Avusturya’da siyasi sisteme duyulan güven, yapılan yeni araştırmalara göre tarihin en düşük düzeyine geriledi. Toplumda yalnızca yüzde 35 oranında bir kesim, siyasi sistemin “iyi” ya da “oldukça iyi” işlediğini düşünüyor. Uzmanlar, güven kaybının temel nedenleri arasında yüksek yaşam maliyetleri, yerine getirilmeyen seçim vaatleri ve zayıf siyasi iletişim olduğunu belirtiyor.
Geçmişe göre sert düşüş
Sosyal araştırma kurumu Foresight’ın verilerine göre, siyasi sisteme güven 2018 yılında yüzde 64 seviyesindeyken bugün neredeyse yarı yarıya düşmüş durumda. Aynı tablo, Graz Üniversitesi ile Donau Üniversitesi’nin yürüttüğü “Demokrasi Göstergesi” çalışmasında da görülüyor:
Halkın yarısı siyasete neredeyse hiç güvenmiyor
Yaklaşık üçte ikisi, hükümete karşı kendini etkisiz ve güçsüz hissediyor
Buna rağmen Avusturyalıların büyük bölümü demokrasiyi desteklemeye devam ediyor. Araştırmaya göre toplumun yüzde 90’ı, demokrasiyi en iyi yönetim biçimi olarak görüyor. Sorunun, siyasi aktörlere duyulan güvende yoğunlaştığı belirtiliyor.
Yüksek fiyatlar güveni aşındırıyor
Uzmanlar, özellikle yüksek enflasyon ve artan yaşam maliyetlerinin siyasi güveni ciddi şekilde zayıflattığını söylüyor. Birçok kişi, hükümetin ekonomik sorunlarla mücadelede etkili kararlar almadığı görüşünde.
Seçim vaatlerinin çoğu hayata geçirilmedi
Siyaset bilimci Katrin Praprotnik, güven kaybının bir diğer nedeni olarak siyasi iletişimdeki kutuplaştırıcı dile dikkat çekiyor:
“Rakip partiyi sürekli kötüleme çabası, genel olarak tüm siyasi sınıfa zarar veriyor.”
Bunun yanında, seçim vaatlerinin yerine getirilmemesi de toplumda büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor. Son Politika İzleme Raporu şu tabloyu ortaya koydu:
- Koalisyonun (ÖVP–SPÖ–NEOS) verdiği 1.674 sözün yalnızca yüzde 14’ü tamamen yerine getirildi
- Yüzde 5’lik bir bölüm ise kısmen hayata geçirildi
Bu tablo, siyasete duyulan güvensizliği daha da artırıyor.
Güvenin yeniden kazanılması için öneriler
Praprotnik’e göre güveni yeniden inşa etmek için iki temel yol var:
- Ekonomik koşulların hissedilir biçimde iyileştirilmesi
- Yolsuzlukla mücadelede kararlı ve şeffaf adımlar atılması
- Ayrıca siyasi süreçlerin daha anlaşılır hâle getirilmesi ve halkın karar süreçlerine daha fazla dahil edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Siyasal katılımı artırma girişimleri
Toplumdaki siyaset yorgunluğuna karşı bazı girişimler de dikkat çekiyor. “Love Politics” gibi kuruluşlar, gençlerin ve yetişkinlerin siyasal katılımını artırmayı hedefliyor. Federal Parlamento ise Demokrasi Atölyesi gibi programlarla siyasi bilinci güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu tür çalışmaların uzun vadede siyasete olan ilgiyi ve güveni artırması bekleniyor.
