Yasağın ne çocuk hakları ne de insan haklarıyla uyuştuğunun altını çizen Dr. Zaafrani; "IDB olarak yaklaşık 3 yıldır Avusturya eğitim sisteminde Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin noksansız bir şekilde uygulanması için çağrılarda bulunuyoruz ancak hükümet bu yasayla çok farklı bir yola meyletti. Hükümet yasanın içine ayrımcılık enjekte etti ki, bu büyük bir insan hakları ihlalidir. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 29. maddesi okullarda hem öğrencilerin hem de eğitmenlerin din özgürlüğünü garanti altına alıyor. Çeşitli dinlere ait sembol ve kıyafetler dini yaşamın bir parçası. Otorite bu alanda baskıcı bir tutum sergilememeli." dedi.

DİN ÖZGÜRLÜĞÜ HAKKI İHLALİ

Dr. Zaafrani; "Bu yasak, gönüllü olarak başörtüsü takan çocukların din özgürlüğü hakkını ihlal ediyor. Aynı zamanda çocukların eğitim hayatı ve eşit koşullarda eğitim alma imkanını olumsuz etkileyeceği gibi dışlanma ve marjinalleşmeye yol açarak, ayrımcılığı teşvik ediyor. Kurumumuz yaklaşık 3 yıldır ayrımcılığın olmadığı bir eğitim sistemi için mücadele veriyor. Hükümet, bu ayrımcı ve çocuk haklarıyla çelişen yasayı hayata geçirmemeli." dedi.