volkan.meral @ havadis.at

Avusturya seçime doğru giderken ülke içinde Müslüman topluma karşı bilinçli ayrımcılık içerikli söylem ve eylemleri dillerinden düşürmeyen siyasi liderler adeta bu konuda birbirleri ile yarışıyor.

Müslüman toplumunun üzerinden siyaset yapmaya devam eden parti liderleri yıllarca emek harcanan entegrasyon çalışmalarına kendileri balta vurmaktan çekinmiyorlar.

Entegrasyon çalışmalarının siyasi malzeme olarak kullanılması entegrasyona verilecek en büyük zarardır. Bu zararın sorumluları da azınlık toplumunu hedef alan ve yerli halk ile aralarına mesafe koyulmasına sebep olan siyasilerdir.

Bu anlamda bu suça bulaşmış siyasilerin halk arasında ayrımcılığı tetikleme ve devletin maddi anlamda yatırım yaptığı entegrasyon fonlarının boşa harcanması suçundan yargılanmalarını talep ediyorum.

Size kendi yaşadığım bir olaydan bahsetmek isterim. Dün sekiz yaşındaki oğlum okuldan eve geldiğinde annesine okuldan gelirken sokaklarda asılan seçim pankartlarının bir resmini çekip göstermiş. Oğlumun annesine söylediği söz aynen şu şekilde; ''Anne bak bu adam seçilirse bizi Türkiye'ye yollayacakmış. Bizi istemiyorlar, inşallah seçilir de biz de gideriz'' 

Sekiz yaşına kadar Türkiye'yi toplam 3 kere görmüş olan oğlum bu pisikolojiye nasıl geldi? Kendisinin doğduğu ve yaşadığı ülkede istenmediğini ona kim hissettirdi? Bunun hesabını bu siyasilere kim soracak?

Önceden belli ortamlarda konuşulan bu meseleler artık okullarda hatta sınıflarda dersler arasında dahi konuşulmaya başlandı. Bu nasıl bir oy kazanma hırsı ki ülkede yaşayan toplumları birbirine düşman etme çabasına girsin. Bu nasıl bir proje ki sekiz yaşındaki çocuğa kendini dışlanmış hissettirsin?

Yaklaşık nüfusun %20'si yabancı kökenli insanlardan oluşan Avusturya'da birlikte yaşamı destekleyen projelere imza atamayan siyasilere sesleniyorum, bulunmuş olduğunuz makam ve mevkiden en kısa zamanda istifa edin.

Beceremediniz bunu kabul edin, size teklifim entegrasyon çalışmalarına ilk önce kendinizden başlayın. Azınlık toplumuna güç gösterisi yapmak ne demek. Karar mekanizmalarında oturmanız adaletli olmanızı beraberinde getirmeli.

Şunu da söylemeden geçemeyeceğim kimse kusura bakmasın. Nasıl ki yeni işe başlayan bir iki suratsız işçi yüzünden yıllardır alışveriş yaptığım marketden vazgeçmiyorsam yaşadığım ülkedende birileri istiyor diye vazgeçmem.

Siz ne yaparsanız yapın biz bu devlette yaşamaya devam edeceğiz, siz bugün varsınız yarın yoksunuz; elbet birgün adaleti olan bir lider seçilecektir.

Önceki yazılarımda da yazmıştım, yine tekrarlıyorum; tarih sizleri çok kötü anacak.

Tavsiyem ülkede huzurlu bir şekilde yaşamaya gayret eden azınlık toplumları siyasi malzeme olarak kullanmayın.

Selam ve dua ile...

Volkan Meral