Avusturya Başbakanı Sebatian Kurz da Avusturya’nın istihbarat servisinin eski koalisyon üyelerinin davranışından dolayı gördüğü zararın önemini anladı. Nitekim AB toplantılarından dışlanan  Avusturya istihbaratı yeniden güven telkin etmeye yönelik çabalar içerisine girdi. Kurz geçtiğimiz mayıs ayının son günlerinde sessiz sedasız bir şekilde kurumun içinden gelen Johannes Freiseisen’i BVT’ye başkan vekili olarak atayarak, kuruma Batı dünyasında yeniden güven telkin etmeye çalışacak.

Başbakan, Avusturya ordusunun stratejik konseptini de yeniden gözden geçirme kararı aldı. Avusturya artık top, tank ve tüfek ile işgal edilme riskiyle karşı karşıya değil. Soğuk savaşın sona ermesi ve AB’nin sınırlarını Merkez ve Doğu Avrupa ülkelerine genişletmesinin ardından Avusturya AB içerisinde sınır ülkesi olmaktan çıktı. Bu çerçevede Avusturya Savunma Bakanlığı  ordunun yasadışı göç, siber tehditler, bulaşıcı hastalıklar ve doğal afetlerle mücadeleye odaklanması için yeni bir strateji üzerinde çalışıyor.

Avusturya ordusunun AB’ye veya partner ülke olarak NATO’ya devasa bir katkısı olduğu söylenemez. Ancak uzun süre ülkenin güvenlik birimlerinin marjinal davranışları Avusturya’nın AB ve NATO’nun istihbarat ve savunma çalışmalarından dışlanmasına neden oldu. Avusturya istihbarat birimlerinin uzun süre Türkiye karşıtı çalışmaları ve Avusturya kamuoyuna yönelik Türkiye aleyhtarı provokatif söylemlerinin de AB-Türkiye ilişkilerine olumsuz etkileri olmadı değil.

Avusturya’nın savunma birimlerinin derinden yeniden yapılanma kararının Viyana ile Ankara arasında daha gerçekçi ve yapıcı bir ilişkiye temel oluşturmasını dilemek gerekiyor. Terörle mücadele, yasadışı göç veya doğal afetlerle mücadele konularında işbirliğinde bulunulması hem Avusturya’nın hem de AB bağlamında Türkiye’nin yararına olacak.

 

 

 

Milliyet/GÜLDENER SONUMUT/Bild:stock.adobe-JustLife