Avrupa Birliği Adalet Divanı, yolculara önce vergi bedellerinin bildirilmesi gerektiği kararını verdi.23 Nisan 2020 tarihinde, Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın (Bundan böyle “Divan” olarak anılacaktır) resmi basın bülteninde “Ryanair Ltd. ve Diğerleri v. Antitröst ve Diğerleri” başlıklı 49/20 sayılı kararı yayımlandı. Divan, 49/20 sayılı kararında Ryanair ve tüm havayollarının internet siteleri üzerinden bilet satışı gerçekleştirirken; “uçuş tarifesinden doğan vergiler, sadece onaylanmış kredi kartları kullanıldığında kaçınılabilen idari ücretler ve bedelsiz bir alternatifi bulunmayan check-in ücretleri” gibi önceden öngörülebilir ve kaçınılamaz ücretlerin bilet satışından öncerezervasyon sürecinin başlangıcında tüketicinin bilgisine sunmaları gerektiğine hükmetti.

Uyuşmazlık

Uyuşmazlık, 2011 yılında, İtalyan Rekabet ve Antitröst Kurumu’nun (bundan böyle “Kurum” olarak anılacaktır), Ryanair’ı haksız ticari uygulamalardan dolayı sorumlu tutması ile başlayan, sonrasında ilk derece mahkemesi ve temyiz mahkemelerinin dahil olması ile süregelen yargı süreci ile çözümlenmeye çalışılmıştır. Temel olarak uyuşmazlığın kaynağı, Kurum’un öne sürdüğü üzere Ryanair’ın online rezervasyon sisteminin belirli ücretleri tüketicilerin bilgisine sunmada yetersiz kalması olarak ifade edilmiştir. Bu noktada bahsi geçen ücretler, i) iç hat uçuşlardaki KDV tutarı; ii) online rezervasyon ücretler; iii), Ryanair’ın onayı olmayan bir başka kredi kartı ile ödeme yapıldığında işbu ödemeye ilişkin ücretler olarak sıralanmıştır. Kurum, tüm bu ücret kalemlerinin “öngörülebilir” ve “kaçınılamaz” olduğu gerekçesi ile tüketicilere işbu kalemlere ilişkin bilginin rezervasyon aşamasının başlangıcında sunulması gerektiğini belirterek, Ryanair aleyhine tazminata hükmetmiştir. Kararı takiben, Ryanair’ın para cezalarının iptali istemi üzerine İtalyan ilk derece mahkemesi de Kurum’un kararını onayarak; KDV ve iç hat uçuşlara ait ek ücretlerin, “isteğe bağlı ücret oluşturmadığını” ve bu “kaçınılmaz” ücretler kapsamına girmesi gerektiğini belirterek, Ryanair’ın itirazını haksız bulduğunu belirtti. İlgili karar üzerine Ryanair İtalyan Yüksek Mahkemesine temyiz başvurusunda bulundu.

Bu noktada, uyuşmazlığın Divan’a taşınması, İtalyan Yüksek Mahkemesi’nin Avrupa Birliği’nin 1008/2008 sayılı Yönetmeliği (bundan böyle “Yönetmelik”) ile ilgili aşağıda yer alan esasların yorumlanmasında Divan’ın görüşünün sorulması ile gerçekleşti:

- Bilet fiyatına ek olarak online check-in ücreti ve kredi kartı alımları için eklenen kesinti ücretleri, KDV ücretleri ve iç hat uçuşlarına ilişkin isteğe bağlı eklenen ücretler, Yönetmeliğin 23(1) maddesi uyarınca, “kaçınılmaz” ve “öngörülebilir” ilave ücretler kategorisinde değerlendirilebilir mi?

- Yönetmeliğin 23(1) maddesinde yer alan “isteğe bağlı” kavramı, tüketicilerin çoğunluğunun önleyebileceği fiyat eklerini kapsadığı anlamında mı yorumlanmalıdır?

Mahkemenin Değerlendirmeleri ve Karar

Yönetmelik hava hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin genel esasları düzenlemektedir. Yönetmeliğin 23(1) maddesine göre, anlaşmanın uygulandığı bir üye devletin topraklarında bulunan bir havalimanından yürütülen hava hizmetleri için uçuş tarifeleri ve ücretleri, internet dahil olmak üzere herhangi bir platform aracılığıyla tüketicilere teklif edildiğinde, işbu teklif için geçerli şartları içermelidir. Aynı madde uyarınca, tüketici tarafından ödenecek son fiyat her zaman belirtilmeli ve uygulanacak olan uçuş tarifesini veya ücretini, ilgili tüm vergileri ve yayın tarihinde “öngörülebilir” ve “kaçınılmaz” ücretleri içermelidir. İlaveten, teklif asgari olarak havaalanı ücretlerini, güvenlik ve yakıt masrafları gibi ücrete dahil olan bileşenleri de içermelidir.

