Havadis gazetesi oyun öncesi Süheyl ve Behzat kardeşlerle bir söyleşi gerçekleştirdi.


Behzat Uygur: Süt kardeşler Türk tiyatrosunun en önemli oyunlarından biridir, dolayısı ile sinema filmleri de yapıldı. Sevgili Yener Polat ile ve Motif derneği ile yaklaşık beş yıldır yakın çalışma içerisindeyiz. Artık akraba gibi olduk kültür alışverişi yapıyoruz Türkiye ve Avusturya arasında. Bu vesile ile burada yaşayan Türk vatandaşlara olduğu kadar yerel halka da Türk tiyatrosunu anlatmaya ve yaşatmaya çalışıyoruz.

Ama en önemlisi bu kültür buluşmasındaki etken burada yaşayan ve profesyonel olmayan amatör tiyatrocular ile tiyatro yapıyor olmamız. Onların hayatlarına girmemiz onları hayatlarımıza sokmamız, karşılıklı olarak birbirimizin kalplerine dokunmamız. Bir çeşit workshop şeklinde gidiyor bunlar. Burda şunun altını çizerek belirtmek istiyorumki, Yener Polat burda çok güzel şeyler yapmaya çalışıyor. Ona bu konuda yardımcı olmak gerekiyor. Beş senedir buraya gelip gidiyoruz ve burdaki arkadaşlarımızın tiyatro adına güzel bir mücadele verdiğini görüyoruz ama desteksiz hiç birşey olmuyor.

Havadis: Avrupa’nın diğer şehirlerinede bu oyunu götürecekmisini? 

Behzat Uygur: Yurtdışının farklı şehirlerinden talepler oluyor örneğin üçü ve dördü yani cumartesi ve pazar günü Lauterach’ta oynuyoruz ve daha sonra 11 kasımda Münih’te ve 20 Ocak’tada Viyana’da tiyatro severlerle buluşacağız. Çok güzel salonlarda güzel kitlelere oynuyoruz, kimi zaman koltuklar dolduğu için ek sandalyeler koyuyoruz ama buna rağmen daha fazla seyirciyi oyunlara bekliyoruz.

Yeni oyunumuzda değişikliklerde yaptık, daha fazla interaktif olacağız ve seyirciyide oyuna katacağız. Onlarla birlikte bazı sahneleri oynayacağız. Birinci Süt kardeşlerden farkı ne olacak diye soracak olursanız, yeni bir ekip ile oynuyoruz  ve tamamen yeni bir cast ile seyircinin karşısına geçiyoruz. Uğur Babürhan’ın yönetmenliğinde Bregenz İstanbul arasında mekik dokuyarak oyuncu arkadaşlarımızı çalıştırdı. Seyirci iki saat boyunca çokça gülecek ve çok eylenecek ve görecekki, aslında profesyonel olmayan ve kendi içlerinden olan insanların kısa sürede ne kadar yol kat etmiş, profesyoneller ile onları sahnede izleme keyfini yaşıyacaklar. 

Havadis: Yeni projeleriniz varmı?

Süheyl Uygur: Süt Kardeşler 2’nin bir Avrupa turnesi var, ondan sonra Marko paşa müzikalini Avustralya’dan Amerika’ya kadar farklı kıta ve şehirlerde yine  amatör ama istek ve azimle tiyatro gönüllüleri ile birlikte oynama projelerimiz var. İsviçre’den de teklifler oluyor ve bizi arıyorlar, ancak burdan sizin vasıtanızla bir kez daha belirtelimki organize olayı tamamen Motif derneğinde ve kendileri ile irtibata geçmeleri gerekiyor. Artık gönüllü kültür elçiliği yapmaya başladık ve bunların devamıda gelecek inşallah. 

Behzat Uygur: Şunuda açık yüreklilikle belirtmek istiyorum, Vorarlberg’i, Bregenz’i ve Motif’i duyunca ekip olarak çok mutlu oluyoruz İstanbul’dan adeta koşarak geliyoruz. Bizim içinde çok farklı şeyler ve çok enterasan tecrübeler oluyor, çocukların hiç bezmeden severek tiyatro aşkı ile koşarak gelmeleri bizide çok mutlu ediyor. 

Havadis: Uzun yıllardır Avrupaya gelip gidiyorsunuz ve burdaki gençleri gözlemliyorsunuz. Bir kıyaslama yada gözlemleme yaparsanız burda yaşayan Türk gençler hakkında bir tespit yapabilirmisiniz ?

Behzat Uygur: Kesinlikle, her ülkenin vatandaşının başka bir ülkede yaşıyorsa farklı duyguları var. Bizler daha duygusal insanlarız ve kesinlikle vatan hasretini daha derinden yaşıyoruz. Belkide bu yüzden bizim insanımız bu duygu yoğunluğu neticesinde bu tip organizasyonların içersinde olma isteği olduğunu gözlemliyoruz. Eskiden tiyatro yada konserleri sadece seyretmeye gelen insanlar varken, şimdi bu tip organizasyonların içersinde olmak isteyen insanların sayısında muazzam bir artış var. Aileler, acaba bende çoçuğumu tiyatroya gönderebilirmiyim düşüncesine vardılar artık. 
Her ne kadar bir bilimsel araştırma yapmış olmasamda, Türk gençlerinin yaşadıkları ülkelerin insanlarına Türkiye’yi ve Türkleri doğru dürüst anlatma konusunda mücadele verdiklerini ve bundada çok başarılı olduklarını gözlemliyorum.

Behzat Uygur: Şunuda altını çizerek belirtmek istiyorum, seyircimiz korsandan uzak dursun. Ne yazıkki bir çok branşta olduğu gibi tiyatroda da korsan olayı mevcut. Bu işin ehli olmayan tiyatro bilgisi ve eğitimi olmayan bazı kişi yada kurumlar sözde tiyatro dersi verdiğini belirterek gençleri farklı taraflara yönlendirebiliyor. Tiyatroyu sadece ticari olarak gören bazı kişiler hem gençlerin şehvetini kırabiliyor hemde tiyatro sektörüne kötü bir imaj bırakabiliyor. Tiyatro ciddi ve emek isteyen bir meslek, biz burda profesyonel insanlar ile çalışıp seyirciye mükemmel bir tiyatro ziyafeti sunuyoruz. Bu vesile ile aileleri ve insanları seçici olmaya ve korsandan uzak durmaya davet ediyoruz.