Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Öğretim Üyesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Filiz Koşar, akciğerde yapısal bozukluklara neden olan hastalıkları bulunanlar ve sigara içenlerin, zatürrenin daha sık görüldüğü ve ciddi seyrettiği hasta grupları olduğunu kaydetti.

Zatürre Ölümlerinin Önlenmesi Haftası dolayısıyla hastalık ve tedavisine ilişkin bilgi veren Koşar, halk arasında zatürre olarak da bilinen pnömoninin akciğer dokusunun iltihaplanması olduğunu ve büyük oranda bakteri, virüs ya da mantar gibi mikroorganizmaların oluşturduğu enfeksiyonlarla ortaya çıktığını söyledi.

Prof. Dr. Koşar, zatürrenin, kişide ani başlayan öksürüğe ek olarak dört günden uzun süren ateş, öksürük, balgam, nefes darlığı, solunum sıkıntısı gibi bulgularının yanı sıra göğüs, baş ya da yaygın vücut ağrısı, bulantı, kusma, bilinçte bozukluk ve halsizlik şikayetleriyle de seyredebileceğini belirtti.

Dünya genelinde, geçmişe oranla zatürreye yakalanma ve buna bağlı ölümlerin azaldığını ancak hastalığın bazı risk gruplarında hala önemli bir sağlık sorunu kabul edildiğini aktaran Koşar, hastalığın özellikle 0-5 yaş arası çocuklar, yapısal akciğer bozukluğu bulunanlarda önemli oranda ölüme yol açabildiğini kaydetti.

En sık ölüme neden olan hastalıklar listesinde 3. sırada

Prof. Dr. Koşar, zatürrenin 65 yaş üstü kişilerin ölüm nedenleri arasında altıncı sırada yer aldığına dikkati çekerek, "Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, en sık ölüme neden olan hastalıklar listesinde alt solunum yolu enfeksiyonları yılda 3,2 milyon ölümle üçüncü sırada bulunmaktadır. DSÖ'nün yıllık sağlık istatistiklerinde, 5 yaş altı ölüm nedeni hastalıklar dağılımında zatürre 2000 yılında yüzde 18, 2010 yılında ise yüzde 11 oranındadır. Hastalığın şiddeti ve seyri değişkenlik gösterebilmektedir. Ölüm oranları, hastaneye yatırılması gerekli olmayarak evde tedavi edilebilen hastalarda yüzde 1 ile 5, hastanede yatarak tedavi görenlerde yüzde 12, hastalığın ciddi seyri nedeniyle yoğun bakıma yatışı gereken hastalarda yüzde 40 civarındadır." diye konuştu.

Koşar, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerinde ise 2018 yılında ülkedeki 21 bin 703 kişinin zatürreden hayatını kaybettiğini aktararak, "Akciğerde yapısal bozukluklara neden olan hastalıkları bulunanlar ve sigara içenler, zatürrenin daha sık görüldüğü ve ciddi seyrettiği hasta gruplarıdır. Sigara kullanımı bağışıklık sistemini zayıflatarak zatürre oluşmasına sebep olmaktadır. Günde 10 ila 20 arası sigara tüketimi zatürre riskini 2,3 kat, 20 sigara tüketimi ise 2,9 kat artırır." dedi.

Pnömokok aşısı zatürrenin önlenmesinde etkili

Filiz Koşar, zatürre belirtileriyle doktora başvuran kişilerin akciğer grafisi ve gereklilik halinde tomografisinin çekilerek, balgam ve kan testlerinin yapılması gerektiğini anlattı.

Tedavi aşamasının, hastanın yaşı, ek hastalıkları, mevcut durumu, akciğer grafisi ve tomografi sonuçları ile test bulgularına göre evde ve hastanede istirahat ya da ayakta tedavi şeklinde gerçekleşmesine doktor tarafından karar verileceğini aktaran Koşar, sözlerini şöyle tamamladı:

"Tedavi ciddi durumlarda yoğun bakım ünitesinde de yapılabilir. Enfeksiyon etkenine yönelik antibiyotik verilmesi tedavinin esasını oluştururken, ateş düşürücü, öksürükle ağrı kesici ilaçlar, bol sıvı tüketimi, yatak istirahati ve yeterli beslenme gibi destek tedavisi de önemlidir. Tedavi süresi en az 14 gündür ancak bazı durumlarda 3 hafta ya da daha uzun sürebilir. Tedavinin kesilmesine yine doktor tarafından mevcut bulguların düzelip düzelmediğine göre karar verilmesi gerekir. Zatürrenin önlenmesi için kronik hastalıkların kontrolü, dengeli beslenmek, yeterli sıvı alımı, sigarayı bırakmak, pnömokok ve grip aşısı yaptırmak etkili olacaktır. Pnömokok aşısını ise 65 yaş ve üstü, KOAH, bronşektazi, kalp damar, böbrek, karaciğer ve şeker gibi kronik hastalıkları bulunan, alkol tüketen, dalak bozukluğu olan, dalağı alınan, bağışıklık sistemini baskılayan bir hastalığı olan ya da tedavi gören kişilerin yaptırması önerilir."