Viyana Belediye Başkanı Michael Ludwig, dini sembollerin kamuya açık yerlerde yasaklanmasına karşı olduğunu söyledi.

Viyana Belediye Başkanı Michael Ludwig, Avusturya'da faaliyet gösteren bazı Türk gazetecilerle bir araya geldi.

Okul ve devlet kurumu gibi kamusal alanlarda dini özgürlüklerin kısıtlanmaması gerektiğini vurgulayan Ludwig, şunları kaydetti: 

"Din ve inanç özgürlüğü anayasa ile düzenlenmiş yüksek bir değerdir. Dini sembollerin kamuya açık yerlerde yasaklanmasına karşıyım. Bu konuda kimi tartışmalar mevcut. Okullarda haç asılı olmalı mı, çocuklar kipa takmalı mı gibi. Dini ibadetlerin özgürce yapılıyor olması önemli bir değer. Hangi dinden olursa olsun herkesin kamusal alanda dini özgürlüğü bulunmalıdır."

Ludwig, vatandaşların dini tercihleri nedeniyle mağduriyet yaşamasının engellenmesi için çeşitli çalışmalar yürüttüklerini ifade ederek, "İnsanların dini tercihleri ya da dış görünüşleri nedeniyle olumsuz yaklaşımlara maruz kalmalarına elbette ki karşıyız. Polisin bu konuda daha hassas tutum sergilemesi ve bu tür olayların yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınması konusunda emniyet güçleri ile görüşmeler yapıyoruz. Ayrıca ırkçılık karşıtı sivil toplum kuruluşlarını her zaman destekliyoruz." şeklinde konuştu.


Irkçılığa karşı birlik vurgusu

Viyana'da yaklaşık 10 dini cemaatin birlikte faaliyet yürütebileceği bir merkezin hayata geçirilmesi için çalışmaların başlatıldığı bilgisini paylaşan Ludwig, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Dünyanın faklı yerlerinde kimi zaman dini farklılıklar çatışma ya da savaş nedeni olarak gösteriliyor. Biz bu proje ile Viyana'da durumun çok daha farklı olduğunu, bizde dini cemaatlerin birlik içinde gayet iyi şekilde çalıştıklarını göstermek istiyoruz. Bunun ırkçı akımlara karşı başvurulacak en doğru savunma yöntemi olduğunu düşünüyorum. Haham, rahip ve imamın aynı fotoğrafta yer almasının topluma 'Bizler karşı karşıya değil birlik içindeyiz.' mesajı verilmesi için çok önemli bir gösterge olduğu kanaatindeyim."

Ludwig, belediye olarak halihazırda bir imam ve haham tarafından çeşitli okullarda düzenlenen antisemitizm ve İslamofobi ile mücadele konferanslarını desteklediklerini de dile getirdi.


Hükümetin yabancı karşıtı politikaları

Ülkede hükümeti oluşturan Avusturya Halk Partisi (ÖVP) ve Özgürlük Partisinin (FPÖ) yabancı karşıtı politikalar hayata geçirdiklerini kaydeden Ludwig, Avusturya'da uzun yıllardır gelenek haline gelmiş "birlikte yaşam vurgusunun" geri plana atıldığını söyledi.


Ludwig, son aylarda aşırı sağcı parti içindeki bazı isimler tarafından gerçekleştirilen ırkçı ve yabancı karşıtı eylem ve söylemlerin münferit olaylar olarak yorumlandığına, Başbakan Sebastian Kurz'un söz konusu gelişmeler karşısında yetersiz kaldığına ve ciddi bir yaptırım uygulanmadığı için olumsuz gelişmelerin sıradanlaşmaya başladığına dikkati çekti. 


Hükümetin yürürlüğe sokmak istediği yeni sosyal yardım düzenlemesiyle başta yabacılar olmak üzere çok sayıda vatandaşın olumsuz etkileneceğinin altını çizen Ludwig, ana muhalefetteki Sosyal Demokrat Partinin (SPÖ) söz konusu yasayı Anayasa Mahkemesine taşıyacağını, yasanın yürürlüğe girmemesi için yasal her yola başvuracaklarını anlattı.

Michael Ludwig, bu ayın sonunda yapılacak Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerine de değinerek, Avrupa'nın geleceğini belirlemek için vatandaşların seçimlere ilgi göstermesi gerektiğini dile getirdi.

Pazartesi günü başlayacak ramazan ayının Müslümanlar için önemine ilişkin de Ludwig, her sene olduğu gibi bu yıl da iftar programı düzenleyeceklerini bildirdi.