Divan’ın değerlendirmesine sunulan hususlara ilişkin olarak, Divan; “Air Berlin” emsal kararına atıf yaparak; ödenecek nihai fiyatı oluşturan çeşitli bileşenlerin, hava hizmetlerinin ücretinin ilk olarak tüketicinin bilgisine sunulduğu ya da tüketiciye gösterildiği anda belirtilmesi gerektiğine hükmettiğini belirtmiştir. Aynı doğrultuda, 2012’de verdiği bir başka kararda ise, “isteğe bağlı ücret ilaveleri” kavramının “kaçınılmaz” ücret bileşenleri sınıfında değerlendirilmeyeceğini ve bu yüzden işbu ücret bileşenlerine ilişkin tüketicilerin kabul veya reddetme hakkını saklı olduğundan bu türden ücretlerin zorunlu ya da gerekli ücret kategorisinde değerlendirilmeyeceğini belirtmiştir. Divan devamında, isteğe bağlı ücret bileşenlerine, uçuş iptalini riziko eden sigorta ücretlerini ve check-in yapılmış bagaj taşıma ücretini örnek olarak göstermiştir.

Yukarıda belirtilen emsal kararlara atıf yapan Divan, Ryanair davasına ilişkin nihai karara varmadan önce, konu bakımından ihtilaflı olan ücret bileşenlerini Yönetmeliğin 23(1) maddesi tahtında değerlendirdi. Öncelikle, hava yolu taşıyıcılarına, yolculara ücretli veya ücretsiz olarak çeşitli check-in yöntemleri sunma imkanının verilmesi gerektiğini yineledi. Bu bağlamda, Divan’a göre; online check-in ücretleri, havaalanında yapılan fiziki check-in gibi ücretsiz check-in yapmanın en azından bir seçenek olarak sunulduğu durumda isteğe bağlı ücret bileşeni olarak sınıflandırılır. Bu yüzden, isteğe bağlı olarak sınıflandırılan bu ücretler, başlangıç fiyat teklifinde gösterilmelidir. Konu bakımından Divan, Ryanair’ın yolculara en azından bir yöntem aracılığı ile ücretsiz check-in seçeneği sunup sunmadığının Divan’a başvuran otorite olan İtalyan Yüksek Mahkemesi tarafından tespitinin gerektiğini arz etmiştir. Ryanair’ın check-in için “yolculara bir veya birden fazla seçenek sunduğunun tespiti halinde”, online check-in için ödenebilir ücretlerin “isteğe bağlı ücret bileşeni“ kategorisine gireceğini eklemiştir.

İkinci olarak, Yönetmeliğin 23(1) maddesi uyarınca uçuş tarifesine uygulanabilecek vergilere tabi olarak, Divan, vergilerin tüketicinin bilgisine sunulmasına ilişkin verginin ilgili olduğu fiyat unsuruna her zaman uyum göstermesi gerektiğini belirtmiştir. Buna bağlı olarak, uçuş tarifesi için bir vergi uygulanıyorsa, vergi bedeli ayrı olarak gösterilmelidir. Bu değerlendirmelerine ek olarak Divan, bir havayolu taşıyıcısının uyması gereken açıklık ve şeffaflık gereklilikleri doğrultusunda, isteğe bağlı hizmetlere yönelik vergilerin de ayrı olarak açıkça belirtilmesi gerektiğini söylemiştir.

Son olarak Divan, havayolu şirketi tarafından onaylanan kredi kartından başka bir kart ile yapılan rezervasyonlarda tahsil edilen idari ücretlerin, havayolu taşıyıcısının kendi politikalarından kaynaklandığına işaret ederek, bu ücretlerin öngörülebilir olduğunu belirtmiştir. Divan’a göre havayolu taşıyıcısının onayladığı kart ile yapılan rezervasyonlar haricinde tahsil edilen idari ücretler, tüketiciye sadece görünürde bir seçim hakkı sağlaması sebebiyle havayolu taşıyıcısı tarafından dayatılan bir koşul teşkil etmektedir. Dolayısıyla, ücretsiz hizmet yalnızca imtiyazlı olarak nitelendirilebilecek bir tüketici sınıfı yararına ayrıldığından, ilgili ücret kaçınılamaz ve öngörülebilir niteliktedir.

Yukarıdaki bilgiler ışığında Divan, “uçuş tarifesinden doğan vergiler, sadece onaylanmış kredi kartları kullanıldığında kaçınılabilen idari ücretler ve bedelsiz bir alternatifi bulunmayan check-in ücretleri” gibi önceden öngörülebilir ve kaçınılamaz ücretlerin ilk etapta tüketiciye sunulması gerektiğini, diğer yandan bedelsiz alternatifi sunulan hizmetlerin ise isteğe bağlı hizmetler olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir.

 

kaynak:airporthaber