Cumhuriyetimizin kuruluşunun 92. Yıldönümü münasebetiyle, T.C Bregenz Başkonsolosu Cemal Erbay; bir davet ile misafirlerini Wolfurt Cubus salonunda ağırladı.

Yüzlerce davetlinin katıldığı resepsiyonda bir konuşma yapan T.C Bregenz Başkonsolosu Cemal Erbay, yaptığı konuşmada önemli konulara değinirken; konuşması ile konuklardan büyük alkış aldı.

Vorarlberg Eyaleti İçişleri Bakanı Erich Schwaerzler, Vorarlberg Eyalet Emniyet Genel Müdürü Dr. Hans Peter Ludescher, Vorarlberg Eyalet Jandarma Komutanı Grissmann Johannes Obent, NEOS Partisi Lideri Sabine Scheffknecht, Wolfurt Belediye Başkanı Christian Natter'in de davetli olduğu programda önemli açıklamalar yapan Başkonsolos Cemal Erbay, programa katılan misafirler tarafından büyük alkış aldı.

T.C Bregenz Başkonsolosu Cemal Erbay'ın konuşmasından kesitler;

Değerli Misafirlerimiz,

Cumhuriyetin kuruluşunun 92. Yıldönümü onuruna düzenlediğimiz konser ve resepsiyonumuza hoşgeldiniz. Bizim için anlamı ve önemi büyük olan bir günde siz değerli konuklarımızı aramızda görmekten büyük bir kıvanç ve mutluluk duyuyoruz. Bugün Cumhuriyet Bayramımızı kutluyoruz. Ülkemizin ölüm fermanının yazıldığı, emperyalist devletlerin paylaşım planlarının kağıda döküldüğü Sevr Antlaşması'nın tarihin çöplüğüne atılarak 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanmasıyla Türkiye’nin bugünkü sınırları çizildi, egemenliği ve bağımsızlığı tescil edildi. Lozan’ın imzalanmasından 3 ay sonra, 29 Ekim 1923’de Cumhuriyet ilan edildi. Çağdaş, laik, modern bir hukuk devleti kuruldu. Bu devletin temellerini atan ve Türk insanını aklın, bilimin, rasyonel düşüncenin rehberliğinde ortaçağ karanlığından kurtararak uygar uluslar camiasının saygın bir üyesi yapan ilk Cumhurbaşkanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum. O’nu her zamankinden daha fazla, rahmetle, minnetle, şükranla ve özlemle anıyoruz. Ruhu şad olsun.

BİZİ MAHKUM ETMEK İSTEYENLER, ÖNCELİKLE KENDİ TARİHLERİ İLE YÜZLEŞMELİ

2015 yılı ülkemizde ve Avusturya’da önemli bazı gelişmelere sahne oldu. Bilindiği üzere, Nisan ayı içinde, sözde Ermeni soykırımı konusunda Avusturya Parlamentosu'na mensup siyasi partilerin grup başkanlarınca yapılan talihsiz bir ortak açıklamanın ardından Viyana Büyükelçimiz geri çekildi. Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz’un Eylül ayında Türkiye’ye yaptığı resmi ziyarette, konuk Bakan bunun bir parlamento kararı olmadığını ve Avusturya hükümetinin iradesini de yansıtmadığını açıklayınca Sayın Büyükelçimiz Viyana’ya geri döndü. Öncelikle, sorumlu mevkide, çok değerli Avusturyalı dostlarımızdan bazılarıyla o tarihlerde birebir yaptığım uzun görüşmelerde kendilerine belgeler, kitaplar sunarak Ermeni soykırımının, düzmece evraka, tahrif edilmiş belgelere, çalıntı fotoğraflara ve iftiralara dayanan asırlık bir yalan olduğunu, ecdadımızın soykırım yapmadığını, düşman işgaline karşı vatanımızı savunduğunu örnekler vererek izah ettim. Ayrıca, parlamentoların tarihi yargılayamayacaklarını, bizi kamu vicdanında mahkum etmeye kalkanların öncelikle kendi tarihleriyle yüzleşmeleri gerektiğini söyledim. Bu vesileyle, yeri gelmişken Avusturyalı dostlarımıza şunu da hatırlatmak isterim: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, “Perinçek-İsviçre” davasında 15 Ekim 2015'de açıklamış olduğu kararla, 1915 olaylarıyla ilgili beyanlarından ötürü İsviçre tarafından “soykırımı inkâr” ettiği gerekçesiyle mahkum edilen Doğu Perinçek’in ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetmiştir. Devletimizin, başından itibaren üçüncü taraf sıfatıyla katıldığı bu davanın, görüşlerimiz doğrultusunda sonuçlanması memnuniyetle karşılanmıştır. Karar, “soykırım” iddiasını tek ve mutlak gerçek olarak kabul ettirme gayretlerine, bu iddianın sorgulanmasını dahi yasaklayan girişim ve uygulamalara karşı demokrasi ve hukuk ilkelerine dayanan çok güçlü bir uyarıdır. Karar, parlamentoların ve liderlerin yetkilerini aşarak tarihi yeniden yazamayacaklarını ve mahkemelerin de ilgili hukuk normlarını göz ardı ederek tarihe hakemlik yapamayacaklarını kayıt altına almıştır. Benzer vakalara emsal oluşturacak olan bu karar, tarihin ve hukukun siyasi amaçlarla istismarına gereken cevabı vermiştir.

