Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği ile Türkiye arasında 3 Ekim 2005’te başlatılan üyelik müzakerelerinin geçici olarak dondurulmasına ilişkin kararı 37 oya karşı, 479 oyla kabul etti. 107 parlamenter ise çekimser kaldı.
HUKUKİ BAĞLAYICILIĞI YOK
Avrupa Birliği Bakanlığ dün yaptığı açıklamada, AP'de yapılacak oylama sonucundan, müzakerelerin durdurulması tavsiyesi çıksa bile bunun hukuki bir bağlayıcılığı olmayacağına bildirmişti.
Öte yandan AP'de Türkiye-AB ilişkileri başlıklı karar tasarısının ele alındığı salı günkü oturumda, parlamentodaki siyasi grupların bir kısmı, Türkiye'de son dönemde yaşanan gelişmeler ışığında müzakerelerin geçici olarak durdurulmasına ilişkin görüş beyan ederken bir kısmı da Türkiye-AB ilişkilerinin ortak kazanımlarına dikkat çekmişti.
SİYASİ MESAJ TAŞIYOR
Kararda, üyelik müzakerelerinin yeniden başlayabilmesi için OHAL uygulamasının kaldırılması gerektiği belirtilerek, Avrupa Birliği ve Avrupa Parlamentosunun darbe girişimini güçlü bir şekilde kınadığı ve Türkiye’nin sorumluları yargılama hakkının meşru olduğu vurgulandı.
AP'nin üyelik müzakerelerini sonlandırma veya dondurma yetkisi olmamakla birlikte, alınan karar AB Konseyi ve üye ülke yönetimlerine siyasi anlamda mesaj niteliği taşıyor.
Türkiye'den AP'ye çok sert tepki!
AB Bakanı Ömer Çelik, AP'nin Türkiye kararı için " Verilen karar siyasi bir karardır. Biz bu kararı yok hükmünde sayıyoruz. " dedi.
AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye ile üyelik müzakerelerinin geçici olarak dondurulmasına ilişkin kararını değerlendirdi. Bakan Çelik, " Kararın demokratikliği şüpheli. Hiçbir hukuki yaptırıma sahip değil. Tüm dünyaya çifte standart mesajı verdiler. Bu mesaj, Kapıkule Sınır Kapısı'ndan içeri girmez. Kararı kendilerine iade ediyoruz." dedi.
İşte o konuşmadan satır başları
Böyle bir günde AP’nin vizyonsuz kararı hakkında değerlendirme yapmak istemezdim. Esasen bu kararı yok hükmünde sayıyoruz. Tek sesli, hiç şimdiye kadar rastlanmayan şeklide homojen, gerçeklikle uyuşmayan, demokratik olmayan bir tasarıya imza attılar. Alınan kararı yok sayıyoruz, ciddiye alınacak bir karar değil.
AP KARARINI ZATEN VERMİŞ
Avrupa ile ilişkilerin fiilen durmuş olduğu bir durumda bu kararın çıkması şimdiye kadar yaşanılanların tezahürüdür. Diyorlar ki hükümete mesaj vermek istiyoruz. Mesaj kararlarla verilmez uygulamalarla verilir. Koridorlarında PKK sergisi açılan AP zaten kararını daha önce vermiştir. AP’nin üzerine inşa edildiği değerler ile bu kararı ayırıyoruz. Çünkü bu değerler Avrupa’nın kurucu babalarının dediği gibi, demokrasi, hukuk devleti gibi değerler. Ama bugün demokrasisini canı pahasına savunmuş bir ülkeye AP’nin üyeleri kendi değerleriyle çatışan bir tavır sergilemişlerdir.
KAPIKULU SINIR KAPISINI GEÇMEZ
Bu karar Türkiye - AB arasındaki bir krize değil AP’nin içine düştüğü değerler krizine işaret ediyor. Bu karar öylesine bir siyasi tutarsızlık içeriyor ki bu kararı verenler bu mesajın Kapıkule sınır kapısından girmeyeceğini bilsinler. Mesele hangi kurumun ne mesaj verdiği değildir. Mesele o mesajın bir vizyon içermesidir.
