Kickl, bir röportajda, her yasanın, Ulusal Konsey'de kabul edilebileceği gibi, halkın doğrudan girişimiyle de kabul edilebilmesi gerektiğini savundu. Parlamento'nun idam cezasını getirebileceğini belirten Kickl, "Mantıken, bu bir halk girişimi ile de mümkün olmalıdır" dedi. Bununla birlikte, kendisinin idam cezasına kesinlikle karşı olduğunu ve böyle bir girişimin halk tarafından kabul görmeyeceğini düşündüğünü ifade etti.
Bu açıklamalar, Avusturya’da siyasi rakipler arasında büyük bir protesto dalgası yarattı. ÖVP Meclis Grubu Başkanı August Wöginger, Kickl’i radikal olmakla suçladı ve böyle bir halk oylamasının kesinlikle reddedilmesi gerektiğini söyledi. Wöginger, "Doğrudan demokrasi modelinde bile insan hakları tartışmaya açık değildir. İdam cezası, Orta Çağ'dan kalma bir uygulamadır ve insan haklarına aykırıdır," dedi.
FPÖ Genel Sekreteri Christian Hafenecker ise bu tepkilere karşı çıkarak, Avusturya'da idam cezasının yeniden getirilmesiyle ilgili "sahte korkuların" tamamen yersiz olduğunu belirtti. Hafenecker, "Her yasa, ister parlamento kararıyla ister halk girişimiyle olsun, anayasal olarak korunan temel haklara ve özgürlüklere uygun olmalıdır," diye ekledi.
Kickl’in açıklamaları ve bu konudaki tartışmalar, Avusturya’da seçim sürecinin en çok konuşulan konularından biri haline geldi. İdam cezasının yeniden gündeme getirilmesi ihtimali, ülkenin insan hakları konusunda hangi yönde ilerleyeceği konusunda önemli bir tartışma başlattı.
Copyright © 2022 www.havadis.at. Tüm Hakları Saklıdır. Havadis.at yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi,havadis.at yönetiminin izini olmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.