MÜLTECİ KRİZİNDE, TÜRKİYE GEÇ DE OLSA HATIRLANDI

2015 yılına damgasını vuran bir diğer önemli gelişme mülteci kriziydi. AB ülkeleri 160.000 mültecinin 28 üye ülkeye nasıl dağıtılacağı konusunda müzakere ve hatta münakaşa ederken biz, kısıtlı olanaklarımızla 2.2 milyon Suriye vatandaşına sığınma hakkı tanıdık, ev sahipliği yaptık. Bunlardan 270 bin’e yakınını Suriye sınırına yakın illerimizdeki kamplarda her türlü yiyecek, giyecek, sağlık ve eğitim ihtiyaçlarını karşılayarak barındırdık ve halen de barındırıyoruz. Bu olağanüstü fedakarlığımıza Avrupalı dostlarımızdan bir karşılık bulabildik mi ? Hayır !… Ülkemize sığınan Suriyeliler için bugüne kadar 8 milyar Dolar harcama yaptık. Uluslararası camiadan aldığımız toplam yardım miktarı ise sadece 417 milyon Dolar’la sınırlı kaldı. Bunun, sivil toplum kuruluşları üzerinden olanlar dahil, sadece 170 milyon Dolar’lık bölümü AB’den alınan meblağdır. Ancak, şimdi gelinen noktada, özellikle, Federal Alman Şansölyesi Merkel’in ülkemizi ziyaretinden sonra, Avrupa, mülteci krizinin sevk ve idaresinde Türkiye’nin yardım ve desteğinin elzem olduğunu geç de olsa hatırladı.

TERÖR ÖRGÜTÜNE LANET, SONDEREGGER'E TEŞEKKÜR

2015’e damgasını vuran bir diğer gelişme de bilhassa son dönemlerde artan ve ülkemizin huzur ve barış ortamını bozmayı amaçlayan menfur terör saldırılarıydı. PKK terörü sonucunda şehit olan asker, polis ve köy korucuları ile yaşamlarını yitiren 200’e yakın vatandaşımızın derin acısını yüreğimize gömdük. Ama, bundan daha vahim olmak üzere 10 Ekim Cumartesi günü hepimizi derinden üzen ve yaralayan bir haberle sarsıldık. Karanlık birtakım güçler, Başkent Ankara’da Cumhuriyet tarihinin en büyük ve kanlı terör eyleminde 102 insanımızı hunharca katlettiler. Yüreğimiz dağlandı. Başkonsolosluğumuz dahil tüm dış temsilciliklerimizde bayraklar yarıya indirildi ve taziye defterleri açıldı. Bu vesileyle, Başkonsolosluğumuzu ziyaretle taziye defterimizi imzalama nezaketini gösteren Eyalet Meclis Başkanı Sn. Harald Sonderegger'e şahsım, mesai arkadaşlarım ve Vorarlberg Türk toplumu adına teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum.

SEÇİMLER İÇİN ÖZEL TEŞEKKÜR

T.C Bregenz Başkonsolosu Cemal Erbay, yaptığı konuşmada ayrıca, genel seçimler ile ilgili olarak; seçmen iradesinin serbestçe ve tam bir güvenlik ortamı içersinde sandığa yansımasını sağlayan Başkonsolosluk mensuplarına, sandık kurulu başkan ve üyelerine ve seçim güvenliği için de Vorarlberg Emniyet Müdürü Sn. Dr. Hans Peter Ludescher’e özel olarak teşekkür etti.

PROF. AZİZ SANCAR İÇİN ÖZEL BÖLÜM

Başkonsolos Cemal Erbay konuşmasında, yaşadığımız bunca üzücü ve endişe verici olaylar dışında, 2015 Nobel Kimya Ödülü'nü kazanarak Türk insanına büyük bir gurur ve sevinç yaşatan Prof. Dr. Aziz Sancar'a da geniş olarak yer verirken; Profesör Sancar'ı içtenlikle kutlayarak bu değerli bilim adamının başarı öyküsünün gençlerimize örnek olması ve anne-babalara da ilham kaynağı teşkil etmesi temennisinde bulundu.

 

 

 

 

 

 

Haber : Havadis Haber ekibi

Copyright ©  www.havadis.at. Tüm Hakları Saklıdır. Havadis.at yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi, havadis.at yönetiminin izini olmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.