon zorluğu yaşayabildiklerine dikkati çekti.
Karabulutlu, bu sorunların çocukların eğitim hayatının geri kalanında kalıcı bir iz bırakma olasılığına işaret ederek, ''Bu tarz risklerle mücadelede çocuklarımızın ve ailelerin yanında olmak, somut olarak onları desteklemek, çocuklarımızın Avusturya eğitim sisteminin olanaklarından daha fazla faydalanmalarını, dolayısıyla yaşadıkları topluma daha fazla katılımlarını sağlamak için bu projeyi başlattık. Bu desteğin halihazırda aileler ve okullar tarafından verildiğini, projenin de hem ailelere hem de buradaki eğitime ilişkin yerel makamlara bu anlamda katkı sağlayabileceğini düşünüyorum" diye konuştu.
Yurtdışında yaşayan Türklerin işsizlik sorunu başta olmak üzere yaşadıkları bir çok problemin çözümünde eğitimin önemli bir rol oynadığına değinen Karabulutlu, bu nedenle ülkede yaşayan Türk vatandaşların Avusturya'nın sunduğu eğitim olanaklarından daha fazla faydalanması gerektiğine olan inancını dile getirdi.
Karabulutlu, Avusturya eğitim sisteminin yapısı ve işleyişinin iyi analiz edilmesi tavsiyesinde bulunarak; "Sistemde ilkokuldan itibaren seçme evresi başlıyor. Yani, çocukların ilkokuldaki başarı ve performansına göre bir sonraki seviyede gideceği okul belirleniyor. Ardından, orta okulda yine öğrencilere yönelik benzer bir değerlendirme yapıldıktan sonra, çocuğun lise döneminde gideceği okula karar veriliyor. Daha sonra da düz veya meslek liselerine giden çocuklar için üniversite kapıları aralanmış oluyor." açıklamasını yaptı.
Ancak, ilkokul döneminde başlayan seçme evresi ile çocukların eğitim hayatının tamamen farklı bir yöne evirilebileceğinin altını çizen Karabulutlu, "Dil sorunu veya farklı nedenlerden dolayı bu seçme evresini başarılı bir şekilde geçirememiş çocuklarımız, malesef gercek performanslarini sergileyemiyorlar ve kendi seviyelerinden daha düşük seviyelerdeki okullara devam etmek zorunda kalabiliyorlar." değerlendirmesinde bulundu.
Karabulutlu, henüz daha yolun başında olduklarını, kısa bir zaman zarfında gözle görülür başarı elde ettiklerini belirterek, şu ana kadar 100 civarında başvuru aldıklarını ve yaklaşık 60 öğrencinin programa dâhil edildiğini kaydetti.
Programa katılan çocukların, ciddi gelişim kaydettiklerini söyleyen Karabulutlu, bir öğrencinin matematik ve İngilizce'den Leistunggruppe 2'den Leistunggruppe 1'e yükseldiğini, bir diğer öğrencinin matematik notunu 4 ve 5 seviyelerinden 1 ve 2 seviyelerine yükselttiğini belirterek, çocukların sergiledikleri başarıların daha iyi seviyedeki okullara gitmeleri için önemli bir aşama olduğunu aktardı.
Çocuklara terapi ve ek ders projenin işleyişine yönelik bilgilendirmede bulunan Bil Derneği yöneticisi Uzman Klinik Psikolog Beyza Şahin'de, çocukların eğitim hayatı içerisinde karşılaştıkları sorunların çözümüne katkı sağlama ve başarılarını etkileyen olumsuz faktörleri ortadan kaldırmayı amaçladıklarını dile getirdi.
Şahin, eğitim programı çerçevesinde öncelikli olarak ailelerle ön görüşmeler yapılarak, sorunların tespit edildiğini, daha sonra öğrencilerin yaşlarına uygun yetenek testleri ile seviyelerini belirlediklerini, gerekli görüldüğü durumlarda bu testlerin Türkçe de yapılabildiğini kaydetti.
Test sonuçlarına göre kişiye özel programlar uyguladıklarına değinen Şahin, "Gerekli görülen durumlarda çocuklarımıza terapi ve ek ders programları uyguluyoruz. Terapilerimizde bireysel görüşmeler yapıyoruz. Seanslarda çocuğun başarısını etkileyen faktörleri analiz etmeye çalışıyoruz. Öğrenme terapisi, konsantrasyon terapileri ve motivasyon konuşmaları ile öğrencimizin başarısını artırıyoruz.'' dedi.
Öğretmenler ve psikologların sürekli iletişim halinde olduğunu belirten Şahin, "Öğretmenlerimiz ders esnasında fark ettiği eksiklikleri psikologlarımıza iletiyorlar, psikologlarımız bunu değerlendirip terapilerde bunun üzerinde yoğunlaşıyor. Böylelikle eksiksiz bir ekip çalışması gerçekleştirmiş oluyoruz." ifadesini kullandı.
Şahin, ailelerin talepleri doğrultusunda, okul ve öğretmenler ile de görüşmeler yaptıklarını sözlerine ekledi.
Semra Yurt, kızının matematik ve Almanca derslerinde sorunlar yaşadığı için bu eğitim merkezine başvurduğunu belirterek, "Çocuğuma özel ders aldırdım ancak bir ilerleme olmadı. Kısa bir süre sonra bu projeden haberdar oldum, çocuğumu buraya kaydettirdim. Az bir zaman zarfında hem matematiği hem de Almancasında ilerleme kaydetti. Diger taraftan projeye katılmadan önce çocuğum telefonu elinden düşürmüyordu, uygulanan terapiler neticesinde çocugum telefonu sadece gerekli durumlarda kullanmaya başladı ve sorumluluklarının farkında olarak bilinçli bir şekilde ders calışma alışkanlığı kazandı." diye anlattı.
Projede emeği geçenlere teşekkür eden Sevgi Yurt ise, 9 yaşındaki oğlunun okulda bazı sorunlar yaşadığını, bu sorunlara çare ararken bu proje ile karşılaştığını söyledi.
Yurt, çocuğunun eğitim merkezine severek gittiğini söyleyerek, "Çocuğum kitap okuma ve okula gitme noktasında isteksizdi. Ancak burada uygulanan terapiler sayesinde kitap okumaya başladı ve derslerine daha çok önem veriyor. Çocuğumun derslerinde kısa zamanda düzelme oldu ve özgüven kazandı. Bunlar benim için çok güzel gelişmeler." diye konuştu.
Proje asistanı Uzman Psikolog Hüseyin Öz, öncelikle projede; uygun testler aracılığıyla çocukların seviyelerini, güçlü ve zayıf yönlerini ve desteklenmesi gereken alanların tespitinin yapıldığını, uzmanların aile birlikte bunun bir değerlendirmesini yaptığını ve daha sonra; terapi programları, özel ders programları ve gerekli durumlarda da okullarındaki öğretmenleri ile görüşmeler gerçekleştirilerek çocukların başarısını artırmak üzere komple bir program uygulandığını belirtti.
''Çocuklarımız İçin El Ele'' isimli projeye katilmak isteyen okurlarımız, www.cocuklarimizicinelele.at isimli siteyi ziyaret ederek veya 0 660 842 50 73 nolu numarayı arayarak detayli bilgi edinebilirler.
Facebook: facebook.com/cocuklarimizicinelele.at/




(AA)
