Avusturya, olası kriz durumlarında mal tedarikinde yaşanabilecek aksaklıklara karşı hazırlıklarını güçlendiriyor. Hükümet, Tedarik Güvenliği Yasasında (Versorgungssicherungsgesetz) kapsamlı bir değişikliğe giderek, hem sanayi hem de toplumun temel ihtiyaçlarının olağanüstü durumlarda da karşılanabilmesini hedefliyor.
Söz konusu yasa, ciddi tedarik bozulmaları yaşanması halinde devreye giren bir acil durum ve kriz düzenlemesi niteliği taşıyor. Amaç, istisnai koşullarda dahi sanayi üretiminin ve nüfusun hayati öneme sahip mallara erişiminin kesintiye uğramamasını sağlamak.
Yeni sanayi stratejisinin parçası
Yasa değişikliği, geçen hafta tanıtılan ve salı günü Bakanlar Kurulu’nda kabul edilen yeni sanayi stratejisinin bir parçası olarak hazırlandı. Bu düzenleme, hükümetin açıkladığı önlem paketinde 52’nci madde olarak yer alıyor.
Ekonomi Bakanı Wolfgang Hattmannsdorfer, sanayi stratejisinin tamamlandığını ve artık uygulama aşamasında hız kazanılması gerektiğini vurguladı. Hattmannsdorfer, ihracat kurallarının daha sade ve dijital hale getirileceğini, aynı zamanda krizlere karşı hazırlığın güçlendirileceğini belirterek, “Olası bir kriz anında Avusturya’nın hareket kabiliyetini koruması için net müdahale araçlarına ve daha iyi bir erken uyarı sistemine ihtiyaç var” dedi.
Olası senaryolar ve riskler
Hükümetin değerlendirdiği olası senaryolar arasında, Çin ile Tayvan arasında yaşanabilecek bir çatışmanın Avrupa’daki tedarik zincirlerini ciddi biçimde etkilemesi de yer alıyor. Böyle bir durumda, bazı ürünlerin tedarikinin kesilmesi ve fiyatların hızla yükselmesi riski bulunuyor.
Yasa kapsamında, kriz anında mevcut malların “ihtiyaca uygun ve verimli” şekilde dağıtılabilmesi için devletin devreye girmesi öngörülüyor. Düzenleme; hammaddelerden yarı mamullere, sanayi ürünlerinden ileri teknolojiye kadar neredeyse tüm mal gruplarını kapsıyor. Özellikle yarı iletkenler, metaller, plastikler, kimyasal ürünler, makineler ve elektrik-elektronik ürünleri öncelikli alanlar arasında yer alıyor.
Devlete geniş müdahale yetkileri
Kriz durumunda devlet, üretimden taşımaya, depolamadan dağıtıma kadar birçok alanda yönlendirici önlemler alabilecek. Bu kapsamda emirler ve yasaklar getirilebilecek, ithalat ve ihracat geçici olarak düzenlenebilecek. Şirketler, belirli ürünleri üretmek veya taşımakla yükümlü kılınabilecek; oluşan maliyetlerin ise devlet tarafından karşılanması öngörülüyor.
Ayrıca işletmelere, stok durumları veya ithalat verileriyle ilgili bildirim yükümlülükleri getirilebilecek.
Önleyici yaklaşım öne çıkıyor
Yasa değişikliğinin en dikkat çekici yönlerinden biri, krize müdahalenin yanı sıra önleyici hazırlıklara daha fazla ağırlık verilmesi. Buna göre kriz yaşanmadan önce dayanıklılığı artırmaya yönelik iç kriz yapıları kurulacak, piyasalar daha yakından izlenecek ve daha etkili dağıtım mekanizmaları geliştirilecek.
Ayrıca Avusturya’ya yapılan Avrupa Birliği kaynaklı ilk ithalatlara ilişkin veri erişimi genişletilecek. Bu veriler, Ekonomi Bakanlığına analiz desteği veren araştırma kuruluşlarıyla da paylaşılabilecek. Amaç, kritik bağımlılıkları erken aşamada tespit ederek zamanında karşı önlemler almak.
Kamu ve özel sektör birlikte hareket edecek
Taslak düzenleme, kamuya ait stratejik stokların güvence altına alınmasını da öngörüyor. Kriz öncesinde veya kriz sırasında, gerektiğinde özel sektör aktörleri de bu sürece dahil edilecek; bu kapsamda oluşacak maliyetlerin karşılanması planlanıyor.
Ekonomi Bakanı Hattmannsdorfer, “Hazırlık çözümün yarısıdır. Bağımlılıkları bilen ve elinde bir planı olan ülkeler, tedarik sıkıntılarını ya önler ya da en azından hızlı biçimde hafifletebilir” ifadelerini kullandı.
Yasa değişikliği taslağının, en geç çarşamba günü altı haftalık görüş alma sürecine girmesi bekleniyor. Düzenlemenin yasalaşabilmesi için mecliste nitelikli çoğunluk gerekiyor; bu nedenle koalisyonun muhalefet partilerinin desteğine ihtiyaç duyacağı belirtiliyor.
