Yardım, görev yaptığı ülkeye veda etme zamanının geldiğini belirttiği açıklamasında, şöyle bildirdi:

“Sevgili Dostlar, Değerli Vatandaşlar,

Her dönemin bir sonu olduğu gibi artık benim de Sizlere ve görev yapmakta olduğum bu güzel ülkeye, Avusturya’ya veda etme zamanım geldi. Bu er veya geç kaçınılmazdı.

Bir yılı bile bulmayan bu süre içinde Sizlerle verimli, güzel ve yapıcı, belki hepsinden de önemlisi samimi bir ortamı sağlayabildiğimiz gibi, zaman zaman çeşitli zorluklarla da yüzyüze geldik. Bunları istişare ettik, değerlendirdik, aşabilmek için gayret sarfettik. Bu gibi durumlar hayatın akışı içinde doğaldır, ancak önemli olan da iyi niyet ve kararlılıktır.

Görev sürem içinde en çok değer verdiğim kendi insanlarımız oldu. Çok büyük bir nüfusla bu ülkede yaşadığınız düşünüldüğünde, şüphesiz her birinize tek tek ulaşmamız mümkün olamazdı. Aynı şekilde hepinizle tek tek vedalaşma imkanı da bulamadık. Ancak bilhassa temsilcileriniz, dernekleriniz, kuruluşlarınız aracılığıyla her zaman Sizlerin yanında olmayı temel hedef bildik. Bir çoğunuzu esasen Sizlerin de evi olan Büyükelçiliğimizde ağırladık. Bundan büyük onur duyduk. Bizler de hemen her vesileyle davetlerinize icabet ederek yanınıza geldik, Sizlerle buluştuk. Sadece Viyana’yla kendimizi sınırlı tutmadık. Birçok şehri, ilçeyi de ziyaretle Sizleri yaşadığınız yerlerde gördük, misafiriniz olduk. Bütün bunlar için teşekkür ederim. Bütün bu buluşmalarımızda eğitimden, sanata, tarihten kültüre ele almadığımız konu neredeyse kalmadı. Değerlerimizin canlı tutulmasına, güçlendirilmesine katkı sağlamaya çalıştık. Kimlik, aidiyet, kültür, tarih ve eğitim bilincinin güçlü olması bir toplumun, bir milletin geleceğine en büyük yatırımıdır. Hangi kökenden hangi inançtan olursa olsun, Sizlerin buradaki varlığınızın anlam ve değeri her şeyin üzerindedir.

Çeşitli projeleri birlikte gerçekleştirmeye gayret ettik. Bazılarını tamamlayabildik, bir kısmının ise ön hazırlıklarını yaptık. Bunlardan birisini Sizlere özellikle aktarmak isterim. Zira bunu başlatabilmemizde en büyük katkı ve teşvik yine Sizlerden geldi. Hassasiyetleri nedeniyle bu vatandaşlarımızı özellikle tebrik etmek isterim. Birinci Dünya Savaşı döneminde, 1916-17 yıllarında Galiçya cephesinde Osmanlı (Türkiye)-Avusturya dostluğu için kanını dökerek yaşamını feda eden 12 bin şehidimizi asla unutmamak herkesin borcudur. Bu konuda çeşitli faaliyetlerimizin olduğunu biliyorsunuzdur. Şehitlerimiz için Viyana-Simmering Merkez Mezarlığında bir anıt/kitabe inşası için çalışmalarımız sürüyor. Umarım önümüzdeki dönemde sonuçlanır, böylelikle bilhassa da Bayramlarda Sizlerin ziyaretlerinize ve onları anmanıza, dualarınıza vesile olur. Bu konudaki olumlu yaklaşımları nedeniyle Avusturya tarafına da teşekkür ediyorum.

Yaşamın gerçekliği içinde, her bir kardeşimizin farklı çizgiler, görüşler içinde olabilmesi doğaldır. Bunun da sorgulanmaması gerekir. Ancak inanç, ülkeye sevgi, bunlara zarar vermeye yeltenenlere karşı dayanışma ve birlik gibi ortak değerler Sizleri birleştirecek en temel ilkelerdir. Aksi takdirde gelecek nesillere sorumluluklar da yerine getirilmemiş olacaktır.

Türkiye ve Avusturya kökleri asırlar öncesine uzanan iki ülkedir. Asırlar boyunca insani, sosyal, kültürel, ticari vb. ilişkiler ve işbirliği içinde olduk. Zor günlerimizde birbirimize destek verdik, yardım ettik. Zor da olsa, uzun zaman da alabilse sorunlar aşılacaktır. Sizler de bu ülkenin geleceğinde layık olduğunuz, hak ettiğiniz yerleri muhakkak ki alacaksınız.

Şüphesiz yaşamakta olduğunuz Avusturya için de en iyi dileklerimi paylaşıyorum. Çeşitli sorunlara, sıkıntılara rağmen, sonuçta, Türkiye-Avusturya dostluğuna, geleceğine ve Sizlere inanıyorum. Sizlere ve değerlerinize saygı duymayanlar hariç bütün herkese, Avusturya’lı dostlara sevgiler, saygılar, selamlar sunuyorum.

Rabbimiz dünya’nın neresinde olurlarsa olsunlar Milletimizi, Sizleri, bizleri, ülkemizi korusun. Dirilişimizi yaşayacağımız günleri görmeyi hepimize nasip etsin.

En içten dileklerim, selam, sevgi ve saygılarımla, Elveda.

Ümit Yardım
Büyükelçi”