Avusturya’da artan işsizlik, yalnızca maddi değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal etkileriyle de bireyleri zorluyor. Viyana İşçi Odası’nın (AK) desteğiyle yapılan iki ayrı araştırma, işsizliğin bireylerin yaşamları üzerindeki derin etkilerini gözler önüne serdi.

Neredeyse Her İki İşsizden Biri Geçinemiyor

Araştırmalardan biri, Prospect Research & Solutions şirketinden iktisatçı ve sosyolog Assma Hajji tarafından yürütüldü. Araştırmada işsiz veya yakın geçmişte işini kaybetmiş olan 456 kişiyle görüşüldü. Katılımcıların ortalama olarak işsizlik döneminde önceki net maaşlarına kıyasla %44 daha az gelirle yaşadıkları ve bu durumun büyük çoğunluk için geçim sorununa neden olduğu tespit edildi.

Özellikle daha önce de maddi sıkıntı çeken bireyler, işsizlik döneminde borçlanmak zorunda kaldı. Bu borçlanmalar çoğunlukla banka kredisi yerine ek hesap kullanımı ya da aileden-bireylerden borç alma şeklinde oldu.

Durum Son 10 Yılda Daha da Kötüleşti

2014 yılında benzer bir çalışma yapılmıştı. Karşılaştırmalı analizlere göre aradan geçen on yılda gıda ve enerji fiyatlarındaki artışla birlikte durumun daha da kötüleştiği görülüyor. Ayrıca geciken ödemeler ve borç yükü de artmış durumda.

En çok etkilenen gruplar:

- Yalnız ebeveynler
- Zorunlu eğitimle sınırlı kalanlar
- Göçmen geçmişe sahip bireyler

Gelecek Umudu Azaldı

2014 yılında katılımcıların %60’ı mali durumlarının altı ay içinde iyileşeceğine inanırken, 2024’te bu oran %42’ye geriledi. Yani işsizlerin umudu giderek azalıyor.

"İki Yıldır Sıcak Suyum Yok"

İkinci çalışma, L&R Sozialforschung tarafından hazırlandı. 2023 Kasım ile 2024 Temmuz arasında yapılan bu çalışmada 40 işsiz kişiyle derinlemesine görüşmeler gerçekleştirildi.

Katılımcıların çoğu temel ihtiyaçlarını karşılayamadığını belirtirken, bir kişi “İki yıldır sıcak suyum yok” diyerek durumun ciddiyetini ortaya koydu.

Maddi Sıkıntının Ötesinde: Ruh Sağlığı, Sosyal Hayat ve Yalnızlık

Araştırmalar, işsizliğin yalnızca maddi değil, aynı zamanda psikolojik sağlık, sosyal ilişkiler ve aile yaşamı üzerinde de ağır etkiler bıraktığını gösteriyor. Sosyolog Claudia Sorger, işsizlik süresi ve kişinin geçmiş iş yaşamının etkili olduğunu vurgularken, bazı katılımcıların statü kaybı ve dışlanma hissi yaşadığını ifade etti:

“Diğerleri işlerinden, yoğunluklarından bahsederken ben anlatacak hiçbir şey bulamıyorum.”
“Biri ne zamandır iş aradığımı sorduğunda bana acıyarak bakıyorlar.”

Katılımcılar gündelik yaşamlarında yapı eksikliği ve yalnızlık hissinden de şikayetçiydi. Neredeyse tamamı yeniden çalışmak istediklerini belirtti:

“Evde oturmak istemiyorum. Gerçekten çalışmak istiyorum.”

Kamusal Tartışmalarda Gerçeklik Görmezden Geliniyor

Sosyolog Sorger’e göre, kamusal tartışmalar genellikle işsizler üzerinde baskı kurulması gerektiği yönünde şekilleniyor. Oysa araştırmalara göre, işsiz bireylerin karşılaştığı maddi zorluklar ve psikolojik yük, iş bulmalarının önünde ciddi bir engel oluşturuyor.

Hükûmetin, işsizlerin ek gelir elde etme olanaklarını kısıtlamasına da değinildi. Görüşülenlerin yalnızca %10’u bu imkândan yararlandığını ifade ederken, bu kişilerin genellikle o alanda kalıcı iş bulmayı umut ettikleri belirtildi.

“Bu insanlar keyfine çalışmıyor, o gelir temel ihtiyaçlar için kullanılıyor.”

- Arbeitslos in Österreich – was nun?

 Copyright ©  www.havadis.at. Tüm Hakları Saklıdır. Havadis.at yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi, havadis.at yönetiminin izini olmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.