Gaziantep’te özel bir hastanede bel bölgesinden ikinci kez yağ aldırma ameliyatı geçiren ve bu sabaha karşı tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren iki çocuk annesi gurbetçi Yeliz Bayır’ın ailesi, hastane ve doktorlar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Bayır’ın ameliyat edildiği hastaneden de yazılı açıklama yapıldı.

Anne Güzel Bayır, kızının cenazesini teslim almak için beklediği Adli Tıp Kurumu bahçesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, kızının ikinci doğumun ardından bel bölgesinde oluşan yağlar nedeniyle ameliyat olma kararı verdiğini ve arkadaşının tavsiyesi üzerine Almanya’dan gelerek Gaziantep‘teki özel hastanede 2 operasyon geçirdiğini söyledi.

Kızının geçen yıl 1 Aralık’ta geçirdiği ilk ameliyatın ardından hastalandığını dile getiren Bayır, şöyle konuştu:

“Ben ilk ameliyatından sonra vücudunu gördüm, o zaman dikişlerinin arası açıktı, iltihap kapmıştı ve hep istifra ediyordu. 24 Mayıs’ta ikinci ameliyatı olduktan sonra doktorlar bizi arayıp ‘Kızınız yoğun bakımda, gelin.’ dediler. Hastanede uyutma esnasında hortum girişi ve çıkış yapıldığı sırada nefes borusu ve kalbinin zarar gördüğünü, akciğerinin ve sırt bölgesinin şiştiğini söylediler. Çekilen tomografide gırtlağında delik tespit edildi. Yoğun bakımda kızımı gördüm, konuştuk, halen istifra ediyordu. Benim çocuğum ilgisizlikten ölüme terk edildi. Ben yanındaydım, doktorlar hiç yanına gelmedi. Kalbinin durduğunu da ben haber verdim, bağırdım, daha sonra müdahale edildi ve tekrar hayata döndü. Bize ‘Beyin ölümü gerçekleşti.’ dediler ve oyaladılar.”

Bayır, kızını başka hastaneye götürmek istediklerini dile getirerek, “Bize sadece üniversite hastanesine götürebileceğimizi söylediler ve belge imzalattılar. Daha sonra kızımı Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesine sevk ettiler. Burada 15 gün tedavi gördü ama kurtaramadılar.” Bayır, kızının ölümüne ilişkin Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını belirterek, “Doktor bir de bana ‘Sen 4 dakika önce odaya girmiştin, belki kızını boğduysan.’ dedi. İnsan evladını boğar mı?” dedi.

Otopsinin ardından yakınlarına teslim edilen Bayır’ın cenazesi, defnedilmek üzere memleketi Kırşehir’in Kaman ilçesine götürüldü.

HASTANENİN AÇIKLAMASI

Yeliz Bayır‘ın ameliyat edildiği hastaneden yapılan yazılı açıklamada ise 23 Mayıs’ta Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Kliniğine başvuran hastaya, operasyonun tüm riskleri ve nadir de olsa gelişebilecek komplikasyonlara ilişkin bilgi verildiği ve onay alındığı belirtildi.

Hastanın 24 Mayıs’ta gerçekleştirilen ameliyatının beklenildiği gibi başarılı geçtiği savunulan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Ameliyat sonrası hastamız postoperatif dönem sonrası uyandırıldığında cilt altında bir miktar hava olduğu saptanmış, solunum yolunda hava kaçağı olma durumuna karşı güvenlik tedbirleri gereği tekrar uyutulmuştur. Bu durum hastanın ailesi ile paylaşılarak tamamen tedbir amaçlı yoğun bakımda izleme alınmıştır. Hasta göğüs hastalıkları, göğüs cerrahisi, kardiyoloji ve diğer ilgili klinik hekimleri tarafından değerlendirilmiş ve 24 saat tekrar uyutularak takibine karar verilmiştir. Hasta 24 saat sonra uyandırılmış ve kontroller sonrası teşhis edilen hava kaçağının bitmiş olduğu görülmüştür. Hastanın tüm hayati fonksiyonları ve durumu stabil olmasına rağmen yoğun bakımda bir süre daha tedbir amaçlı takibine karar verilmiştir. Hastanın fiziki durum ve beslenmesi servis takibi koşullarını sağlayınca, yoğun bakımdan çıkarılarak yataklı serviste takibe alınmıştır.”

“SEBEBİ BİLİNMEYEN NEDENLE SOLUNUMU GİTMİŞ VE KALBİ DURMUŞ”

Açıklamada, Yeliz Bayır’ın servis takibi sırasında da yakınlarına durumuyla ilgili özet bilgi verildiği belirtilerek, şu ifadeler kullanıldı:

“Özel hekimi hastanın durumunun iyi olmasına rağmen hastanede takibin devamı yönünde görüş bildirmiştir. Hemşire viziti sonrası hastanın tek başına kaldığı aralıkta sebebi bilinmeyen bir nedenden solunumu gitmiş ve kalbi durmuş, bu durumu servis hemşireleri ve refakatçisi tarafından fark edilerek ilk müdahale nöbetçi hekim tarafından yapılmıştır. Hastanın tekrar kalbi çalıştırılmıştır. Hasta tekrar yoğun bakım takibine alınmış ve ilgili kliniklerimiz tarafından müdahale gerçekleşmiştir. Hastaya yapılması gereken tüm tedaviler en üst seviyede ve özenle yapılmıştır.”

Hastanın ileriki günlerde ailenin de onayı alınarak ileri teşhis ve tedavi için Gaziantep Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesine sevk edildiğini aktarılan açıklamada, “Araştırma ve Uygulama Hastanesindeki tüm süreçler de tarafımızca takip edilmiş olup, maalesef tüm tedavi ve çabalara rağmen hastayı 12.06.2019 tarihinde kaybetmiş bulunmaktayız. Hastanın kederli ailesine başsağlığı dileriz.” ifadeleri kullanıldı.