volkan.meral @ havadis.at

Avusturya on yıllardan beri gelişme sergileyen bir Ülkedir. 20. yüzyılın ortasından itibaren göçmenlerin büyük çoğunluğunu Güney Tirol, Kernten ve Steiermark’tan gelenler oluşturuyordu. 1960’lardan itibaren ve 1990’lı yıllara kadar eski Yugoslavya ve Türkiye’den çok miktarda göç gerçekleşmiştir. Ayrıca son yıllarda farklı ülke ve bölgelerden gelen mülteciler için de Avusturya yeni vatan haline geldi.

1960’lı yıllardan itibaren Avusturya’ya getirilen misafir işçiler, çoğunlukla az vasıflı işçilerden oluşmaktaydılar, çünkü onlara özellikle ağır beden işleri ve basit faaliyetler için ihtiyaç duyulmuştu. Getirilen bu işçiler, çalışmalarıyla Avusturya’nın ekonomik kalkınmasına önemli katkılarda bulundular. Uzun süre boyunca gerek Avusturyalı politikacılar, gerekse misafir işçiler yakında tekrar anayurtlarına döneceklerini düşünüyorlardı. Bu „geri dönüş hayali”nedeniyle uzun süre entegrasyonu sağlayacak herhangi bir çalışma yapılmadı. Bugün Türk toplumunun üzerine gelinmesindeki nedenlerden biriside budur. İşin özü 58 yıl sonra daha yeni tanışıyoruz. Bu yıldırma politikasının bir başka sebebide siyasi çekişmedir. Bu siyasi çekişme konusuna hiç girmek istemiyorum.

Dernek ve Camilerimize karşı yapılan karalama ve kötü gösterme tiyatrosu bizleri, Türk ve Müslüman toplumunu rahatsız etmekte ve endişelendirmektedir. Yeni ÖVP-FPÖ koalisyonunun çıkardığı ve çıkartmak istediği kanunlar halk tarafından tepki ile karşılanınca gündemi değiştirmek adına Müslümanları gündeme taşıdılar. Daha düne kadar Başbakan Kurz dernek ve Camii başkanları ile birçok fikir alışverişi ve yemek davetleri gerçekleştirmekteydi. Sayın Kurz radikal fundamentalist gruplar ilemi yemek sofrasına oturdu, tabiki hayır. Kendiside 4. nesil Avusturya’da yaşayan ve burayı vatan edinmiş insanlardan zarar gelmeyeceğini çok iyi biliyor. Ben suç işleyen bir çatı kuruluş tanımıyorum. Eğer tanıyan varsa buyursun söylesin. Bizim korkumuz olmamalı. Değerlerimizi yasak bir şeymiş gibi gündeme taşımaları bizi endişelendirmemeli. Yasa dışı bir mesele var ise buyursunlar yargıya taşısınlar. Yargı kararını versin.

Avusturya geçmişinde her zaman güçlü bir entegrasyon gücüne sahip olmuştur. Bu her şeyden önce ortak değerlere dayanmaktadır. Ortak değerler olarak çalışmaya verilen önem, birlik ve bağlılık ve gelecek için ortak sorumluluk. Geleneklerin korunması ve göçmenle­re açılması hususu, göç edenlerin kültürlerine karşı açık olunması hususu gibi maddeler Avusturya’nın kendi öngördüğü maddelerdir. Bu maddelerle oynayan siyasiler kaliteli iş gücünün çoğunluğunu oluşturan kişilerle birgün aynı masaya oturmak zorunda kalacağını hesaplamalıdır. Ucuz gündemlerle halkı meşgul etme çalışmaları uzun sürmeyecek ve halk yine gereğini yapacaktır.

Yaşanabilir bir Avusturya ümidi ile….

Volkan Meral

Havadis haber imtiyaz sahibi